Kuşsaray köyünün arkeolojik önemini ve yerleşim tarihini anlatan “Hititler Zippalanda, Kuşşara, Kuşsaray – Hititler Döneminde Kuşsaray” okuyucusuyla buluşmaya hazır.

Çorum Kuşsaray Köyü Dayanışma Derneği kurucularından yazar Deniz Karameşe’nin Kuşsaray köyünü tema olarak alan daha çok arkeolojik özelliğinden bahseden kitabı Cinius yayınlarından çıktı.

Kitabında Kuşsaray'ın yerleşim tarihi hakkında da kısa bilgilere yer vermektedir. Kuşsaray’da bazı önemli yer adlarının isim kaynağı ile 217 bölge adına da yer vermektedir. Kuşsaray’ın bir Hitit şehri olma olasılığı üzerinde duran Karameşe, 1966 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Tarih Kurumu tarafından yapılan sondaj çalışması Kuşsaray’ın arkeolojik özelliğini gün yüzüne çıkarmıştı. Kazı başkanlığını yapan Hamit Z. Koşay’ın ön raporu ile yola çıkan Karameşe, Kuşşara şehri ile Kuşsaray ilişkisini çözmeye çalışırken edindiği bilgileri kitabında toplamıştır.

Gözden kaçırmayın

Prof. Dr. Ekinci, Osmanlı hanedanının sürgününü anlattı Prof. Dr. Ekinci, Osmanlı hanedanının sürgününü anlattı

Karameşe, kitabı yazmaya başlamadan önce “Kuşsaray’ın isim kaynağını araştırmak için yola çıktığımda en büyük bulgu, günümüzden yaklaşık dört bin yıl önce varlığını sürdüren “Hitit Uygarlığı” göze çarpmaktadır. Kuşşara ise “Hitit Devleti” kurulmazdan önce, Hurri ülkesinden başlayan yolculuk neticesinde Hatti ülkesine yakın bir bölgeye yerleşilip kurulan şehir krallığıdır. Kurucusu ise “Kuşşaralı Pithana” unvanı ile bilinen Pithana’dır. Bunu basit bir benzeşme olarak değerlendirip ilk başlarda dikkate almamıştım. Çeşitli kaynakları incelediğimde ve şüphe olanağım arttı ve Polonyalı araştırmacı Taracha’nın ise Zippalanda tespiti beni sürükledi” dedi.

Zippalanda ve Kuşşara, Hititler’in önemli ve gizemli şehirleri arasındadır. Lokal olarak yerlerinin bilinmemesi gizemini hâlâ artırmaktadır. Kuşsaray köyünün eski yerleşimi hakkında da bilinmeyenler gizem yaratmaktadır. Günümüzde Kuşsaray köyüne yerleşen halkın tarihi bilinse bile, bu kitap lokâl olarak Kuşsaray’ın yerinin gizemli bir Hitit şehri olma olasılığı üzerine durmaktadır. Ayrıca Kalkolitik Çağ’dan Tunç Çağı’na, Kuşşara Krallığı’ndan Hititler’e, Kadeş Barış Antlaşması’ndan Hitit Güneşi’ne birçok konuyu da ele almaktadır.

Peki bunca gizem arasında gerçeklik arayışı içerisinde sadece isim benzerliğinden mi ibaret; yoksa eldeki verilere dayanarak, henüz keşfedilmemiş tarihi bir gerçeklik mi söz konusudur? “Hititler Zippalanda, Kuşşara, Kuşsaray – Hititler Döneminde Kuşsaray” kitabı ile bu gizemli yolculuğu incelemek isteyenler cinius.shop veya trendyol üzerinden kitabı temin edebilirler.