Coşkun Aral’ın Batum’da Botanik Bahçesinin içinde gezerek sunduğu yaklaşık bir saat süren programı hayranlıkla izledim. Dünyaca tanınmış Batum Botanik bahçesini bölgenin ikliminden çok etkilenen Fransız Asilzade Michael D’Alfons 1880 yıllarında güney Fransa’dan getirdiği bitkileri dikerek kurmuştur. Bu yemyeşil cennet, Karadeniz kıyısına bakan 111 hektarlık bir arazi üzerinde yer almaktadır ve 5000’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır.
Batum Botanik Bahçesi’nin Tarihi
Batum Botanik Bahçesi, 1912 yılında ünlü botanikçi Andrey Krasnov tarafından geliştirilmiştir. Krasnov, bölgenin benzersiz ikliminin, daha önce Gürcistan’da yetişmeyen bitkilerin yetiştirilmesini mümkün kıldığını fark etti. Yıllar boyunca bahçe, dünyanın dört bir yanından bitki türleriyle genişletildi ve 1925’te halka açıldı.
Bitki Çeşitliliği
Batum Botanik Bahçesi, bitki çeşitliliğiyle ünlüdür. Japon kayısılarından Avustralya okaliptüs ağaçlarına kadar dünyanın dört bir yanından bitkiler bulabilirsiniz. Bahçe, kauçuk ağaçları, bambu ormanları ve kaktüs bahçeleri de dahil olmak üzere çeşitli habitatlara ayrılmıştır.
Yağmur Ormanları Ve Subtropikal Türler
Bahçenin yağmur ormanı bölümü, yüksek ağaçlar, dev yaprak bitkileri ve tropikal çiçeklerin muhteşem bir karışımıdır. Burada egzotik meyve ağaçları, dev eğrelti otları ve Asya ormanlarının benzersiz bitkilerini bulabilirsiniz. Subtropikal bölge, defne ağaçları, kamelyalar ve güneyden gelen diğer türlerle karakterizedir.
Kafkas Flora Ve Dendrarium
Batum Botanik Bahçesi aynı zamanda zengin Kafkas florasına da ev sahipliği yapmaktadır. Burada yerli orman ağaçları, çok çeşitli eğrelti otları ve çiçekli bitkiler bulabilirsiniz. Bahçenin dendrariumu, dünyanın her yerinden iğne yapraklı ve geniş yapraklı ağaçlar koleksiyonuna sahiptir.
Batum Botanik Bahçesi, Gürcistan’ın doğal güzelliklerini ve bitki çeşitliliğini takdir etmek için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.
İSPANYOL KOŞUCU İVAN FERNANDEZ’İN DİLLERE DESTAN İNSANLIĞI
Ocak 2013’de uzun mesafe koşucusu İvan Fernandez’in Burla’da kros yarışı sırasında kaybolan Kenya’lı Mutai’yi geçmek yerine bitiş çizgisine doğru nazikçe iterek onun birinci gelmesini sağlaması bütün dünyada yıllarca unutulmayan bir insani davranıştır.
Hindular 3700 yıldır Kalki’yi bekliyor, Budistler 2600 yıldır Maitre’yi bekliyor, Yahudi’ler 2500 yıldır Mesih’i bekliyor, Hristiyan’lar 2000 yıldır İsa’yı bekliyor, Sunni’ler 1400 yıldır Mehdi’yi bekliyor, Şii’ler 1300 yıldır kaybolan 12.ci İmam’ı bekliyor, Dürzi’ler 1000 yıldır Hamza Bin Ali’yi bekliyor…
Olaydaki yanlışlık, insanlığın kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi gerekirken hep birilerini beklemesi…
Ey insanoğlu kalk ve kendi bozuk dünyanı kendin değiştirmeye bak…
Sümer Kraliçesi meşhur Çorum’lu hocamız Muazzez İlmiye Çığ…
Ömer Hayyam’dan tarihi bir rubaiyle bitirelim.
Ey kör, bu gök, bu yer, bu yıldızlar boştur boş,
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut, hoş
Şu durmadan kurulup dağılan bu evrende,
Bir nefestir alacağın o da boştur boş… (Ömer Hayyam)