Arkeoloji Meraklıları Peşine Düştü: Bu antik kente giden paha biçilmez bir hazineyle dönüyor
Anadolu'da bir zamanların süper gücü olan Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa, ziyaretçilerine binlerce yıllık bir tarihin kapılarını aralayan dünyadaki en özel antik kentlerden biri. Çorum'un Boğazkale ilçesindeki bu eşsiz UNESCO Dünya Mirası, 6 kilometrelik gezi parkurunda her yıl on binlerce kişiyi ağırlıyor.
Abone Ol
Anadolu'da binlerce yıl önce bir dünya gücü olan Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa, bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki en önemli antik kentlerden biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Çorum'un Boğazkale ilçesinde geniş bir alana yayılan bu eşsiz ören yerini tam anlamıyla keşfetmek isteyenler için, tüm detayları içeren kapsamlı bir gezi rehberi.
Bir zamanlar Mısır ile denk bir süper güç olan Hititlerin idari ve dini merkezi Hattuşa, günümüzde Çorum'un Boğazkale ilçesi sınırları içinde yer alıyor. Geniş surları, anıtsal kapıları, saray kompleksleri, tapınakları ve yeraltı geçitleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunan antik kenti gezmeden önce bilinmesi gereken tüm detaylar bu haberde derlendi.
Ulaşım ve Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Konum ve Ulaşım: Hattuşa Ören Yeri, Çorum şehir merkezine yaklaşık 82 kilometre, Ankara'ya ise 208 kilometre uzaklıktadır. Bölgeye özel araçla ulaşım en rahat seçenektir. Ören yeri içindeki gezi parkuru yaklaşık 6 kilometre olduğundan, alanın araçla gezilebilmesi önemli bir kolaylık sağlamaktadır.
Ziyaret İçin Öneriler: Ören yeri, yaz ve kış dönemlerinde farklı saatlerde ziyarete açıktır ve girişlerde Müze Kart geçerlidir. Uzmanlar, sit alanının tamamının hakkıyla gezilebilmesi için en az 4-5 saat, hatta Yazılıkaya dahil edildiğinde tam bir gün ayrılmasını önermektedir. Özellikle yaz aylarında su, şapka ve rahat yürüyüş ayakkabıları hayati önem taşır. Geziyi daha anlamlı kılmak için, ören yerinden çıkarılan eserlerin sergilendiği Boğazkale Müzesi'nin de gezi planına dahil edilmesi tavsiye edilmektedir.
Antik Kent Gezi Rotası!
Hattuşa, coğrafi ve işlevsel olarak iki ana bölüme ayrılır: Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir.
Aşağı Şehir (Hitit Halkının ve Rahiplerin Dünyası)
Ziyaretçileri ilk karşılayan bu bölge, kentin sivil ve dini yaşamının merkeziydi.
Büyük Mabet (Tapınak 1): Kentin en büyük ve en etkileyici yapısıdır. M.Ö. 13. yüzyılda inşa edilen bu devasa kompleks, ülkenin baş tanrıları olan Fırtına Tanrısı Teşup ve Arinna'nın Güneş Tanrıçası'na adanmıştır. Kutsal odaları, geniş avluları ve etrafını çevreleyen yüzlerce depo odası, Hititlerin dini olduğu kadar ekonomik gücünü de gözler önüne serer.
Depo Binaları ve Aslanlı Çeşme: Büyük Mabet'in etrafında, içinde devasa küplerin (pithos) bulunduğu tahıl ve gıda depoları yer alır. Bu bölgedeki aslan biçimli su çeşmesi (havuz), Hitit taş işçiliğinin güzel bir örneğidir.
Yukarı Şehir (Kralların ve Savaşçıların Kalesi)
Surlarla çevrili ve daha yüksek bir topografyada yer alan bu bölge, kraliyet sarayları, devlet arşivleri ve kentin savunma sistemlerinin kalbiydi.
Büyükkale (Kraliyet Sarayı ve Akropol): Hitit İmparatorluğu'nun yönetildiği yer burasıdır. Geniş bir alana yayılan saray kompleksi, kraliyet ailesinin konutları, kabul salonları, devlet arşivleri ve atölyeleri içerirdi. Buradan kentin panoramik manzarası izlenebilir.
Tapınaklar Mahallesi ("Bin Tanrılı Halkın" Mabedleri): Yukarı Şehir'in güney bölümünde, irili ufaklı 30'dan fazla tapınak kalıntısının bulunduğu bu alan, Hititlerin "Bin Tanrılı Halk" olarak anılmasının somut bir kanıtıdır. Bu tapınaklar, Hititlerin fethettikleri toprakların tanrılarına da saygı gösterip kendi panteonlarına dahil ettiklerini gösterir.
Yerkapı, Sfenksli Kapı ve Potern: Hitit mühendisliğinin zirvesi olarak kabul edilen bu yapı, insan eliyle yapılmış piramidal bir set, bu setin altından geçen 71 metrelik gizli yeraltı geçidi (potern) ve setin en tepesindeki Mısır etkileşimini gösteren Sfenksli Kapı'dan oluşur. Ziyaretçiler, 3500 yıllık bu tünelin içinden yürüyerek eşsiz bir deneyim yaşar.
Kral Kapısı: Yukarı Şehir'in anıtsal girişlerinden biridir. Kapının iç yüzündeki savaşçı tanrı kabartması, Hitit sanatının en bilinen imgelerindendir. (Kabartmanın orijinali Ankara Anadolu Mediyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir.)
Aslanlı Kapı: İki yanındaki heybetli aslan heykelleriyle kentin en fotojenik noktalarından biridir. Bu aslanların, şehri düşmanlardan ve kötü ruhlardan koruduğuna inanılırdı.
Nişantepe: Üzerinde Hitit İmparatorluğu'nun son krallarından II. Şuppiluliuma'nın Luvi hiyeroglifleri ile yazılmış, icraatlarını anlatan bir kitabe bulunur. Bu, Hattuşa'daki en uzun hiyeroglif yazıtıdır.
Kutsal Açık Hava Mabedi - Yazılıkaya
Hattuşa gezinizi taçlandırmak için ören yerine 2 kilometre mesafedeki Yazılıkaya'yı mutlaka ziyaret etmek gerekir. Burası, Hititlerin yeni yıl kutlamaları gibi en önemli törenlerini yaptıkları ulusal tapınaktı.
A Odası (Büyük Galeri): Hitit panteonundaki tüm tanrı ve tanrıçaların bir geçit töreni halinde sıralandığı ana galeridir. Tanrıların ve tanrıçaların hiyerarşik düzen içinde betimlenmesi, dönemin dini inançları hakkında temel bir kaynaktır.
B Odası (Küçük Galeri): Daha küçük olan bu odanın, Kral IV. Tuthaliya'nın anısına bir anıt mezar veya onun tanrısallaştırıldığı bir kült odası olduğu düşünülmektedir.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Yayla Haber sitemize
abone olun.