Hafta sonu tatili ve yaz sonu dönüşleri nedeniyle İstanbul-Samsun D-100 karayolunda trafik yoğunlaşırken, binlerce araç her gün içinden geçip gittiği Osmancık'ın asırlık sırlarını fark etmiyor. Kızılırmak'ın hayat verdiği bu kadim ilçe, sadece Türkiye'nin pirinç ambarı değil, aynı zamanda Osmanlı'nın en zarif köprülerinden birine ve tarihe tanıklık eden bir kaleye ev sahipliği yapıyor.
Çorum'un Karadeniz'e açılan kapısı olarak bilinen Osmancık, Türkiye'nin en işlek yollarından biri olan D-100 karayolu üzerinde stratejik bir konuma sahiptir. Ancak ilçenin kimliği, bir geçiş güzergahı olmanın çok daha ötesindedir. Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın iki yakasına kurulmuş olan Osmancık, hem tarihi mirası hem de tarımsal üretimiyle Çorum'un en önemli ve en kendine has ilçelerinden biridir.
ASIRLARA MEYDAN OKUYAN EFSANEVİ KÖPRÜ: OSMANLI GERDANLIĞI KOYUNBABA KÖPRÜSÜ
Osmancık denildiğinde akla ilk gelen yapı, Kızılırmak'ın üzerinde bir gerdanlık gibi uzanan tarihi Koyunbaba Köprüsü'dür. 15. yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılan bu köprü, 250 metre uzunluğu ve 19 gözüyle Osmanlı mimarisinin zarafetini ve sağlamlığını günümüze taşır.
Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan köprü, yüzyıllar boyunca kervanlara, ordulara ve yolculara hizmet etmiştir. Günümüzde hala ayakta ve kullanılır durumda olması, yapının mühendislik dehasının bir kanıtıdır. Köprü, adını bölgenin manevi liderlerinden biri olan Koyunbaba'dan almıştır ve ilçe için sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda bir kimlik sembolüdür.
BİR MARKAYA DÖNÜŞEN "BEYAZ ALTIN": OSMANCIK PİRİNCİ
Osmancık'ın Türkiye çapındaki şöhretinin en büyük nedeni ise şüphesiz ki pirincidir. Kızılırmak'ın suladığı verimli ovalarda yetişen Osmancık pirinci, kendine has tadı, kokusu ve tane tane pişmesiyle Türk mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alır.
Özellikle "Osmancık-97" çeşidiyle bir marka haline gelen ilçe, Türkiye'nin pirinç üretiminin önemli bir bölümünü tek başına karşılamaktadır. Ağustos ve Eylül aylarında başlayan pirinç hasadı, ilçe ekonomisinin can damarıdır. Tarlalarda çalışan işçilerden, pirinç fabrikalarına ve ülke geneline dağıtım yapan tüccarlara kadar binlerce kişi geçimini bu "beyaz altından" sağlamaktadır.
KIZILIRMAK'A NAZIR BİR KARTAL YUVASI: OSMANCIK KALESİ
İlçenin tarihine tanıklık eden bir diğer önemli yapı ise, Kızılırmak'a ve Koyunbaba Köprüsü'ne hakim bir tepe üzerine kurulmuş olan Osmancık Kalesi'dir (Kandiber Kalesi). Kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde aktif olarak kullanılan kale, stratejik konumuyla dikkat çeker.
Kalenin surlarından Osmancık'ı izlemek, bir yanda asırlık köprüyü, diğer yanda yemyeşil pirinç tarlalarını ve ortasından sakince akan Kızılırmak'ı aynı anda görmek, ziyaretçilere unutulmaz bir manzara sunar.