Filistin Atölyesi tarafından düzenlenen “Bir Şeyler Söyler Filistin / Kendi Filistin’ini Anlat” panel serisinin 12’ncisi, Çorum Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Öğretmenlerin sunumlarıyla düzenlenen panelde Filistin meselesi; edebiyat, tarih, insan hakları, boykot ve toplumsal sorumluluk başlıkları üzerinden ele alındı.
Öğr. Gör. Asuman Gökgöz’ün moderatörlüğünü yaptığı programa öğretmenler Şaheste Uçar ve Melek Bolat konuşmacı olarak katıldı.
Panelin açılışında konuşan Gökgöz, Filistin’de yaşananlara ilişkin toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkati çekerek ilk sözü Şaheste Uçar’a verdi.
Uçar, “İbrahim Nasrallah ve Filistin Mücadelesi” başlıklı sunumunda Filistinli şair ve yazar İbrahim Nasrallah’ın hayatını, edebi kişiliğini ve eserlerinde Filistin mücadelesine verdiği yeri anlattı.
Nasrallah’ın mülteci kampından yükselen edebi sesiyle Filistin meselesini insani ve evrensel bir boyuta taşıdığını ifade eden Uçar, yazarın şiir ve romanlarında sürgün, vatan özlemi, kimlik ve direniş temalarını güçlü biçimde işlediğini söyledi.
Nasrallah’ın anne ve babasının 1948’de yaşanan gelişmelerin ardından Filistin’den Ürdün’e göç etmek zorunda kaldığını anlatan Uçar, yazarın eğitim hayatına mülteci kampındaki zor şartlar altında başladığını belirtti.
Nasrallah’ın daha sonra öğretmenlik ve gazetecilik yaptığını aktaran Uçar, gazetecilik yıllarında oluşturduğu arşivlerin, tanıklıkların ve belgelerin özellikle tarihi romanlarında önemli bir kaynak oluşturduğunu ifade etti.
Nasrallah’ın şairlik ve yazarlığın yanı sıra ressamlık, fotoğrafçılık ve sinema eleştirmenliği gibi farklı alanlarda da çalışmalar yaptığını belirten Uçar, eserlerinin birçok dile çevrildiğini ve farklı ülkelerde akademik çalışmalara konu olduğunu kaydetti.
Uçar, Nasrallah’ın Filistin’i görmeden büyümesine rağmen eserlerinin merkezine Filistin’i koyduğunu belirterek, “Bir edebiyatçı olarak anavatanı Filistin için elinden ne geliyorsa onu yapmaya çalışıyor. Eserlerinde işgali, zulmü ve yaşananları anlatarak okuyucunun Filistin gerçeğini görmesini sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Panelde daha sonra söz alan Melek Bolat ise “Kanayan Yara Filistin” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Bolat, Filistin meselesinin yalnızca coğrafi ya da siyasi bir anlaşmazlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, yaşananların insanlığın vicdanını ve ahlaki değerlerini ilgilendiren küresel bir mesele olduğunu söyledi.
Filistin’de yaşanan sürecin tarihsel, dini ve siyasi arka planına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, yıllardır süren abluka, mülksüzleştirme, bombardıman ve zorunlu göçlere rağmen Filistin halkının direnmeye devam ettiğini ifade etti.
Dünyanın farklı ülkelerinde Müslümanların yanı sıra Hristiyanların, ateistlerin ve anti-Siyonist Yahudilerin de Filistin’e destek amacıyla gösteriler düzenlediğine işaret eden Bolat, uluslararası kamuoyunda yükselen tepkilerin önemli olduğunu kaydetti.
Bolat, Filistin konusunda Müslüman toplumların da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek Kudüs bilincinin güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve sürdürülebilir boykot uygulamalarının önemine değindi.
Boykotun kısa süreli bir tepki yerine uzun vadeli ve hedef odaklı bir tüketici hareketine dönüşmesi gerektiğini savunan Bolat, etkili bir boykot için sürdürülebilirlik ve alternatif ürünlerin desteklenmesinin önemli olduğunu söyledi.
Kalıcı çözümün işgalin sona ermesi, bağımsız Filistin devletinin kurulması, uluslararası hukukun işletilmesi ve Kudüs’ün çok dinli mirasının korunmasından geçtiğini ifade eden Bolat, geçmişte farklı inanç gruplarının bir arada yaşamasını sağlayan tarihsel tecrübelerin de değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Konuşmasını, “Filistin özgürse dünya da özgürdür. Kudüs özgürleşmeden insanlık özgür olamaz” sözleriyle tamamlayan Bolat, Filistin meselesine yönelik duyarlılığın sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Konuşmaların ardından program soru-cevap ve dinleyici katkılarıyla devam etti.
Panelin sonunda değerlendirmelerde bulunan moderatör Asuman Gökgöz, Filistin’de yaşananları daha iyi anlamak, doğru bilgiye ulaşmak ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti.
Gökgöz, Filistin meselesine ilgi duyan tüm vatandaşları Filistin Atölyesi’nin çalışmalarına ve bundan sonraki etkinliklerine katılmaya davet etti.