Yalova’da 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir aşamaya gelindi. Dosyaya giren bilirkişi raporu, olayın basit bir kaza olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koydu. Raporda, ölümün “normal bir düşme” ile açıklanamayacağı açık şekilde ifade edildi.
Bilirkişi heyetinin değerlendirmesi, soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyen nitelikte oldu. Raporda yer alan teknik bulgular, düşmenin dışarıdan bir müdahale olmadan gerçekleşmiş olma ihtimalini zayıflattı ve “itme ya da fiziksel baskı” ihtimalini güçlendirdi.
Düşmenin Fiziksel Parametreleri Detaylı İncelendi
Hazırlanan raporda Güllü’nün düştüğü yön, vücudunun havadaki açısı, düşme anındaki ivmesi, temas noktaları ve darbe şiddeti ayrı ayrı analiz edildi. Bu parametrelerin hiçbirinin sıradan bir kayma, tökezleme ya da dengesini kaybetme senaryosuyla örtüşmediği belirtildi.
Bilirkişiler, özellikle bedenin düşüş esnasındaki konumunun ve hızının, dışarıdan uygulanan bir kuvvetle daha uyumlu olduğunu vurguladı. Raporda yer alan bu değerlendirme, olayın kazadan ziyade şiddet içeren bir eylem olabileceğine işaret etti.
3D Modelleme ve Simülasyonlar Raporu Güçlendirdi
İnceleme sürecinde yalnızca klasik adli tespitlerle yetinilmedi. Olay yeri, pencere yüksekliği ve çevresel faktörler dikkate alınarak 3D modelleme ve çoklu simülasyon teknikleri kullanıldı. Bu çalışmalar sonucunda, harici müdahale ihtimalinin bilimsel verilerle desteklendiği kaydedildi.
Raporda, simülasyon sonuçlarının “kendiliğinden düşme” ihtimalini zayıf gösterdiği, buna karşın itme ya da zorlamayla düşürülme senaryosunun teknik olarak daha tutarlı olduğu ifade edildi. Bu tespitler, soruşturma dosyasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gözaltı Sayısı 5’e Yükseldi
Bilirkişi raporunun ardından soruşturma kapsamında atılan adımlar da hız kazandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “kasten öldürme” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay günü aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun babası Arif Ulu gözaltına alındı.
Arif Ulu’nun daha önce çeşitli suçlardan kaydının bulunduğu ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı öğrenildi. İstanbul’da oldukları tespit edilen ve olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen iki kişinin daha yakalanmasıyla birlikte gözaltı sayısı 5’e çıktı.
Ses Kayıtları TÜBİTAK’ta Çözümlendi
Soruşturmanın en dikkat çekici unsurlarından biri de evde bulunan güvenlik kamerası kayıtları oldu. Görüntülerdeki seslerin netleştirilmesi için kayıtlar TÜBİTAK’a gönderildi ve ayrıştırma çalışmaları yapıldı. Çözümlenen ses kayıtları, olayın gelişimine dair çarpıcı ayrıntılar ortaya koydu.
Analizlere göre, olay günü yüksek miktarda alkol alan Güllü banyoya gittikten sonra, kızı ve arkadaşının penceresi yere yakın olan odaya geçerek pencereyi açtığı belirlendi. Ardından Güllü’nün sevdiği roman havası “Malkara” müziği açıldı.
“Atacağım Seni” Sözü Dosyaya Girdi
Lavabodan çıkan Güllü’nün müziği duyup şaşkınlıkla odaya gittiği, burada Tuğyan Gülter’in “Atacağım şimdi seni” dediği ses kayıtlarında yer aldı. Bu sözün ardından boğuşma yaşandığı ve Güllü’nün pencereden düştüğü kaydedildi.
Güllü’nün düşmesinin hemen ardından, kayıtlara kızının “Hadi görüşürüz bay bay” sözlerinin yansıdığı da dosyada yer aldı. Tüm bu bulgular, soruşturmanın kaza ihtimalinden uzaklaşıp adli bir ölüm şüphesine odaklanmasına neden oldu.