Peygamber efendimizin anıldığı, anlatıldığı, her yer önemlidir. İsmi anıldığında (sav) denir. Öncelikle peygamberimizin hangi yönünü örnek alalım diye sorulursa? Her yönüyle örnek olduğu için tün yönüyle denebilir.
Efendimizin sorulara vermiş olduğu cevaplara baktığımızda aslında bunu buluyoruz. Sen yalancısın demezdi. Sen tembelsin demezdi. Senin konuşman kaba diye sitemde etmezdi. Lisanı leyin denen yumuşak ifade kullanırdı.
Soru sahibinde görmüş olduğu dine, ahlaka Kur’an-a yakışmayan davranış, lisan, eylem, tasdikleme yönleri varsa insanlara ona/onlara dikkatini çeker, böylece de insanın tamir edilmesi gereken cenahına önem verirdi.
Efendimizin eğitiminin temeli kesinlikle ”öğren, dinle, bil, uyguladır ”öyle soruyu sorana cevap vermekle yetinmez, sorumluluk yüklerdi.
Hayatından, sözlerinden yıllardan beri birçok örnekler veriliyor. Bir türlüde bizlerde makes bulmuyor. Çünkü anlattığımızı “uygulamıyoruz”.
Dünyanın inananı inanmayanı, gelmiş geçmiş en etkili insanların en başına koyulanı Hazreti Muhammet (sav)’dir. Acizane bir iki örnek vereyim:
1-Öncelikle peygambere inanıyorum diyen kişi “doğru konuşmalıdır”.
2-Peygambere inanan kişi “sır saklamalıdır”.
3-Vefa duygusundan yoksun olmamalıdır. Sütannesine yapmış olduğu muamele.
4-Sadece salavat getirmemelidir. Salavat getirdiği yüce insanın değer verdiklerine değer vermelidir. Önemsediklerini önemsemelidir.
5- Kardeşliği nasıl yaşattıysa, öyle yaşamalıyız.
6- Size karşı yanlış yapana karşı tedbirli olmalısınız. “Kişi bir delikten iki kez sokulmamalıdır. Uyanık olmalıdır”. Zarar gördüklerine ihtiyatlı davranmalıdır.
7-Yalana bulaşmamalıdır, inanıyorum diyen insanlar.
8-Bizler ölçülü olmayı bilmiyoruz. Az konuşurdu diyoruz, konuşmaya başlayınca susmuyoruz.
9-Hakkı olmadığı ne olursa olsun elini uzatmamıştır diye öğüt veririz, muhabbet ederiz; elimiz, sabanımız, gözümüz başkalarının hakkını gasp taktiklerindedir.
10-Uyarısını anında yapmıştır. Hatanın uygulanmasına fırsat vermemiştir. Namaz da hızlı olanı çağırarak, böyle kılınmaz diyerek, ağır ağır kılmasını emrettiği gibi.
11-Ganimet malından iğne dahi alan azap çeker derken milletin, devletin malından sorumlu olanların, şahsi işi için devlet malzemesini kullanılamayacağını anlatması.
12- Zekat memurlarına verilen fazlalıklara bu nedir? Dediğinde bu sizin, bu benim cevabına vermiş olduğu anda memura sert cevabın; yetkinin kanun ve yönetmeliklere göre uygulanacağını anlatıyor.
13-Kendisinin de kul olduğunu daima vurgulaması, biz insanların yanlışı, hatası olabileceğini kabul etmemize rehberlik yapmasını anlamak gerekiyor.
14- Düsturlarından asla taviz vermemesi örnekliğidir.
15-Kul haklarına dikkat çekmesini, ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yok ama kul hakkına dikkat edende o kadar çok değil.
Kısa yazı çerçevesinde hayatta dikkat edilebilecek noktaları göz önüne serdim. Yahudi çocuğunun ziyareti, kuş avlayan çocuklara yaklaşımı.
Borcuna sadık oluşu, sözünün eri olması, dedikodunun karşısında olması, eşine atılan iftiraya göğüs germesi, kendisine inanmadıklarını bildiği halde onlara tavır almamasının incelikleri. Fakat ihanet derecesinde ise aldığı tavırları.
Pazarları denetlemesi, toplumda üç kişi olursanız biriniz lider olsun demesi, ayetlere göre hüküm vermesinin inceliklerini düşünmeliyiz.
Önce güzel ahlakıyla ahlaklansak, çalışkanlık mescitte çalışması, fakirlere kucak açması, yardımlaşması, insanlara; önce karşısındakini düşünme (Tebük ‘te üç arkadaşın su içemeden şehit olmaları) erdemini yerleştirmesinin şuurunda olsak daha iyi olur.
