İMECE

Abone Ol

Bir yardımlaşma türü.
Her yerde var mıdır, varsa nasıl olur bilmem ama bizim oralarda imece de teknolojinin hayatımıza girmesiyle o da hayatımızdan çıktı.
Çok kişiyle yapılması gereken bir şeyi imece usulü ile yapardık. Yapardık diyorum ben Ordu’nun Perşembe ilçesinden olduğum için bizim oralarda nasıl olduğunu anlatacağım. Muhakkak ki her yerin kendine has bir imece usulü vardır.
Bizim oralarda imece daha çok tarla ekimi veya fındık ayıklama zamanı olur. Herkesin tarlası sırayla kazılır. Hatta bir aileden iki kişi gelmişse o aileye iki kişi gidilir. Kendi gidemeyecek durumda ise başka kişi görevlendirilir. Yani bir nevi borç ödenir.
Zaten bu işlerde borçlu diye bir durum yoktur. Esas olan yardımlaşmadır. Bazı kişilerden karşılığı beklenmez. O kişiler de bellidir ve onlara yardım edilir.
Fındık ayıklama ise çok farklı bir durum. Toplanarak harmanda (ev önündeki düzlüğe harman deriz) kurutulan fındıklar önce “dövülerek” yani güneş altında kurumuş fındıklara tırmıklarla vurularak taneleri çıkarılır. Çıkan taneler ayrıca yeniden kurutulur. Bu durumda fındık koçanlarında az da olsa çıkmayan fındıklar vardır. Koçan; fındığın daldan toplanmış haline denir.
Koçanlar arasında kalan fındık taneleri genelde akşam yemeğinden sonra bir evin kapısında imece usulü ile ayıklanır. Bu ayıklama işi tamamen el ile olur. Bunun için bazı kişiler çağırılır, hem sohbet edilir hem de fındıklar koçanlarından tamamen temizlenmiş olur.
Bu iki şeyin dışında imece usulü yaygın değildir.
Ben hep fındık olmayan yerlerde varsa yapılan imeceleri merak ederim. Çocukluktan beri imecelerin başka yerlerde olup olmadığını hep merak etmişimdir.
Önce traktör denilen kalın tekerlekli alet çıktı, tarla kazmak için imece usulü tarihe karıştı. Artık kimse kazma ile tarla kazmıyor. Yirmi kişinin bir günde yapacağı işi bir traktör bir saate kalmadan yapabiliyor.
Daha sonra “patoz” denilen homurtulu alet fındığı tamamen koçanından çıkarıyor. Bu durumda özellikle kadınların; her gece birinin kapısı önünde yapılacak olan fındık ayıklama faaliyetine katılması gerektirmiyor. Zaten her gece birinin evinin önünde yapılan fındık ayıklama işi ayrıca kadınların hür olarak birbirleriyle sohbet etmesi demekti.
Kısaca Traktör ve Patoz bir geleneğin daha sonu oldu.
Yenilikler bir şeyler kazandırırken, bazen de hayatımızdan çıkarıyor. Kısaca “Gülü seven dikenine katlanır” misali.
İnsanlar en azından yılda bir kere; sadece eskiyi hatırlamak için imece usulü kazma kazıp, fındık ayıklasa keşke.
Kim bilir ileride olur belki…