Milli Eğitim Bakanlığının daha önce almış olduğu bir karar gereği Türkiye genelindeki bütün düz liseler Anadolu liselerine dönüştürüldü. Dolayısı ile hemen her ilçede bir Anadolu Lisesi olması nedeni ile ikinci bir Anadolu lisesine bir isim bulmak gerekiyordu.
Neticede “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Kurumlara Ait Açma Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği” ne göre yeni Anadolu Liselerine ad verilerek kamuoyu ile paylaşıldı.
Osmancık Lisesinin adı “Osmancık Cumhuriyet Anadolu Lisesi” ve İskilip Lisesinin adı ise “İskilip Akşemseddin Anadolu Lisesi” olmuştur.
Evet; Osmancık’a Cumhuriyet ve İskilip’e Akşemseddin. Duyar duymaz ne alaka dedim ilk önce. Sakın yanlış anlaşılmasın Cumhuriyet ile bir sorunum falan yok. Bilakis her ilçede bir Cumhuriyet okulunun olması tarafıyım.
Osmancık kültür turizm ve tanıtma derneği başkanı olarak Akşemseddin Anadolu Lisesi isminin İskilip Lisesine verilmesine itirazım var.
Akşemseddin Hazretlerinin İstanbul’un fethi yıldönümlerinde ata bindirilerek İskilip’ten İstanbul’a gönderilmesine de itirazım var.
Kısaca İskilip’in bu Akşemseddin işini iyice abarttığını düşünüyorum. Yahu Allah aşkına Akşemseddin hazretlerinin İskilip’le ne alakası var?
Efendim; Akşemseddin Hazretleri Evlek köyünde bir süre yaşamış. Orada evi var diyeceksiniz öyle değil mi?
Bakınız; Akşemseddin Hazretlerinin evi dediğiniz yer kendisinin değil kız kardeşinin evidir. Kız kardeşi Osmancık’tan Evlek köyüne gelin gitmiştir. Üstelik Evlek köyü söz konusu tarihte Osmancık’a bağlıdır. Dolayısı ile hazretlerin kız kardeşi ve yiğenlerini ziyaret etmek hesabı ile zamanla Evlek köyüne gelip gittiği olmuştur. Hepsi bu kadar.
Bu durumu magazinleştirmek, hazretleri ata bindirmek ve İstanbul’a uğurlamak tarihi gerçeklerle örtüşmez. Tarih magazin değildir. Eğer böyle yapmaya devam ederseniz “Muhteşem Yüzyıl” da olduğu gibi abuk sonuçlar ortaya çıkar.
Sırf ilgi çekmek ve kamuoyu oluşturmak adına tarihle oynamaya ve tarihi vesikalara dayanmayan iş ve işlemleri uygulamaya kimsenin hakkı yoktur.
Bütün tarihi kaynaklar Akşemseddin Hazretlerinin baba tarafından Şamlı ve anne tarafından Osmancıklı olduğunu ifade etmektedir. Dolayısı ile yine bazı kaynaklara göre Osmancık’ta doğduğu da yazılmaktadır.
Bir başka ifade ile Hazretlerin çocukluk ve gençlik yıllarının Osmancık’ta geçtiği “Osmancık Akşemseddin Medresesi” nde ilim tahsil ettiği ve daha sonra ilk müderrislik yıllarını bu medresede geçirdiği bilinmektedir.
Neticede kız kardeşinin Evlek köyüne gelin gitmesi nedeniyle zaman içerisinde Evlek köyüne misafir olduğu da bir gerçektir. Akşemseddin hazretlerinin İskilip ile bağlantısı sadece bu kadardır. Evlek köyünde yaşamamıştır. Ömrünün yaklaşık 25-30 yılı Osmancık’ta geçmiştir.
Daha sonra Hacı Bayram Veli dergahında pişerek Fatih Sultan Mehmet Han’a hoca olduğu dolayısı ile İstanbul’un fethi esnasında zaten Fatih’in hocası olan Akşemseddin hazretlerinin alakasız bir şekilde İskilip’ten İstanbul’a at üzerinde uğurlanması tarihi çarpıtmaktan ve magazinleştirmekten öte bir şey değildir.
Bu konuyu Çorum’da radyo ya da televizyonda elimdeki tarihi vesikalarla tartışmak isteyen her kişi ile tartışmaya hazırım.
İş bu sebeple İskilip kaymakamlığı ve İskilip belediyesine bir tavsiyem olacak. Bu Akşemseddin sevdasından vazgeçiniz. Çekme suyla değirmen döndürülemeyeceği misali olmayan bir tarihle bölgenizde Akşemseddin havası yaratmaya çalışmak doğru değildir. Suni çabalarla oluşturulmaya çalışılan Akşemseddin havasına akademik çevreler el atıp müdahale etiğinde ise mahcup olma ihtimali çok yüksektir. Akşemseddin ile ilgili bulduğunuz her boşluğu doldurmaya çalışmayınız. Tarihi magazinleştirmeyiniz. Turizm adına atmaya çalıştığınız adımları mutlaka bir akademisyenin raporu doğrultusunda atınız.
Osmancık belediyesine de tavsiye ediyorum ki İstanbul’un fethi yıldönümlerinde ve Akşemseddin’i anma günlerinde lütfen Göynük ve akademik çevrelerle ile işbirliği yapınız. Sivil örgütlerle işbirliği yaparak Akşemseddin hazretleri ile ilgili projeler geliştiriniz. Bu gün cami olarak kullanılan ve sadece 40 cemaatin yer alabileceği konumda olan Akşemseddin medresesi ve çevresinin bir inanç müzesine dönüştürülmesi için adımlar atınız.
Sonuç; İskilip ile bir alakası olmamasına rağmen İskilip Lisesinin adının “İskilip Akşemseddin Anadolu Lisesi” olarak değiştirilmesine itirazım var. Akşemseddin Hazretlerinin İskilip’ten ata bindirilerek İstanbul’a uğurlanmasına itirazım var. Haklı olarak İskilip Devlet Hastanesinin adı “İskilip Atıf hoca Devlet Hastanesi” konulmuşken Osmancık Devlet Hastanesi adının “Osmancık Akşemseddin Devlet Hastanesi” olarak değiştirilmemesine ve bu işin sürüncemede bırakılmasına itirazım var. Yetkililerin okul adı konulurken ya da değiştirilirken bölgedeki sivil inisiyatiflerden görüş almamasına itirazım var. Tarihin magazinleştirilmesine ve bu bağlamda kamuoyunun yanıltılmasına itirazım var. Osmancık belediyesinin Aşkşemseddin ile ilgili hemen hiçbir uygulama ya da eylemde bulunmamasına itirazım var. Yine Osmancık belediyesinin tarihi ve kültürel açıdan ortaya atılan önerileri dikkate almamasına ve tarihi önem taşıyan görüşleri yok saymasına ve ayrıca hiçbir yerde bulunmayan köprü, kale ve cami üçgeni ile birilikte medeniyet olan suyu aktif olarak kullanamamasına, kale kıyısında çevrelenmiş, köprüye bakan ve tarihsel doku ve bütünlüğü sağlayacak olan binaların Osmanlı mimarisi tarzında mantolama tekniği ile görsellik kazandırılmamasına ve kale ile bütünleştirme projesinin uygulamaya konulmamasına itirazım var. Yıllardır atıl vaziyette dururken toplum hizmetine kazandırılan Arafat tepesindeki binanın yapılışını alkışlarken; mimarisinin Osmanlı ile hiç alakası olmamasına ve ucube bir renk ile boyanmasına ve buna rağmen adına Osman bey konağı denilmesine itirazım var.