Güncel

Çorum'dan duyurdu: Ekonomik krizdeki komşu Fransa'dan kiraladı! Sınırımızda sinsi hazırlık

Güvenlik politikaları üzerine yaptığı analizlerle tanınan Mete Yarar, sınır hattındaki hareketliliğe dikkat çekti. Ekonomik darboğazdaki Yunanistan'ın Fransa'dan savaş gemisi kiraladığını belirten Yarar, Türkiye'ye karşı kurulan ittifakın perde arkasını anlattı.

Abone Ol

Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kitap ve Kültür Günleri, Türkiye'nin savunma stratejilerinin masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, devlet tiyatro salonunda düzenlenen söyleşide bölgedeki sıcak gelişmeleri yorumladı. Yunanistan'ın mali tablosunun iflas bayrağını çektiğini ancak askeri harcamalarda mantık dışı adımlar attığını vurgulayan Yarar, sınır ötesindeki tehlikeli yakınlaşmayı gözler önüne serdi.

PARANIZ YOK AMA SAVAŞ GEMİSİ KİRALIYORSUNUZ

Yunanistan'ın mevcut ekonomik tabloda borçlarını ödeme kabiliyetini yitirdiğini hatırlatan Yarar, Atina yönetiminin buna rağmen Fransa'dan 4 adet fırkateyn kiraladığını duyurdu. Dünyada eşine az rastlanan bu durumu sert sözlerle eleştiren Yarar, şu ifadeleri kullandı:

"Hayatınızda kiralık savaş aracı gördünüz mü? Duydunuz mu? Vardır ama ben hiç kiralık savaş gemisi duymamıştım. Ortada bir savaş yok. Ekonomik olarak batmış bir ülkeden bahsediyoruz. Tanesini 100 milyon avrodan kiraladılar. 1 milyar dolar parayı savaş gemilerine verdiler. Sizce savaş yokken insan niye savaş gemisi kiralar. Bir şeye hazırlanırlar. Neden Yunanistan Savunma Bakanı açıklamalar yapıyor. Fransa Cumhurbaşkanı neden ‘Biz Suriye’ye geldik. Özellikle Suriye’yi bombaladık. Türkiye ile Rusya’nın arasını açmak için’ diye bir açıklama yapıyor. S-400 savunma sistemini almaya çalışıyoruz. Kıyamet kopuyor. Bu silah falan değil, savunma sistemi. Türkiye kendi savunmak için sistem istiyor. Başka hiçbir şey istemiyor. Bunun alınmaması için o kadar uğraşılıyor. Suudi Arabistan, BAE ve Mısır’ın içerisinde olduğu ordu sınırımıza gelmesi için görüşmeler yapılıyor. Bir şeye hazırlık yapıyorlar. Ama Türkiye’ye hazırlık yapıyor. Ama biz savaşa hazırlık yapmıyoruz. Biz zaten her duruma göre hazırlık yapıyoruz. Bu coğrafyanın kaderi bu. Bugün tek fark artık başkasından bir şey istememiz. Kendi silah sistemlerimizi yapıyoruz. Adamlar bağımsız bir yere gidiyoruz"

ABD'DEN SKANDAL 'KONTROLSÜZ YÜKSELİŞ' MESAJI

Türkiye'nin savunma sanayindeki hamlelerinin küresel güçleri rahatsız ettiğine değinen güvenlik uzmanı, özellikle uzun menzilli füze teknolojisindeki ilerlemenin Washington yönetimini endişelendirdiğini belirtti. Türkiye'nin bu alanda dünyadaki sayılı ülkeler arasına girdiğini ve Ukrayna ile stratejik iş birlikleri geliştirdiğini aktaran Yarar, ABD'nin bu durumu engellemek adına devreye girdiğini söyledi.

ABD kanadından gelen tepkiyi aktaran Yarar, "Ne demek kontrolsüz yükseliş" diyerek şu değerlendirmeyi yaptı: Savunma sanayinde dışa bağımlılığın azalması, artık ambargolarla Türkiye'yi terbiye etme döneminin kapandığını gösteriyor.

