2025 yılı birinci geçici vergi beyannamesi sürecine girilirken, geçmiş yıl mali zararlarının nasıl dikkate alınacağı konusundaki belirsizlikler, mükelleflerin dikkatle takip etmesi gereken başlıca konular arasında yer alıyor. Yeminli Mali Müşavir Orhan Gezer'in değerlendirmesine göre, bu yıl geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmaması, özellikle 2024 yılı zararlarının beyan sürecinde özel bir dikkat gerektiriyor.
Enflasyon Düzeltmesi Yapılmayacak
Vergi Usul Kanunu’na göre, 2025 yılı geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi uygulanmayacak. Bu durum, geçmiş yıl zararlarının nasıl mahsup edileceği konusunda farklı dönemler için ayrı yaklaşımlar benimsenmesini zorunlu kılıyor. 555 No’lu VUK Genel Tebliği'nin 40. maddesinde yer alan düzenlemelere göre, 2023 ve öncesine ait mali zararlar düzeltme öncesi değerleriyle dikkate alınacak. Yani bu zararlar, "mukayyet değerleri" üzerinden mahsup edilecek ve herhangi bir düzeltmeye tabi tutulmayacak.
2024 Zararları Geçici Dönemde Düzeltmesiz
2024 yılına ait mali zararlar ise 2025 yılı geçici vergi döneminde henüz enflasyon düzeltmesine tabi tutulamayacağı için, bu beyannamede yine mukayyet değerleriyle dikkate alınacak. Ancak yıl sonuna gelindiğinde ve 2025 kurumlar vergisi beyanı sırasında enflasyon düzeltmesi uygulanırsa, bu kez 2024 zararı düzeltilmiş haliyle değerlendirilecek.
Asgari Kurumlar Vergisi ve Danıştay Kararı
Bir diğer önemli nokta ise asgari kurumlar vergisi uygulaması. Danıştay'ın yürürlükteki kararına göre geçici vergi dönemlerinde geçmiş yıl zararları mahsup edilebiliyor. Ancak yıl sonunda, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın bu karara ilişkin yeni bir düzenleme yapması hâlinde, 2025 kurumlar vergisi beyannamesinde 2024 yılı zararlarının tamamı değil, yalnızca %10’luk asgari kurumlar vergisini ihlal etmeyecek oranda kısmı mahsup edilebilecek.
Sonuç: Her Dönem İçin Ayrı Değerlendirme Şart
Geçmiş yıl zararlarının mahsup edilmesinde, zararın ait olduğu yıl kadar, düzeltme yapılıp yapılmadığı ve beyan dönemi de belirleyici oluyor. 2025 geçici vergi döneminde mükelleflerin, zararları beyan ederken "düzeltme öncesi mukayyet değer" ve "düzeltmeye tabi tutulmuş tutar" ayrımını dikkatle yapmaları gerekiyor.