Çorum KESK Dönem Sözcüsü Ali Ekber Beyaz, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününde insanca yaşam talepleriyle alanlarda olacaklarını söyledi.

Ülkemizde milyonlarca işçi ve emekçinin kendi bayramlarına, Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’a gittikçe ağırlaşan sorunlarla girdiğine dikkat çeken Çorum KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz, ‘Buradan bir kez daha başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri ve Çorum halkını bu düzeni “Birlikte Değiştirmeye”, insanca bir yaşam, güvenceli bir iş, güvenli gelecek için 1 Mayıs’ta omuz omuza olmaya ve birlikte mücadeleye çağırıyoruz.’ ifadesinde bulundu.

Ali Ekber Beyaz, konuya ilişkin yaptığı açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

‘Elbette ki kamu emekçileri ve emeklileri olarak bizlerin yaşadığı sorunlar 84 milyonluk nüfusun %99’nun yaşadığı sorunlardan bağımsız değildir.

Öncelikle iktidarın emek karşıtı politikalarından nemalanan bir avuç mutlu azınlığın dışında kalan herkesin her geçen gün daha fazla yoksullaştığı gerçeğinin altını kalın çizgilerle çiziyoruz. Yoksulluk, ailelerimiz ile birlikte toplumun 20 milyonluk bir kesimini oluşturan kamu emekçileri ve kamu emeklileri olarak bizim için de uzunca bir süredir en temel sorun olmaya devam etmektedir.

Tüm ücret gelirleri son yirmi yılda asgari ücret seviyesine daha fazla yaklaşmıştır. Bugün neredeyse her iki çalışandan biri asgari ücretli haline gelmiş, dolayısıyla Türkiye tam anlamı ile bir asgari ücretliler ülkesine dönüşmüştür.

Enerji alanında yaşadığımız zamlar, yani elektriğe, akaryakıt ürünlerine, doğalgaza yapılan zamlar suya atılan bir taşın oluşturduğu halkalar gibi her alana yansımaya devam etmektedir. Özellikle son bir yılda daha da derinleşen ekonomik kriz, hız kesmeden süren zam sağanağı kamu emekçilerini sefalete sürüklemiştir.

1 Mayıs’a giderken çalışma yaşamının gittikçe daha güvencesiz hale getirilmesi tüm işçiler, emekçiler gibi bizim de en temel sorunumuz olmaya devam etmektedir. Kamuda istihdam parçalanmış, güvenceli-kadrolu istihdamın yerini süreli, süresiz, kadro karşılığı sözleşmeli, ücretli, vekil, gibi güvencesiz istihdam çeşitleri almıştır.

İstisnai bir istihdam olması gereken sözleşmeli istihdam eğitim ve sağlık alanı başta olmak üzere neredeyse tüm asli ve sürekli hizmetleri de kapsar hale gelmiştir.

‘KAMUDA KARİYER VE LİYAKAT TAMAMEN AYAKLAR ALTINA ALINMIŞTIR’

Başta kadınlar olmak on binlerce sözleşmeli emekçi tayin hakkından görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına girme hakkına, kademe-derece ilerlemesi hakkından tazminatlardan ve ek ödemelerden eşit yararlanma hakkına kadar pek çok haktan mahrum bırakılmaktadır.

Kamuda kariyer ve liyakat tamamen ayaklar altına alınmıştır. Hemen her kamu kurumuna alımda ve görevde yükselmede getirilen mülakat sistemi ile torpilin, kayırmanın, kadrolaşmanın kapısı sonuna kadar açılmıştır.

Enflasyonu Türkiye’den yüksek olan ülkeler Venezuela, Sudan, Lübnan, Suriye gibi ya ambargo uygulanan ya da yıllardır savaş sahasına dönmüş ülkelerdir. Buna rağmen mevcut iktidar halkın yaşadığı hayat pahalılığı engellemeye dönük hiçbir adım atmadığı gibi hepimizle dalga geçen açıklamalar yapmaya devam etmektedir.

Tüm bunlar da yetmezmiş gibi “TL korumalı mevduat sistemi” ve köprü, oto yol, hava limanı, şehir hastanelerine sağlanan hazine garantileri başta olmak üzere ile yoksul halkın, emekçilerin cebinden alıp zenginlere, yandaşlara kaynak transferi tam gaz sürdürülmektedir.

