Diyanet Sen Osmancık İlçe Başkanı Yasin Koyuncu, Üç Ayların insanın kendisiyle, Rabbiyle ve kardeşleriyle yeniden barıştığı, kalp aynasının cilalandığı, duaların sadra şifa olup semaya bir ümit kuşu gibi yükseldiği kutlu zamanlar olduğunu söyledi.
Mübarek Üç Aylara girilmesi dolayısıyla açıklamada bulunan Diyanet Sen Osmancık İlçe Başkanı Yasin Koyuncu, Üç Ayların rahmet semasının bulutlarının yeryüzüne en yakın aktığı, mağfiretin ırmaklarının coştuğu ve bereketin tohumlarının kalplere düştüğü müstesna bir mevsim olduğunu ifade ederek, ‘en büyük kazanç, Rabb’in rızası, en değerli hazine kardeşliğimizdir’ dedi.
Recep, Şaban ve Ramazan aylarının yalnızca bireyin iç dünyasına çekildiği bir inziva değil; aynı zamanda “biz” olmanın, bir yürekten bin yüreğe uzanan kardeşlik köprülerinin kurulduğu ve manevi bir dirilişle topyekûn uyanışın mevsimi olduğunu kaydeden Diyanet Sen Osmancık İlçe Başkanı Yasin Koyuncu, açıklamasında şöyle dedi:
DİYANET-SEN’Lİ OLMAK: GÖREVDE AŞK, HİZMETTE NİYAZ
“Bizler, Diyanet-Sen ailesi olarak, yalnızca hakların takipçisi bir sendika değil; daha çok, iman kardeşliğiyle yoğrulmuş bir gönül hareketiyiz.
Üç aylar, bu gönül dergâhının kandillerini daha bir parlatır, ruhlarımızı aynı mihrapta birleştirir. Aynı kıblede secdeye varan, aynı Rahman’a ellerini açan yürekler, bu vakitte tek bir ses, tek bir nefes olur.
Her bir üyemiz, görevinin başında; caminin şefkatli gölgesinde, kürsünün hikmetli sadasında, kalemin sessiz çabasında veya sahranın tozlu yollarında, bu ilahi feyzi taşımak için birer muhabbet neferidir. Hizmetimiz, bir vazifeden öte, bir niyazdır.
RECEP: TÖVBE VE İNAYETİN BAHARI
Recep, “Allah’ın ayı”dır. Bu ayda lütuf kapıları ardına kadar açılır; gözyaşlarıyla yıkanan kalpler, yeniden ilk günkü saflığına döner. Diyanet-Sen olarak, bu ayda görevlerimizi bir ibadet aşkıyla yeniden kuşanır; her işimizin başında “Bismillah” der, her halimizde kul hakkına ve kamu emanetine karşı derin bir edep ve hassasiyet taşırız. Zira biliriz ki, saygı, Yaradan’dan ötürü yaratılana duyulandır.
ŞABAN: GÖNÜLLERE GÜL KOKUSU SERPEN AY
Şaban, “Resûlullah’ın (s.a.v.) ayı”dır. O’nun (s.a.v.) şefkat iklimine sığınmak, gül kokulu sünnetine sarılmak ve ahlak-ı hamidesiyle bezenmek için bir fırsattır. Bu ayda, sendikal duruşumuzda, merhameti kalkan, nezaketi dil, adaleti terazi ediniriz. Çünkü O’nun (s.a.v.) yolunda yürüyenlerin sözü, yumuşak; yüreği, sevgi dolu; adaleti, tavizsiz olmalıdır.
RAMAZAN: ÜMMETİN TEK YÜREK OLDUĞU VAKİT
Ramazan, “ümmetin ayı”dır. Oruçla nefsimizi terbiye, teravihle ruhumuzu terenni, zekât ve fitreyle paylaşmanın erdemiyle yüceliriz. Diyanet-Sen olarak bu mukaddes ayda, hizmet ağımızı bir rahmet şebekesine dönüştürürüz. Sadece kendi aramızda değil, yetimin gözyaşını, yoksulun duasını, garibin gülümsemesini de kucaklayacak genişlikte gönül köprüleri kurarız. İftar sofraları, yalnızca mideleri değil, gönülleri de doyuran birer birlik bereketidir.
BİRLİKTE BİR NEFES, BİRLİKTE BİR SES OLALIM
Bu mübarek mevsim, sadece dillerde değil; hallerde, bakışlarda ve hizmetlerde de zikirdir. Bir selam, bir esenlik duası; bir tebessüm, gönle sunulmuş sadaka; her emek, Hak katında değer bulmuş bir ibadettir. Üç aylar, bu ortak zikri, yeryüzünün dört bir yanından yükselterek, insanlığın ortak göğüne ulaştırma vaktidir.
Diyanet-Sen ailesi olarak diyoruz ki; gelin, bu feyizli zaman dilimini, gönlümüzü, birliğimizi ve hizmet aşkımızı tazelemek için bir vesile kılalım. Recep’le tövbe edelim, Şaban’la sevelim, Ramazan’la paylaşalım. Çünkü biliyoruz ki, en büyük kazanç, Rabb’in rızası; en değerli hazine, kardeşliğimizdir. Maneviyatın çağrısına kulak verdiğimiz, kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz bu mübarek üç aylar, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve rahmet getirsin".