Haberler

Aylarca saklanabiliyor: Yufka ekmeğinin sofradaki yeri ayrı

Çorum mutfağının köklü lezzetlerinden biri olan yufka ekmeği, sade malzemesi, uzun süre saklanabilmesi ve imece kültürünü yaşatmasıyla dikkat çekiyor. Yalnızca un, su ve tuzla hazırlanan mayasız hamurun sac üzerinde pişirilmesiyle yapılan yufka ekmeği, geçmişte tandır evlerinde yoğun şekilde hazırlanırken günümüzde bu gelenek daha çok köylerde ve bazı ailelerin şehir merkezlerindeki saclarında sürdürülüyor.

Abone Ol

Özellikle sonbahar aylarında kışlık hazırlıkların önemli bir parçası olan yufka ekmeği, ailelerin ve komşuların bir araya gelerek imece usulüyle yaptığı geleneksel ürünler arasında yer alıyor. Doğru koşullarda saklanan yufkaların 3 ila 6 ay boyunca bozulmadan muhafaza edilebilmesi, geçmişte bu ekmeği kış sofralarının vazgeçilmezlerinden biri haline getirdi.

Hamuru mayasız hazırlanıyor Çorum yufka ekmeğinin en önemli özelliklerinden biri, yapımında yalnızca elenmiş buğday unu, su ve tuz kullanılması. Maya eklenmeden hazırlanan hamur, genellikle ailenin uzun süreli ihtiyacını karşılayacak miktarda büyük teknelerde yoğruluyor. Hamur, kulak memesi kıvamından biraz daha sert olacak şekilde hazırlanıyor. İyice yoğrularak pürüzsüz hale getirilen hamurdan eşit büyüklükte bezeler oluşturuluyor. Hazırlanan bezeler kurumaması için üzeri örtülerek bir süre dinlendiriliyor.

Sac başında gelenek yaşatılıyor Yufka ekmeğinin hazırlanmasında pişirme aşaması büyük önem taşıyor. Çorum’da geleneksel olarak bu işlem için kullanılan alanlara “tandır” veya “tandır evi” adı veriliyor. Ocakta odun ve çalı çırpı yakılarak hazırlanan ateşin üzerine büyük, dışbükey demir sac yerleştiriliyor. Yufkanın yanmadan ve eşit şekilde pişmesi için ateşin çok harlı olmamasına dikkat ediliyor. Sacın sıcaklığı köz kıvamındaki ateşle dengede tutuluyor. Günümüzde ise tandır evlerinin azalmasıyla birlikte aynı gelenek taşınabilir saclar ve farklı pişirme düzenekleri üzerinden de devam ettiriliyor.

İmece kültürünün önemli parçalarından Yufka ekmeği yapımı, Çorum’da yalnızca bir mutfak faaliyeti olarak değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın da önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Üretim sırasında kadınlar arasında iş bölümü yapılıyor. Bir grup hamurdan bezeler hazırlarken, diğer grup “senit” adı verilen ahşap yer sofrasının üzerinde bezeleri oklavayla ince şekilde açıyor.

İncecik açılan yufkalar uzun ahşap pişirme çubukları yardımıyla sıcak sacın üzerine seriliyor. Yufkaların iki yüzü de hafif pembeleşinceye kadar çevrilerek pişiriliyor. Sacın sıcaklığına bağlı olarak her bir yufka kısa sürede hazır hale geliyor.

Aylarca saklanabiliyor Pişirilen yufkalar sacdan alındıktan sonra temiz bezlerin üzerine üst üste yerleştiriliyor. Yufkaların tamamen kuruması için bir süre havayla temas etmesi sağlanıyor. Kuruyan yufkalar daha sonra geleneksel olarak “kater” adı verilen biçimde üst üste istifleniyor. Serin ve kuru ortamlarda muhafaza edilen yufka ekmeklerinin yaklaşık 3 ila 6 ay boyunca saklanabildiği belirtiliyor. Bu özelliği sayesinde yufka ekmeği geçmişte buzdolabı ve modern saklama imkanlarının bulunmadığı dönemlerde özellikle kışlık gıda hazırlıklarının en önemli parçalarından biri oldu.

Su serpilerek yeniden sofraya geliyor Tamamen kuruyan yufkalar tüketilmeden önce yeniden yumuşatılıyor. Bunun için yufkanın üzerine az miktarda su serpiliyor ve temiz bir bezin arasında yaklaşık 10-15 dakika bekletiliyor. Nemlenen yufka kısa sürede yeniden esnek hale geliyor. Ardından çorbaların, et yemeklerinin ve çeşitli yöresel yemeklerin yanında tüketiliyor. Yufka ekmeği, tulum peyniri ve tereyağıyla dürüm yapılarak da Çorum sofralarında uzun yıllardır yerini koruyor.

Tandır kültürü yalnızca yufkadan ibaret değil Çorum’daki tandır ve sac kültürü yalnızca yufka ekmeğiyle sınırlı kalmıyor. Aynı sac üzerinde katmer, bazlama ve yanıç gibi yöresel ürünler de hazırlanıyor. Bu ürünler, bölgenin geleneksel mutfak kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli rol oynuyor. Ancak değişen yaşam koşulları, şehirleşme, tandır evlerinin azalması ve imece usulü üretimin giderek seyrekleşmesi nedeniyle yufka ekmeği yapımı da eski yaygınlığını kaybetmeye başladı. Uzun raf ömrü, sade içeriği ve imece geleneğiyle öne çıkan yufka ekmeği, bugün Çorum’un korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken önemli gastronomi değerlerinden biri olmayı sürdürüyor.