Bizlerde bulunmayacak sıfatları terk etmeliyiz. Tavsiyelerine, emirlerine uyarsak “gerçek kutlu doğumu yaşamış ve yaşatmış oluruz.”
Efendimizin sorulara vermiş olduğu cevaplara baktığımızda aslında bunu buluyoruz. Sen yalancısın demezdi. Sen tembelsin demezdi. Senin konuşman kaba diye sitemde etmezdi. Lisanı leyin denen yumuşak ifade kullanırdı.
Soru sahibinde görmüş olduğu dine, ahlaka Kur’an-a yakışmayan davranış, lisan, eylem, tasdikleme yönleri varsa insanlara ona/onlara dikkatini çeker, böylece de insanın tamir edilmesi gereken cenahına önem verirdi.
Efendimizin eğitiminin temeli kesinlikle ”öğren, dinle, bil, uyguladır ”öyle soruyu sorana cevap vermekle yetinmez, sorumluluk yüklerdi.
Hayatından, sözlerinden yıllardan beri birçok örnekler veriliyor. Bir türlüde bizlerde makes bulmuyor. Çünkü anlattığımızı “uygulamıyoruz”.
Dünyanın inananı inanmayanı, gelmiş geçmiş en etkili insanların en başına koyulanı Hazreti Muhammet (sav)’dir. Acizane bir iki örnek vereyim:
1-Öncelikle peygambere inanıyorum diyen kişi “doğru konuşmalıdır”.
2-Peygambere inanan kişi “sır saklamalıdır”.
3-Vefa duygusundan yoksun olmamalıdır. Sütannesine yapmış olduğu muamele.
4-Sadece salavat getirmemelidir. Salavat getirdiği yüce insanın değer verdiklerine değer vermelidir. Önemsediklerini önemsemelidir.
5- Kardeşliği nasıl yaşattıysa, öyle yaşamalıyız.
6- Size karşı yanlış yapana karşı tedbirli olmalısınız. “Kişi bir delikten iki kez sokulmamalıdır. Uyanık olmalıdır”. Zarar gördüklerine ihtiyatlı davranmalıdır.
7-Yalana bulaşmamalıdır, inanıyorum diyen insanlar.
8-Bizler ölçülü olmayı bilmiyoruz. Az konuşurdu diyoruz, konuşmaya başlayınca susmuyoruz.
9-Hakkı olmadığı ne olursa olsun elini uzatmamıştır diye öğüt veririz, muhabbet ederiz; elimiz, sabanımız, gözümüz başkalarının hakkını gasp taktiklerindedir.
10-Uyarısını anında yapmıştır. Hatanın uygulanmasına fırsat vermemiştir. Namaz da hızlı olanı çağırarak, böyle kılınmaz diyerek, ağır ağır kılmasını emrettiği gibi.
11-Ganimet malından iğne dahi alan azap çeker derken milletin, devletin malından sorumlu olanların, şahsi işi için devlet malzemesini kullanılamayacağını anlatması.
12- Zekat memurlarına verilen fazlalıklara bu nedir? Dediğinde bu sizin, bu benim cevabına vermiş olduğu anda memura sert cevabın; yetkinin kanun ve yönetmeliklere göre uygulanacağını anlatıyor.
13-Kendisinin de kul olduğunu daima vurgulaması, biz insanların yanlışı, hatası olabileceğini kabul etmemize rehberlik yapmasını anlamak gerekiyor.
14- Düsturlarından asla taviz vermemesi örnekliğidir.
15-Kul haklarına dikkat çekmesini, ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yok ama kul hakkına dikkat edende o kadar çok değil.
Kısa yazı çerçevesinde hayatta dikkat edilebilecek noktaları göz önüne serdim. Yahudi çocuğunun ziyareti, kuş avlayan çocuklara yaklaşımı.
Borcuna sadık oluşu, sözünün eri olması, dedikodunun karşısında olması, eşine atılan iftiraya göğüs germesi, kendisine inanmadıklarını bildiği halde onlara tavır almamasının incelikleri. Fakat ihanet derecesinde ise aldığı tavırları.
Pazarları denetlemesi, toplumda üç kişi olursanız biriniz lider olsun demesi, ayetlere göre hüküm vermesinin inceliklerini düşünmeliyiz.
Önce güzel ahlakıyla ahlaklansak, çalışkanlık mescitte çalışması, fakirlere kucak açması, yardımlaşması, insanlara; önce karşısındakini düşünme (Tebük ‘te üç arkadaşın su içemeden şehit olmaları) erdemini yerleştirmesinin şuurunda olsak daha iyi olur.
Bizlerde bulunmayacak sıfatları terk etmeliyiz. Tavsiyelerine, emirlerine uyarsak “gerçek kutlu doğumu yaşamış ve yaşatmış oluruz.”