Yaşanmışlıklarla dolu: Çorum evleri geçmişin izlerini taşıyor
Çorum’un tarihî ve kültürel kimliğinin önemli unsurları arasında yer alan geleneksel evler, Türk sivil mimarisinin yerel özelliklerle şekillenmiş seçkin örneklerini oluşturuyor. Büyük bölümü 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın ilk yarısında inşa edilen yapılar; plan anlayışı, ahşap işçiliği, çıkmaları, avluları ve gündelik yaşamı yansıtan iç düzenleriyle dikkat çekiyor.
Abone Ol
Son yıllarda hızla gelişen ve modernleşen Çorum’da tarihî dokuyu oluşturan çok sayıda yapı yıkılırken, bazıları ise bakımsızlık nedeniyle harap hale geldi. Günümüze ulaşabilen yapıların korunması amacıyla çok sayıda ev tescil edilerek koruma altına alındı. Ancak tarihî yapıların yalnızca tescil edilmesinin yeterli olmadığı, yeni yapılaşmanın da kentin mimari mirasıyla uyum içinde yürütülmesi gerektiği belirtiliyor.
Geleneksel yaşam mimariye yansıdı
Eski Çorum evleri, geleneksel Türk evi plan anlayışının kentin coğrafi ve sosyal koşullarıyla birleşmesi sonucu şekillendi. Arazi yapısı, çevre şartları, ailelerin ekonomik durumu ve günlük ihtiyaçları, evlerin planlanmasında belirleyici oldu.
Geleneksel Türk şehirlerinde en önemli yerleşim birimi olarak kabul edilen mahalle yapısı, Çorum evlerinde de kendisini gösterdi. Sokaktan başlayan yaşam alanı; avlu, bahçe, sofa ve odalarla devam eden içe dönük bir düzen üzerine kuruldu.
Evlerin büyük bölümünde mutlaka bir bahçe bulunurken, aile yaşamının dışarıdan görülmemesi ve özellikle kadınların bahçede rahatça çalışabilmesi için çevreleri yüksek kerpiç duvarlarla kapatıldı. Sokağa açılan ana girişlerde ise ahşap ve çift kanatlı kapılar kullanıldı. Kapıların üzerinde çoğunlukla yumruk biçiminde metal tokmaklar yer aldı.
Hımış ve bağdadi teknikleri kullanıldı
Çorum evleri genellikle iki katlı ve çıkmalı olarak inşa edildi. Yapıların inşasında ahşap çatkı aralarının kerpiçle doldurulmasıyla oluşturulan “hımış” tekniği ile kalın kalasların arasının ince çıtalarla kapatılıp sıvanması esasına dayanan “bağdadi” teknik yaygın olarak kullanıldı.
Evlerin zemin katlarında mutfak, kiler ve kışlık oda gibi bölümler yer alırken, günlük yaşamın büyük bölümü üst katta sürdürüldü. Üst kata ahşap, trabzanlı ve döner merdivenlerle çıkılıyor, merdivenler doğrudan sofaya açılıyordu. Odalar yatma, oturma ve yemek yeme amacıyla çok işlevli olarak kullanılıyordu. Evlerin en büyük ve en süslü odası ise misafirlerin ağırlanmasına ayrılıyordu. Üst kat odaları çoğunlukla sokağa doğru çıkmalı biçimde yapılıyor ve zemin kata göre daha geniş bir kullanım alanı sunuyordu.
Tavan süslemeleri ve yaşmaklı ocaklar öne çıkıyor
Geleneksel evlerin oda tabanları ve tavanları çoğunlukla ahşaptan yapıldı. Bazı yapılarda tavan süslemeleri, yüklükler, şerbetlikler ve yaşmaklı ocaklar dikkat çekti. Ocakların yaşmak bölümleri genellikle alçıdan hazırlanarak oyma tekniğiyle süslendi. Ocakların iki yanında bulunan küçük nişler ise günlük kullanım eşyalarının yerleştirildiği bölümler olarak kullanıldı.
Evlerin iç ve dış duvarlarında tatlı kireç sıva tercih edilirken, çatılar kırma veya beşik çatı biçiminde yapıldı. Çatıların üzeri ilk dönemlerde alaturka kiremitle kaplanırken, ilerleyen yıllarda Marsilya kiremitleri kullanılmaya başlandı. Bazı konakların giriş cephelerinde ise yapım tarihini gösteren levhalara ve yazılara yer verildi.
Veli Paşa Konağı kültür ve sanat merkezi oldu
Çorum merkez Tepecik Mahallesi Şeyh Eyüp Sokak’ta bulunan Veli Paşa Konağı, Veli Paşa’nın oğlu Şevket Bey tarafından 1923-1924 yıllarında yaptırıldı. İki kat ve bodrumdan oluşan yapı, iç sofalı olarak bilinen “karnıyarık” plan tipinde inşa edildi. Konağın çevresinde avlu ve müştemilat yapıları bulunurken, yapıya kuzey ve batı yönlerindeki sokaklardan giriş sağlandı. Batı bölümündeki iki ayrı kapının haremlik ve selamlık girişleri olarak kullanıldığı değerlendiriliyor.
