İnsanlık Onuru Bir Kez Daha Ayaklar Altında

Abone Ol
Mısırda Arap baharı eylemlerinde öldürülen rabia için günlerce göz yaşı dökerek ağlayan yöneticiler 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara tren garı önünde yapılan katliama sessiz kalmaları insanın kanını donduruyor. Bu katliama sessiz kalmak tepki göstermemek demek ‘ İnsanlık Onurunun Ayaklar Altına Alınması Demektir.’
Yıllardır her türlü demokratik gösterilerde yet alan biri olarak bu kadar güvenlik önlemlerinin alınmadığı bir miting yoktur. Bu patlama Diyarbakır’daki, Suruç’taki, Reyhanlı’daki patlamaların tıpa tıp aynısı, patlamada hiçbir güvenlik görevlisinin yaralanmamasında ayrıca bir soru, o zaman insanın aklına şöyle bir soru geliyor. Birileri güvenlikli bir şekilde canlı bombacıları oraya getirdi ve tamda HDP korteji geçerken düğmeye bastı, olmadı ikinci bombayı da patlattı, olmadı panik halinde kaçışan insanların üzerine biber gazı sıkıldı, gerçekten insan aklı almıyor tüm bu olup bitenleri, hemen üçlü hükümet sözcüleri kamera karşısına geçiyor. Güvenlik zafiyeti yok diye,
Demokratik ülkelerde devlet her vatandaşın güvenliğinden eğitiminden ve sağlığından sorumludur. Her türlü yasal gösterilerde güvenlik kuvvetleri göstericilerin güvenliğini almak zorundadır.
Peki bizde nasıl hükümet aleyhine yapılan her türlü, basın açıklamasına ve gösterilere tazyikli su ve biber gazı ile müdahale ediliyor. En ufak bir sosyal medya eleştirisi devlet büyüklerine hakaret diye savcılar harekete geçiyor.
Bir mafya ve Çete bozuntusu üç bin kişi ile gösteri yaparak ülkede oluk oluk kan akacak diye açıkça tüm muhalefeti tehdit ediyor. Ülke genelinde 400 e yakın HDP büroları yakılıp talan ediliyor. Güvenlik kuvvetleri de adeta yakıp yıkanların güvenliğini alarak merdiveni tutuyorlar ki yağmacılar düşmesin bir yerlerini kırılmasın diye;
10 Ekim Katliamının ardından Sayın Başbakan hemen Muhalefet partilerini görüşmek için çağırıyor. Ama mecliste gurubu bulunan ve 80 milletvekili olan HDP Eş Genel Başkanını davet etmiyor. Gerekçe hazır katliamlardan devleti sorumlu tutmuş, Bu katliam emrini verenler her kimse devletin bunu açığa çıkarması boynunun borcudur.
10 Ekim katliamımda Reyhanlı gibi, Diyarbakır gibi, Suruç gibi failleri yargılanmazsa el betteki yöneticiler her zaman sorumlu tutulacaktır.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen her ne pahasına olursa olsun inadına barış diyeceğiz. Yaşasın Halkların Kardeşliği