Çorum Yayla Haber Gazetesi

Çorum

Çorum Haber

Çorum Haberleri

Çorum Belediyesi

Çorum Valiliği

Çorumspor

Çorum Gazetesi

Çorum Gazeteleri

Ahmet Ahlatcı

Çorumhaber

Corum

corumhaber

Çorumhaber

Çorum Yayla Haber Gazetesi

Çorum Haber Gazetesi

Çorum Haberleri oku

Sungurlu

Alaca

Osmancık

Sungurlu

İskilip

Kargı

Habercim19

habercim19.com

corumhaber.net

corumhakimiyet.net

çorum time

corum time

çorum valilik

Çorum Belediye

Çorum Belediyespor

Yeni Çorumspor

Çorum Yerel

ÇorumYerel Ekonomi

Çorum Ahmet Ahlatcı

Ahmet Ahlatcı

Çorum Ak Parti

Çorum CHP

Çorum İyi Parti

Çorum MHP

Çorum Gelecek Partisi

Çorum DEVA

Çorum Saadet Partisi

Ahmet Sami Ceylan

Cahit Bağcı

Agah Kafkas

Salim Uslu

Tufan Köse

Oğuzhan Kaya

Kenan Nohut

Ali Haydar Tanrıverdi

Hacı Odabaş

Yusuf Ahlatcı

Mustafa Tahtasız

Çorumluyuz

Çorumlu Amir

Çorumlu

Çorumda

Çorumdan

Çorum Yayla Haber Gazetesi

Yayla Haber

Çorum Yayla Haber

Çorum Haber

Çorum Haber Gazetesi

Çorum Yerel

Çorum Yerel Gazete

Çorum
Corum
Çorumhaber
Corumhaber
çorum gazetesi
çorum gazeteleri
çorum haberleri oku

26.05.2020, 17:04 1664

FELSEFE YAPMAK VE BİLGİÇLİK TASLAMAK FARKI

Felsefe, dünyanın seçkin zekalarıyla yolda/ş olup, onların varlık, bilgi ve değer üzerine görüşlerini anlamak, mevcut sorunların çözümüne olası katkılarını müzakere etmek ve seçenekleri artırmak  diye tanımlıyoruz. Çorum İlahiyat Fakültesinde felsefe öğrenirken, felsefe yapmaya yönelik alt yapı hazırlamak için Farabi’nin İlimlerin Sayımı adlı eseriyle başlıyoruz.  “Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırma” adlı sistematik okumalarımızın hareket noktası bu metin. Sonra bu sıralar Aygün Akyol kardeşimle özgün metinle birlikte yayınlamanın son aşamasına geldiğimiz Gazzali’nin bir yöntem bilim kitabı olan ve Descartes’in Metot Üzerine Konuşma adlı eseriyle büyük benzerlik olan el Munkız adlı eserini okuyoruz.  Ardından ibn Rüşd’ün Felsefe/hikmet ve din arasındaki uyumu inceleyen klasik metni Faslu’l-Makal’ı okuyoruz. Bunu da Arapçasıyla birlikte yayımladık. 

Yaşanılan sorunlara çözüm önerisi üretmek bağlamında15 Temmuz 2016 günü terörist saldırıda dini bir grubun insanları nasıl akıl tutulmasına uğratabileceğinin şahidi olarak bireysel dindarlık tasavvurunun öncelenmesi gerektiğini düşünerek, varoluşsal bir dindarlık imkanını müzakere etmek için İbn Bacce’nin Tedbiru’l-Mütevahhid (Bireysel yönetim ilkelerini) yayımladık.  Biz bu metinleri felsefe öğrenip öğretirken felsefe yapma ile bilgiçlik taslama yani sofistlik, ters sözcülük ve/ya şartalanlık yapma arasındaki farkı da sürekli vurguluyoruz.  Bu noktada felsefe çalışmalarımıza hareket noktası aldığımız Farabi’ye de ilk ciddi eleştiriyi yöneltiyoruz. 

Bir Farabi Eleştirisi: 

Evet, Farabi filozoflar insanlara ulaştıkları hakikatleri anlatırken onların doğasına uygun yöntemleri kullanmayı öneriyor, bu bağlamda dil ve düşünce arasındaki ilişkinin doğru kurulabilmesi ve aktarılabilmesi için dış konuşmanın (dil) hatasız, iç konuşmanın (mantık) doğru yapılmasını istiyorlar. 

İnsanlarla akılların yettiğince konuşmak, söylenilen kadar muhatabın anlama kapasitesine dikkat etmek için üç temel yöntemden ilki, Retorik (hitabet) olup, temsili kıyas (analoji) temel alındığı için hata ve doğru oranı eşittir; dikkatli olmak gerekir. 