Bugün ise Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ülkemizdeki ekonomik krizin bahanesi haline getirilmek istenmektedir. Rusya- Ukrayna savaşı öncesinde Türkiye’de her şey güllük gülistanlıkmış gibi açıklamalar yapılmakta, iki emperyalist blok arasında süren savaşı yeni zamların dayanağı haline getirilmek istenmektedir.

Bir ülkede yaşanan ekonomik krizin şiddetini belirleyen o ülkenin dışarıya bağımlı olma derecesidir. Ne yazık ki yıllardır siyasi iktidarın hayata geçirdiği sermaye yanlısı, emek ve doğa düşmanı politikalar soncunda ülkemiz hemen hemen her alanda dışarıya bağımlı hale getirilmiştir.

‘FATURA YOKSULLAŞTIRILAN HALKA VE EMEKÇİLERE KESİLMİŞTİR’

Bu ülkenin işçileri, emekçileri bugüne kadar fazlası ile fedakârlıkta bulunmuştur. Ama bu fedakârlığın karşılığı hep daha fazla açlık, yoksulluk ve daha fazla işsizlik, daha anti demokratik bir yönetim, daha fazla baskı olmuştur. Bugüne kadar yaşanan her krizde fatura yoksullaştırılan halka ve emekçilere kesilmiştir.

Vakit, “Krizleri, savaşları biz yaratmadık, faturasını da biz ödemeyeceğiz” deme, yoksulluğa, sömürüye, güvencesizliğe ve savaşa karşı taleplerimize sahip çıkma, emeğin mücadelesini büyütme vaktidir.

Gözden kaçırmayın

AK Gençlik'ten dev pankart AK Gençlik'ten dev pankart

Biz:

-Ekonomik krizlerin, salgınların faturasının emekçilere yıkılmadığı, kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği bir ülke istiyoruz.

-Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı, haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen KHK’ların işine geri döndüğü bir demokratik bir çalışma yaşamı istiyoruz.

-Dünyanın neresinde olursa olsun emperyalistlerin çıkarları adına sürdürülen savaşlara, çatışmalara hayır diyoruz. Halkların kardeşliğini, emeğin birliğini sağlayacak adımların atıldığı, eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hâkim olduğu bir memleket ve dünya istiyoruz.

-Kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün son bulmasını, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasını, İstanbul Sözleşmesinin feshinin iptal edilip 190 sayılı ILO sözleşmesinin imzalanmasını istiyoruz.

-Maaşlarımızın-ücretlerimizin insanca yaşamaya yetecek bir seviye yükseltilmesini, herkese güvenceli istihdam sağlanmasını, tüm güvencesiz çalıştırma biçimlerine son verilmesini istiyoruz.

-Tüm tüketim maddelerine yapılan zamların geri alınmasını istiyoruz.

-Tüm yükü emekçilerin sırtına yıkan vergi adaletsizliğine son verilmesini istiyoruz.

-Kamu Özel İş birliği Projelerinin, Döviz Garantili İhalelerin sonlandırılmasını istiyoruz.

Kısacası biz büyük halk ozanı Nazım Hikmetin dizelerindeki bir memleket, “Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan” bir memleket istiyoruz.

Biz KESK Çorum Şubeler Platformu olarak en başından beri demokrasinin, adaletin, hukukun rafa kaldırıldığı bir ülkede emekçilerin ekonomik, sosyal, özlük haklarının da olamayacağına dikkat çeken bir konfederasyona bağlı sendika bileşenleriyiz. Attığımız her adımda emek, demokrasi ve barış mücadelesinin arasındaki kopmaz bağları temel almaya gayret ettik.

Buradan bir kez daha başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri ve Çorum halkını bu düzeni “Birlikte Değiştirmeye”, insanca bir yaşam, güvenceli bir iş, güvenli gelecek için 1 Mayıs’ta omuz omuza olmaya ve birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Yaşasın 1Mayıs. Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz

Toplanma yeri ve saati: Piribaba Çamlığı- Saat: 13.00

Miting yeri ve saati: Saat Kulesi- 14.00’