SİHA'LAR DEVREYE GİRDİ DENGELER DEĞİŞTİ

Terörle mücadelede yerli teknolojinin sahada yarattığı farka da değinen Yarar, geçmişte parasıyla bile alınamayan sistemlerin bugün Türkiye tarafından ihraç edildiğini hatırlattı. TSK'nın operasyon kabiliyetinin SİHA'larla zirveye çıktığını belirten Yarar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye yıllardır teröre mücadele kapsamında SİHA’lar istiyordu ve bunu bize vermiyorlardı. Türk Silahlı Kuvvetlerini durdurmak istedikleri ana yer Cinderes idi. Bu merkeze TSK girmeden önce SİHA’larla kafalarını kaldırtmadı. Hangi evde kim var, istihbaratı toplandı. Kimseye zarar vermeden teröristleri bulundukları yerde imha etti. Bu sistemlerden bir tanesi koca bir kasayı kontrol altında tutabiliyor. O bir tanesini esirgedikleri Türkiye 15 Temmuz’dan sonra 60 tane SİHA’yı devreye soktu. Çok kolay değil. 60 tane SİHA’sı olan çok nadir ülke var. Türkiye başkalarından icazet almadığı için istedikleri kadar silahlansınlar. Yunan Savunma Bakanı, ‘Türkiye ekonomik olarak o kadar büyüdü ki savunma sanayinde o kadar gelişti ki bizim artık o arayı kapatmamız mümkün değil. Yapacak bir şeyimiz yok. Dışarıdan alamayız paramız yok ona göre çözüm bulmak zorundayız’ diyor. Ama Türkiye ne yapıyor milli proje diyor. 2000’li yılların başında yüzde 30’larda olan savunma sanayi yüzde 70’lerde. Türkiye 10 yılda çığ gibi büyüdü. Bu arada darbe girimi, barikatlar, ekonomik saldılar 17-25, MİT krizi gibi onlarca olayı yaşadı. Ya bunları yaşamasaydı ne olacaktı Türkiye. Ya içimizdeki bu hainler baştan bulunsaydı neredeydik biliyor musunuz?"

AFRİN OPERASYONU ASLINDA BİR MİT HAMLESİYDİ

Türkiye'nin sınır ötesi harekatlarında istihbaratın önemine vurgu yapan Yarar, Afrin operasyonunun görünenin ötesinde bir anlam taşıdığını ifade etti. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) küresel ölçekte operasyon yapabilen bir yapıya dönüştüğünün altını çizen Yarar, şu bilgileri paylaştı:

"Dünyanın her tarafında casusluk faaliyetlerini takip edecek birimler istihbarat birimleridir. Casusluk faaliyetleri özel yetenek ister. Bu eğitimi alan bir tane birim vardır Türkiye’de Milli İstihbarat Teşkilatı. ByLock operasyonlarından çok daha büyük operasyonlar yapıldı Türkiye’de. Adamlar ne şekilde bir araya gelirse gelsin haberleri oluyor Türkiye’de. Son dönemde dışarıdaki operasyonlarına bakıyorsunuz, geliş şekillerine bakıyorsunuz ve diğerlerine. Afrin operasyonunu konuşurken biz Mehmetçiği konuştuk. Aslında Afrin operasyonu bir Milli İstihbarat Teşkilatı operasyonudur. Orda fotoğraflarda yer almadılar deşifre olmasın diye. Şehit olanlar var. Yaralı olanlar var. Deşifre olmasın diye isimleri verilmiyor. Bugün Milli İstihbarat Teşkilatı olması gereken yerde. Devleti koruyan, yurt dışında istediği noktada operasyon yapan bir noktaya geldi. MİT aldığı yetkiyle, TSK içindeki FETÖ gibi yapılanmaların takip edilmesi ile ilgili yetkiyi aldı. İstihbarat faaliyeti yapabiliyor. FETÖ’cü hainlerin sadece 15 Temmuz’da hainlik yaptığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yıllardan beri üretimleri engelleme konusunda yaptılar. Bu ülke Milli İstihbarat Teşkilatı ile operasyon yapıyor. Kendi teşkilatı birimleri gelip o arabaları durdurup arıyor. Aramayı bırak MİT personelini yerlerde sürüklüyor. 4 Temmuz’da çuval olayı yaşadık. Amerikalılar Türk Özel Timi’ne çuval geçirdiler. Hadi o elin gavuru düşman kendi ülke sınırların içerisinde MİT ile ilgili bilgi geliyor. Silah taşınıyor diyorlar. İnen adam MİT personeli olduğunu belirtiyor, kimliğini gösteriyor. Yetkisi olmadan aracın kamera kaydını alıyor, bu kamera kaydını servis ediyor, personelin yere yatırıyor. Ne farkı var. Öbürü düşman bu adam hain. Onu affedebilirsin, kabul edemeyebilirsin bu kadar açık hainlik yapan insanlar sence neler yapmışlardır perde arkasından"

F-16'LAR TAKSİ GİBİ ÇAĞRILIYOR

Daha önce yaptığı ve kamuoyunda tartışılan uçak benzetmesine de açıklık getiren Yarar, Türk Hava Kuvvetleri'nin reaksiyon süresinin dünyada eşi benzeri olmadığını savundu.