İkincisi Cedeli/diyalektik yöntemde doğruluk payı daha fazladır; ama hakikatı aramaktan ziyade kendi perspektifini doğrulamak her hâlükârda karşısındakinin görüşünü alt etmeyi hedeflediği için daima bir ötekileştirici dile sahiptir.  Oysa Burhan yöntemi biriciktir; çünkü öncüller/önermeler kesindir, sonuç da kesin ve doğru olur. Burhan kesin ve zorunlu bilginin ilke ve kurallarını verdiği için mantığın esasını oluşturmaktadır. Görüldüğü üzere, “Felsefe Yapmak, yani Bilgelik ile Sofistlik, yani Bilgiçlik Taslamak Arasındaki Fark, Yöntemlerde Belirli Olur.”

Hikmet Sahibi: Bilge

Müslüman filozoflar, bu bağlamda Hakikatin izini Hikmet kavramı merkezli takip ederler. Çünkü Hikmet” kavramıyla hakikatin izini takip ederek, genel anlamda ed-Din olarak İslam; yani Hz. Âdem’den itibaren bilgilenme sürecini, özel anlamda Hz. Muhammed’in yol ve yöntemiyle son ilahi mesajın uygulamaya konulması arasındaki içlem ve kapsam ilişkisini kurmayı öncelerler. 

Böylece insanlığın fikrî birikimindeki sürekliliği önemserler,”Hanif” ve “şer’u men kablena” bağlamında hakikate dair asli damarları takip ederler. Bu sürekliliği incelerken Hz. Muhammed’in uygulamalarını “yaşayan sünnet” haline getirerek, Kadim Hint, Fars, Babil, Mısır, Grek ve Helenistik felsefi verilerini “Hikmet”le özdeşleştirme riskinden kurtulurlar. 

Bu husus önemli, çünkü Mutlak veya Külli İlim denilen Metafizik (her gerçeğin sebebi olan İlk Hak’ın ilmi) olan felsefi birikimi, diğer birikimlerle benzerliğine bakıp özdeş kılma veya birbirine karıştırma riski daima vardır. Felsefe tarihinde eklektik olmayan hiçbir düşünce sistemi olmadığı gerçeğinden hareketle İslam Felsefesinin özgünlüğü açısından benzerlik ve özdeşlik farkına dikkat etmek önemlidir. 

Bu noktada Hikmet teriminin  feraset ve basiret sahibi olma, bilgelik anlamlarına geldiğini, bunu da  “belirli bir zihinsel olgunluğa sahip olma, sorgulayıcı bir tutumun sonucunda  elde edilen bilgileri anlamlı ve ilkeli bir hayat doğrultusunda sağlıklı kullanma, hayatı iyi okuyup doğru ve anlamlı bir şekilde yorumlama” olduğunu hatırlamak gerekir. 

İslam Felsefesinde Hikmet, düşünce gücüne ait bir fazilet olarak varlıktaki sebeplerin ve özellikle de en son sebebin bilgisine sahip olmak şeklinde tanımlanmıştır.  ilim ve derin kavrayış sahibi olmaktır.  “Hâkim” hikmet sahibi kişi ise mevcudatın hakikatlerini bilip hayırlı işleri yapan, iyiliğin temini için kötü bir şeye engel olmaya karar verendir. Bu bağlamda hikmet, terim olarak önce Nübüvvet (peygamberlik) anlamında kullanılır. Bu nedenle nübüvvet felsefesi aynı zamanda bir etik-politik siyaset felsefesi demektir. 

Özetle, İslam Felsefesinde  “hikmetlerin hikmeti olarak felsefe” ile “felsefeyi “Philo-sophia” yani salt “Bilgelik sevgisi peşinde koşmak ya da hakikat sevdalısı” olarak tanımlaması arasındaki önemli ve ince bir ayrım vardır. Bunun tespiti açısından sofist (bilgiç) ile philosophist (bilge/hakim) arasındaki farkı vurgulamak ve anlam değiştirme süreçlerini hatırlamak gerekir. 

Sofist, yunanca bilgi anlamına gelen (sophia) teriminden türemiştir. İlk anlamı buradan hareketle, bilgili kişi, eğitim görmüş uzman kişi anlamına gelir. Bu terim, düşünce tarihinde bir kavramın daha sonra nasıl tahrif edildiğinin de ilginç bir göstergesidir. Zira sofist,  insanlığın kozmos, yani evren ile ilgilenmesinin ötesinde artık insan üzerine yoğunlaşılması gerektiğini söyleyerek, bilgiye pratik bir değer yükleyen kişidir. 

Sofizmin ikinci anlamı, siyasal uzman ve siyasal eğitmendir. Gençleri siyasal iktidara hazırlamayı hedefleyen sofistler, ilk dönemde,  insan eylemlerinin temellerini araştırdı. Bunu araştırmak devlet ve toplumun kökeni üzerinde düşünmeyi getirdi. Demokratik düşünceyi ilk defa ciddi olarak savunan sofistler, iyi bir yurttaşın nasıl olacağı üzerinde durdular. Genel geçer yasalar olup olmadığını araştırdılar, bunun için farklı deneyimleri incelediler. 

