6 Mayıs 1972 yılında idam edilen Gezmiş, Aslan ve İnan için yarın bir basın açıklaması düzenlenecek. 17.00’de Kültür Sitesi önünde toplanacak olan EMEP üyeleri, buradan Postane önüne kadar yürüyecek ve 18.00’de bir basın açıklaması gerçekleştirecek. 
7 Mayıs Cumartesi günü ise saat 17.00’de Kültür Sitesi VİP Salonu’nda bir anma programı düzenlenecek. 6 Mayıs anması ile ilgili bir açıklamada bulunan EMEP İl Başkanı Hikmet Aydın, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın katledildiği günden beri her 6 Mayıs’ta ve 6 Mayıs’ın denk düştüğü hafta içinde bu ülkenin devrimci gençlerinin, demokrat ve ilerici kesimlerinin bu cinayeti lanetlediğini söyledi.
Denizlerin açtıkları mücadele bayrağının daha ilerilere taşımak için mücadele ettiklerini kaydeden Aydın, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“6 Mayıs 1972’nin üstünden 39 yıl geçti ama onların adını duyanların katliam daha dün olmuş gibi yürekleri sızlamakta; her 6 Mayıs’ta, bu mahkeme kararlı ve meclis onaylı cinayet ve cinayete ortak olanlar lanetlenmektedir. Ölümlerinden bunca yıl sonra onların adı; sadece kendi kurdukları örgütün geleneğine bağlanan gençler için değil; aynı zamanda kendisini, devrimci, demokrat, “solcu” sayan gençlik yığınları için de birer önder, birer gençlik lideri, gençlerin önüne yeni ufuklar açan birer sembol olarak anılmaktadır. 
Ve elbette; Türkiye’nin özgürlük ve demokrasi mücadelesi tarihinde Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in idam edilmelerinin yıl dönümü olan 6 Mayıs’ın böylesi bir öneme sahip olmasının nedeni, sadece bu üç önder devrimcinin şahsıyla ilgili de değildir. Çünkü katledilen bu üç devrimci genç, kendi dönemlerine damga vuracak kadar militan, kararlı ve arkalarından gençlik yığınlarını sürükleyen, davalarını yaşamlarıyla savunacak bir karaktere sahiptirler ve dolayısıyla; 6 Mayıs’ın temsil ettiği değerleri elbette kişiliklerinde de yansıtmaktadırlar. Ama bunun da ötesinde 6 Mayıs 1972’nin, Türkiye’nin sınıflar mücadelesi tarihinde bir “son” ve bir “başlangıç”a karşılık gelmesi de, 6 Mayıs’a özel bir önem katmaktadır.
6 Mayıs aynı zamanda, İstanbul’da Beyazıt’ta uluorta ve binlerce kişinin gözleri önünde kontrgerilla kurşunlarına hedef edilen Taylan Özgür’ün (23 Eylül 1969), Nurhak’larda Sinan’ların (31 Mayıs 1971), Kızıldere’de Mahir’lerin (31 Mart 1971), işkencede katledilen İbrahim Kaypakkaya’nın,(18 Mayıs 1973) her görüş ve siyasi tutumdan, gericilik tarafından katledilen genç devrimcilerin anmasıdır. Dahası 6 Mayıs, sadece ’68 kuşağından da değil; özgürlük, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm davasını yaşamıyla savunan ve bu uğurda katledilen her kuşaktan devrimcinin anıldığı gündür. Ve her 6 Mayıs, bir anmanın da ötesinde, onların gözlerini kırpmadan yaşamlarını feda ettikleri kavganın ve bu kavgadan çıkarılan derslerin yeni kuşaklara aktarıldığı; onlardan öğrendiklerimizle bilinç ve kararlılığımızı yenilediğimiz bir önemli gündür.”