Türk evi mimarisinin ve eski Çorum konaklarının önemli örneklerinden biri olan yapı; camisi, caddesi ve sokağıyla tarihî bir bütünlük oluşturuyor. Konak, Çorum Belediyesi tarafından 2004 yılında aslına uygun biçimde restore edilerek kültür ve sanat etkinliklerinin düzenlendiği otantik bir mekâna dönüştürüldü.
İsmet Eker Konağı kırsal yaşam müzesine dönüştürülüyor
Merkeze bağlı Bayat köyünde yer alan İsmet Eker Konağı, Cumhuriyet’in ilanında görev alan Çorum Milletvekili İsmet Eker’e ait olmasıyla ayrı bir tarihî öneme sahip.
Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde görev yapan ve “Cumhuriyet ilan edilmiştir arkadaşlar” sözünü söylediği aktarılan İsmet Eker adına yaptırılan konak, 1926 yılında dönemin önemli yapı ustalarından Muttalip Ağa tarafından inşa edildi.
Hanoğlu Konağı restoran olarak kullanılıyor
Yavruturna Mahallesi Kulaksız Sokak’ta bulunan Hanoğlu Konağı, kareye yakın planlı olarak kısmi bodrum üzerine iki katlı inşa edildi. Yapının giriş cephesinde zemin kat pencereleri ve giriş kapısının çevresinde taş söveler, kat hizalarında ise taş silmeler bulunuyor. Kırma çatılı ve alaturka kiremit kaplı konak, gerçekleştirilen restorasyonun ardından restoran olarak hizmet vermeye başladı.
Katipler Konağı 1878’den günümüze ulaştı
Karakeçili Mahallesi Alaybey Sokak’ta bulunan Katipler Konağı, 1878 yılında Sultan II. Abdülhamit döneminde iç sofalı plan tipinde yaptırıldı. İki katlı ve bahçeli konak, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillendi ve kentsel sit alanı içinde yer aldı. 1975 yılına kadar konut olarak kullanılan yapı, 1995 yılında restore edilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli özel lokanta olarak hizmete açıldı. Çorum mutfağına ait yöresel yemeklerin sunulduğu konakta aynı anda 87 kişiye hizmet verilebiliyor.
Türk mimarisinin önemli örnekleri arasında gösterilen yapının bir benzerinin Ankara Kalesi içinde bulunduğu belirtiliyor. Konak; ahırlar, samanlık, silo, kuruluk, bahçe ve hizmetkârların kaldığı bölümlerden oluşuyor. Kültür ve sanat alanında değerlendirilmek üzere İl Özel İdaresine ücretsiz tahsis edilen konak, Kırsal Yaşam ve Tarım Müzesi olarak planlandı. Yapının birinci bölümündeki restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları tamamlanırken, müzenin açılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Geyik motifiyle tanınıyor
Çepni Mahallesi Merih Sokak’ta bulunan tarihî yapı, çatı katı dâhil üç katlı ve çıkmalı olarak inşa edildi. Ahşap karkas tekniğiyle yapılan ev, çatı katının arka cephe alınlığında bulunan geyik motifi nedeniyle “Geyikli Ev” adıyla tanınıyor.
İskilip’in tarihî konakları sanat hayatına kazandırıldı
İskilip’te bulunan Çatalkara Kültür ve Sanatevi, Hughette Eyüboğlu’nun girişimiyle kaymakamlık ve belediyenin iş birliğinde restore edildi. Yaklaşık 120 yıllık tarihî İskilip evi, adını yörede yetişen Çatalkara üzümünden aldı.
Çorum Valiliğinin katkılarıyla hizmete açılan sanat evinde sergilerin yanı sıra farklı sanat dallarında atölye çalışmaları ve konferanslar düzenleniyor. Çatalkara Kültür ve Sanatevi’ne komşu olan Yazmalı Konak da restore edilerek konuk evine dönüştürüldü.
Dulkadiroğulları konakları 360 yıllık geçmişe sahip
Boğazkale’de bulunan Tarihî Dulkadiroğulları Konakları, yaklaşık 360 yıllık geçmişiyle Osmanlı mimarisinin dikkat çeken örnekleri arasında yer alıyor. Haremlik ve selamlık olmak üzere iki yapıdan oluşan konakların, Dulkadiroğulları Beyliği’ne mensup Dölarslan ailesinden kaldığı belirtiliyor. Yaklaşık 8 bin metrekare alan üzerine kurulu konaklar, geniş bahçeleri ve doğal dokusuyla öne çıkıyor.
Hacıhamza’daki tarihî doku koruma altında
Kargı ilçesine bağlı Hacıhamza beldesinde de eski Türk mimarisinin günümüze ulaşan örnekleri bulunuyor. Bir bölümü hâlen kullanılan evlerin çoğu iki katlı olarak inşa edildi. Ahşap araları kerpiçle örülen ve tatlı kireçle sıvanan yapılar, geleneksel konut mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyor.
Kargı’nın en büyük yerleşimlerinden biri olan Hacıhamza’daki tarihî doku, kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı. Çorum’un farklı mahalle, köy ve ilçelerinde ayakta kalmayı başaran tarihî evler, kentin geçmiş yaşam biçimini, mimari anlayışını ve toplumsal hafızasını günümüze taşıyan önemli kültür varlıkları arasında yer alıyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Yayla Haber sitemize
abone olun.