Sofizmin üçüncü anlamı, deneyimlerini ücretle sunan kişi, siyasal danışman: Başarılı olabilmek için siyaset bilimi ya da siyaset sanatı öğrenimini zorunluluğu üzerinde durarak bunu ancak kendilerinin belirli bir ücret karşısında verebileceklerini söylediler. Çünkü artık onlara göre, felsefenin amacı, insanı anlamak ve ona günlük davranışlarını yönlendirecek, ün ve onur kazandıracak, yüksek mevkileri temin edecek görevler almasına yardım edecek bilgileri sağlamaktır. 

İşte bu tanım,  siyaset uzmanı bilge kişiden, hitabet (retorik) ustasına dönüşmeyi gösterir. Günümüzü anlamak için bu anlamlar arasındaki geçişe dikkat etmek önemlidir. Platon ve Farabi sayesinde önem kazanan anlam, safsatacı işte bu son tanımdır. Burada insanları ikna edebilmek için güzel söz söyleyebilmek  ve tutarlı olmak temel olduğu için sofistlik bir sanat olarak görülebilir. Zira aklı kullanmak ve siyasal hayat üzerinde etkili olabilecek bir çok husus hakkında yeterli bilgi olmak şartı vardır.  

Önemli olan sofistin bilge kişiden safsatacı kişi haline dönüşmesidir.  Sofist yani bilgiç, gerçeği bilmeyen ama bilgelik taslayan, üstelik sahip olduğu az bilgiyi şişiren paraya tahvil eden kişidir. Bilgiç artık ters sözcü, dün ak dediğine bugün kara diyen bir söz çürütücüdür. 

İlk üç anlamda sofist, demokratik bir ortamda ortaya çıkmışlar ve düşünceye esneklik kazandırarak, değişen toplumsal gerçekliğe uyum sağlayabilme yeteneğini kazandırmışlardır, dolayısıyla siyasanın aristokratlara özgü olmadığını, her şeyin müzakere edilerek çözümlenebileceğini söyler. Bu sofist düşüncenin insanlığın demokrasi deneyimine olan olumlu katkısıdır. 

Dördüncü anlamda ise  genel geçer bir bilginin olmadığı, sosyo-politik düzeyde kişinin yalnızca kendi sanılarına ve yargılarına güvenmesi gerektiğini göstererek, bireyi kendi dışındaki doğruları kabul etmemeye, dolayısıyla her türlü düzeni yadsımaya götürür. 

Özetle söyleyecek olursak, insan eylemlerinin temellerini araştıran, devlet ve toplumun kökeni üzerinde düşünen, insanın nasıl mutlu olacağına dair siyasal söylemler geliştirmeye çalışan bilge kişi, herkesin nitelikli bir öğretmen elinde eğitilip uzman hale gelebileceğini söyleyen ve kurumsal eğitimin temellerini araştıran ile siyasal uzman ve siyasal eğitmen anlamlarının kaybolma riskine dikkat etmek gerekir. Çünkü Platon ve Farabi’nin şarlatan şeklindeki son evreyi öncelemeleriyle felsefi düşüncede diğer özellikle olumlu iki anlamın içeriği boşaltılmaktadır.  Deneyimlerini belirli bir ücret karşılığı sunan (sofist) danışmanın sonra bir retorik/hitabet uzmanına dönüşmesi ve safsatacı hatta şarlatan diye anılması sofistin dördüncü anlamıdır. Platon ve Farabi tarafından aktarılan da budur.

Platon’un hocası Sokrates’in söylemlerini aktarmak ve genel geçer bilginin olabilirliğini ve insan her şeyin ölçüsüdür söylemenin ortaya çıkardığı sorunları aşmak için böyle bir tercihte bulunduğu iddia edilebilir. Fakat erdemli bir toplum kurma projesini savunan bunun için insan ve yetileri, bunun aile ve toplum/devlet üzerinde nasıl olabilirliğini düşünen Farabi’nin bu hususta Platon’un tercihini öncelemesi ve etik-politik sistemini kurarken diğer anlamları göz ardı etmesi tutarlı değildir.

(Çorum; 26.5.2020. Ramazan bayramının 3.günü, sokağa çıkma yasağının son günü)

Yorumlar (0)

20°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 09 Temmuz 2020
İmsak 03:16
Güneş 05:11
Öğle 12:50
İkindi 16:48
Akşam 20:20
Yatsı 22:06
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Fenerbahçe 31 50
6. Beşiktaş 30 50
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Denizlispor 31 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 34 50
8. Tottenham 33 48
9. Sheffield United 33 48
10. Burnley 33 46
11. Everton 33 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 34 31
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 34 60
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 34 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 35 39
14. Real Betis 34 38
15. Celta de Vigo 35 36
16. Deportivo Alaves 34 35
17. Eibar 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
banner2034
Arşiv

Gelişmelerden Haberdar Olun

@
Bumerang - Yazarkafe