Çorum Yayla Haber Gazetesi

Çorum

Çorum Haber

Çorum Haberleri

Çorum Belediyesi

Çorum Valiliği

Çorumspor

Çorum Gazetesi

Çorum Gazeteleri

Ahmet Ahlatcı

Çorumhaber

Corum

corumhaber

Çorumhaber

Çorum Yayla Haber Gazetesi

Çorum Haber Gazetesi

Çorum Haberleri oku

Sungurlu

Alaca

Osmancık

Sungurlu

İskilip

Kargı

Habercim19

habercim19.com

corumhaber.net

corumhakimiyet.net

çorum time

corum time

çorum valilik

Çorum Belediye

Çorum Belediyespor

Yeni Çorumspor

Çorum Yerel

ÇorumYerel Ekonomi

Çorum Ahmet Ahlatcı

Ahmet Ahlatcı

Çorum Ak Parti

Çorum CHP

Çorum İyi Parti

Çorum MHP

Çorum Gelecek Partisi

Çorum DEVA

Çorum Saadet Partisi

Ahmet Sami Ceylan

Cahit Bağcı

Agah Kafkas

Salim Uslu

Tufan Köse

Oğuzhan Kaya

Kenan Nohut

Ali Haydar Tanrıverdi

Hacı Odabaş

Yusuf Ahlatcı

Mustafa Tahtasız

Çorumluyuz

Çorumlu Amir

Çorumlu

Çorumda

Çorumdan

Çorum Yayla Haber Gazetesi

Yayla Haber

Çorum Yayla Haber

Çorum Haber

Çorum Haber Gazetesi

Çorum Yerel

Çorum Yerel Gazete

Çorum
Corum
Çorumhaber
Corumhaber
çorum gazetesi
çorum gazeteleri
çorum haberleri oku

14.03.2018, 12:49 551

Hayat

Konfüçyüs, “Eğitimli insanlar yapabileceklerinden fazlasını söylemeye utanırlar” demiş. Gelin görün ki herkesin her şeyi çok bildiği, herkesin her konuda çok iddialı olduğu bir çağda yaşıyoruz. Hepimiz bir şekilde bunun parçalarıyız. Kibir ve güç zehirlenmesi bir veba gibi toplumu yavaş yavaş öldürüyor.

Üretim durmuş vaziyette; Türkiye saman ithal ediyor, et ithal ediyor. Atatürkçü Cumhuriyet’in kazanımlarından olan “Şeker Fabrikaları” hakkında özelleştirme kararı alındı; son kaleler de birer birer yıkılıyor. Ölenlerin ardından sosyal medyada küfür-kıyamet kopuyor, bakmak bile istemiyorsunuz. Herkes herkese internet üzerinden saldırıyor. Kadınlar neredeyse sistematik şekilde öldürülüyor. Çocuklara tecavüz ediliyor.

Ekonomi alarm sinyalleri veriyor. Afrin operasyonunda askerlerimiz ölüyor. Adalet çökmüş durumda. Ama sahip olduğu güçten zehirlenip ballı hayat yaşayanlar, hayatlarına devam ediyorlar. Yöneticiler, gözleri kör olmuş bir şekilde halkın sıkıntılarına kulaklarını tıkayıp bildiklerini okuyorlar.

Suriyeli mülteciler İstanbul’un merkezinden kenar mahallelere kadar yayılmış durumdalar. Azınlık bir grubun dışında, çoğu ya zarar görüyor ya da bizzat kendileri zararlı birey hale gelmiş durumda…

Suriyeli mülteciler, aslında Türkiye’nin her yanındalar ve görünen o ki daha uzun yıllar ülkelerine dönemeyecekler. Belki de asla dönmeyecekler…

Suriyeli çocuklar ve kadınlar tecavüze uğruyorlar, şiddet görüyorlar. Kamplarda onda biri ancak barınıyor. İş bulamayan Suriyelilerin bir bölümü ya dileniyor ya da hırsızlık yapıyor. Suriyeli pek çok çaresiz kadın, Türk erkekleriyle evlendirildi. Pek çoğu erkeğin 2. veya 3. karısı yapıldı. Suriyelilerin çoğunluğu eğitimsiz. Başlangıçta denetimsiz olarak sokaklara bırakıldıkları ve uygun kamplar yetersiz kaldığı için suç işleme oranları artıyor…

Suriyelilere “ülkelerine gidip savaşsınlar” deniyor. Peki, onlar da size demez mi: “Suriye’nin başına bu işleri kimler açtıysa, onlar savaşsın” diye. Ayrıca kime karşı savaşacaklar?

