Haberler

Çorum'un bu ilçesi, asırlık dokusuyla adeta bir açık hava müzesi

Tarih meraklıları bu ilçeye akın ediyor: Her sokağı müze, her konağı tarih kokuyor.

Abone Ol

Çorum'un İskilip ilçesi, Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan ve büyük ölçüde korunmuş asırlık dokusuyla kültür turizminin yeni gözdesi haline geldi. İskilip Kalesi'nin gölgesindeki ahşap konakları ve Roma döneminden kalma mezarlarıyla ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunan ilçe, "açık hava müzesi" kimliğiyle Türkiye'nin dört bir yanından ilgi görüyor.

Çorum'un en köklü yerleşim yerlerinden biri olan İskilip ilçesi, büyük ölçüde korunmuş tarihi kimliğiyle, ziyaretçilerini Anadolu'nun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. İlçeye hakim bir tepeye kurulmuş olan İskilip Kalesi, yüzlerce yıllık camileri, restore edilmiş konakları ve daracık sokaklarıyla, modern dünyanın karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için otantik bir atmosfer sunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çok sayıda yapının tescillendiği ilçe, bir bütün olarak "kentsel sit alanı" olma özelliği taşıyor. Bu durum, İskilip'in mimari mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından hayati bir önem taşıyor.

TARİHİN KATMANLARI BİR ARADA İskilip'in sokaklarında yürümek, farklı medeniyetlerin izlerini aynı anda takip etme imkanı sunuyor. İlçenin tarihi zenginliği şu katmanlardan oluşuyor:

Antik Dönem: İlçenin hemen yanı başındaki kayalıklara oyulmuş olan ve Roma dönemine tarihlendirilen anıtsal kaya mezarları, bölgenin antik çağlardaki önemini gösteriyor. Selçuklu Mirası: Şehrin siluetine hakim olan ve stratejik bir noktada bulunan İskilip Kalesi'nin temellerinin Selçuklu dönemine kadar uzandığı bilinmektedir. Kale, ilçenin Türkleşme sürecinin en önemli tanığıdır. Osmanlı Mimarisi: İlçenin bugünkü dokusunu belirleyen en önemli unsur, Osmanlı döneminden kalma sivil ve dini mimari örnekleridir. Tarihi Ulu Cami, Şeyh Muhiddin Yavsi Camii gibi yapılar ve restore edilerek turizme kazandırılan çok sayıda ahşap İskilip evi, bu dönemin estetik anlayışını yansıtmaktadır.

KÜLTÜR TURİZMİ İÇİN YÜKSELEN BİR DEĞER Son yıllarda, kitle turizmi yerine otantik ve sakin destinasyonları tercih eden gezginlerin sayısındaki artış, İskilip gibi tarihi dokusunu korumayı başarmış yerleşim yerlerine olan ilgiyi artırıyor. İlçe, sadece mimarisiyle değil, aynı zamanda meşhur İskilip Dolması gibi gastronomik değerleri ve el sanatları geleneğiyle de ziyaretçilerine bütüncül bir kültürel deneyim vaat ediyor.

Yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen tanıtım faaliyetleri ve restorasyon projeleriyle, İskilip'in "yavaş şehir" (cittaslow) konseptine uygun bir turizm merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Korunmuş tarihi dokusu ve sakin yaşam ritmiyle İskilip, Çorum'un sadece Hititlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda zengin bir Selçuklu ve Osmanlı mirasına da ev sahipliği yaptığını kanıtlayan canlı bir tarih müzesi olarak öne çıkıyor.

Cittaslow Nedir? “Citta” ve “slow” kelimelerinin birleşiminden oluşan Cittaslow tabiri, şehirlerde sakin ve sürdürülebilir bir yaşam tarzını teşvik etmeyi amaçlayan uluslararası bir hareketi temsil ediyor. Kökeni İtalya’ya dayanan Cittaslow hareketinin yegane hedefi, küçük şehirlerin yerel kültürlerini korumak ve soluk soluğa bir yaşam tarzından ziyade hayatın tadını sakince çıkarabilmek. Cittaslow hareketi, takvimler 1999 yılını gösterdiğinde İtalya’nın Greve in Chianti kasabasında ortaya çıkıyor. “Slow Food” yani “Yavaş Yemek” akımının bir uzantısı olarak açığa çıkan bu hareket, şehirlerin hızlı yaşam temposundan uzaklaşarak daha yavaş, dengeli ve kaliteli bir yaşam tarzına geçmesini amaçlıyor. Tabii sindire sindire yaşamanın bir artısı olarak şehirlerin geleneksel dokusu, kültürü ve doğası da korunmuş oluyor. Yerel ekonomiye de katkı sağlayan Cittaslow hareketi, zamanla uluslararası alanda tanınıyor ve köklü bir felsefe olma yolunda hızla ilerliyor.