Yarar, eleştirilen sözlerine şu şekilde açıklık getirdi:

"Bunu söylediğimde beni çok eleştirmişlerdi. Diyarbakır’dan uçağa kalkıp Afrin’in bulunduğu bölgeye gittiği süre 14 dakika. Bir ordu ne kadar kısa sürede refleks ise o kadar başarılıdır. İki videoda ne vardı, bir onların yaptıkların her hareketini görüyoruz. İkincisi de güvenlik unsurlarımızın birbirleriyle olan koordinesi. Başbakanımız Fırat Kalkanı’ndan sonra yapılan Afrin Harekatı’nın 57 günde bitmesinin nedenlerinden birisi SİHA ve İHA gibi gelişmiş teknolojik gelişmeyi kullanmamızdır. Bu sayede bunları bu hale getirdik."

YERLİ VE MİLLİ DURUŞ VURGUSU

Türkiye'nin içinde bulunduğu zorlu süreçten çıkış yolunun yerli ve milli duruş olduğunu belirten Yarar, toplumun her kesiminin aynı gemide olduğunu hatırlattı.

Etkisiz hale getirilen terörist sayılarına dair spekülasyonlara da yanıt veren Yarar, sözlerini şöyle tamamladı:

"Etkisiz hale getirilen terörist sayısı çok eleştirildi. 2401 iken 2600 gibi rakamlar söyleniyor ya öldürülen terörist sayısı. Türkiye’nin şuanda etkisiz hale getirdiği her teröristin ya kamera kaydı, ya termal kaydı ya da İHA kaydı var. Etkisiz hale getirilenlerde sadece öldürülenlerden değil yaralılar ve teslim olanlardan da bahsediliyor. Türkiye yılda 8 milyar dolarlık silah alırken yalnızca Katar Fuarı’nda 3 milyar 100 milyon liralık tek partide silah satıyoruz. Türkiye insanları gıcık etmeye devam edecek. Memleket şöyle bir şey ya hep beraber yükseliyoruz ya hep beraber aşağı iniyoruz. Silahlı Kuvvetlerimizin araçları çok iyiyse belediyemizin araçları çok kötü olamaz onunda araçları iyi. Belediyenin araçları kötüyse oranın da kötü oluyor. Kaynak bütçedir. Aynı yerden besleniyorsunuz. Bütçe de para varsa veriyor, yoksa vermiyor. Bu memleket ya hep beraber büyüyecek ya hep beraber küçüleceğiz. Buradan çıkmanın tek bir yolu var. Yerli ve milli insanlar. O olmadan çıkamayacağımızı gördük. Bu ülkeye kurtarıcılar nerden geliyordu. Amerika’dan geliyordu. Son dönemlerde yaşadığımız sorunlara bakın bu sorunları aşmamızın tek bir yolu var. Oda milli ve yerli olmak. Zaman zaman Afrin’i kısa sürede geçtiğimizi söylüyorlar. Sonra ‘Tabi geçersiniz tankınız ve topunuz bu kadar zamanda geçersiniz’ diye ekliyorlar. Bende onlara Türkiye’yi çok iyi tanımadıklarını söylüyorum. 15 Temmuz’da meydanlara çıkan insanların elinde silahımı var. O tankın önünde duranların hepsinin kımıldamadan görmedik mi? O gece Ömer Halis Demir’in bir tane beylik tabancısı vardı. Şehit olacağını biliyordu. Fethi Sekin’in iki şarjörü vardı. Son mermisine kadar çarpıştı insanlar ölmesin, diye. Bir tuzak mı var. Evet var. Herkes bir şeye hazırlanıyor. Bizim hazırlanacağımızın bir tanesi bu dönemde kiminle beraber olacağımız konusu"