Suriyeliler, sırf mülteci oldukları için, “haklı” oldukları bir konu da bile “suçlu” muamelesi görüyorlar. Trende, metroda, yollarda azarlanıyorlar. Onlara sayılıp sövülüyor…

Yıllar önce Almanya’ya çalışmak üzere giden Türklerin yaşadığı aşağılanmanın çok daha fazlasını yaşıyorlar. Ve bunu yapan da neredeyse her kesimden insan: sağcısı, solcusu, liberali, dincisi, yazar-çizeri…

Ve günün birinde Suriyeli çocuklar da büyüyecek, onlar da kitap yazacaklar ve yaşadıklarını anlatacaklar. Filmler çekilecek. O zaman pek çok kişi yaptıklarından utanacak mı?

Yaşananların hiçbiri Suriyeli bir çocuğun, Suriyeli bir annenin ya da Suriyeli yaşlıların suçu değil. Ne yazık ki emperyalizmin acımasız silahlarıyla vuruldular. Onlar enerji savaşlarının son kurbanları…

Herhangi bir ülke yeraltı kaynakları bakımından zenginse… Eğitimsizse, fakirse, milli birlik ve beraberlik duygusu gelişmemişse ilk fırsatta başına çökeceklerdir. Önce iç savaş çıkartmaya çalışacaklar, sonra işgal edecekler, sonra da göz boyamak için “insan haklarından” dem vurup yardım kuruluşlarını ülkeye sokacaklardır. Sebep oldukları felaketlerde hiç katkıları yokmuş gibi, ülkenin eski yöneticilerini suçlayacaklardır. Ve eğer günün birinde silahlar susarsa, bu defa da on yıllar sürecek bir “sözde barış görüşmeleri süreci” oluşturup sevimsiz siyasetçilerin el sıkışmaları halka izlettirilecektir.

Türkiye, başlangıçta ABD tarafından bir şekilde dahil edildiği yanlış Suriye politikası neticesinde çeşitli sıkıntılar yaşamış, sonrasında farklı bir tarafa dönmüştür. Çünkü ABD’nin çıkarlarıyla Türkiye’nin çıkarları örtüşmemektedir. Nihayetinde ABD’nin silahlandırdığı PKK/PYD/YPG gibi terörist grupların önü geç kalmadan kesilmeliydi ve Türk Ordusu’nun başarılı harekatıyla ülkemizin güney sınırları korunmaya çalışılıyor. Ancak tehlike geçmiş değil. ABD, Suriye’nin kuzeyinde başarılı olamasa da Kuzey Irak’ta kurmaya çalıştığı sözde Kürdistan hayallerini zorluyor. İleride İncirlik ya da Kürecik üslerinin kapatılması da ABD tarafından sorun teşkil etmeyebilir; zira bunları Kuzey Irak’a taşıyabilir. Böyle bir durunda Türkiye açısından asıl tehdit, namluların ülkemize çevrilmesi olacaktır. Kısacası Türkiye’nin dış politikada yaptığı yanlışların sonucunda ödeyeceği bedel, daha uzun yıllar uğraştıracak gibi görünüyor.

Dün hata yapan yöneticiler istifa etmediler, görevde kaldılar. Bugün tam tersi dış bir politika, aynı kadrolarla yürütülüyor. Yarın ne olacak, bilmiyoruz. Sürekli yön değiştirmek, dün söylediğinin bugün tersini söylemek, nabza göre şerbet vermek, liyakatsiz yalaka kadrolarla sarsılan devlet yönetimini kurtarır mı?

Hayat… Kendini ölümsüz sanan kimi siyasetçiler açısından hiç bitmeyecek gibi görünüyor, değil mi?

Yorumlar (2)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Şemsetin bayram oğlu 2 yıl önce
Hayat çok klsa be
Şemsettin Bayramoğlu 1 yıl önce
Sen çok iyi yazarsın

parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 05 Haziran 2020
İmsak 03:08
Güneş 05:03
Öğle 12:44
İkindi 16:42
Akşam 20:14
Yatsı 22:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
banner2014
banner2034
Arşiv

Gelişmelerden Haberdar Olun

@