Ülke: Türkiye
Şehir: İstanbul
Mevzu: Deprem
Özü: Olacak mı, olmayacak mı?
I. Prof. On yıl içinde, 6 şiddetinde olacak
Çok değil, sade 6 bin kişi ölecek!
II. Prof. Yok efendim, mümkün değil,
30 yıl içinde, 7 şiddetinde olacak
7 binden, 70 bin kişiye kadar ölecek!
III. Prof. Kabulü mümkün değil, 100 yıl içinde,
8 şiddetinde olacak. 80 bin kişi ölecek!
IV. Prof. Hayır efendim, lütfen,
Kesinlikle katılmıyorum
Vatandaş rahat olsun,
Depreme daha çok var,
Bana göre, 350 sonra,
10 şiddetinde olacak,
Yer yerinden oynayacak,
Canlı cansız kalmayacak
Yeryüzünün şekli değişecek,
İnanmazsanız 2360 yılında
Karaca Ahmet’te görüşürüz.
Sonuç: Fay şuradan mı geçecek?
Yoksa buradan mı geçecek?
Deprem, şu zaman mı olacak,
Yoksa bu zaman mı olacak?
Olurken, sağdan mı vuracak,
Yoksa soldan mı vuracak?
Akıbet, …E-cek, A-cak!
Vatandaş:
Allah aşkına yeter,
Hepiniz bilim adamısınız,
Kafamızı toptan karıştırdınız,
Panikle yaşamaya alıştırdınız..!
S. sav. uzm. ‘‘Ecel gelmiş, cihana, baş ağrısı bahane’’
Hiç deprem olmayacakmış gibi soğukkanlı,
Her an olacakmış gibi de, tedbirli olunuz…
Rahatladınız demi… Hadi iyi eğlenceler…
Komedyen: Ey İstanbullular, size son dakika flaş haberim var…
Deprem olacak. (eyvah!) Ama merak etmeyin, siz görmeyeceksiniz.
(oley!) O kadar da sevinmeyins. Çünkü siz o zamana kalmayacaksınız!