Okumuş, yapılan değişikliklerin sendika olarak uzun süredir dile getirdikleri taleplerin kısmen karşılık bulduğunu gösterdiğini belirtirken, düzenlemelerin yeterli olmadığını vurguladı.
Sendika olarak toplu sözleşme görüşmelerinden bilimsel çalıştaylara kadar pek çok platformda aile yapısını güçlendirmeye yönelik öneriler sunduklarını ifade eden Okumuş, sahadan elde edilen veriler ve hazırlanan raporların yasama sürecine katkı sağladığını dile getirdi. Okumuş, annelerin doğum izninin 24 haftaya çıkarılması ve babalık izninin kamu-özel ayrımı gözetilmeksizin 10 gün olarak eşitlenmesinin önemli bir kazanım olduğunu kaydetti.
Mevcut düzenlemelerin aile yapısının korunması açısından değerli bir başlangıç olduğunu belirten Okumuş, özellikle çocuk gelişimi ve anne sağlığı açısından daha kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Okumuş, doğum izninin 60 haftaya çıkarılmasının hem annenin fiziksel ve psikolojik iyilik hali hem de çocuğun sağlıklı gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Babalık iznine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Okumuş, mevcut 10 günlük sürenin aile içi sorumlulukların paylaşımı açısından yetersiz kaldığını belirterek, bu sürenin 30 güne çıkarılması gerektiğini dile getirdi. Okumuş, babaların doğum sonrası süreçte daha aktif rol üstlenmesinin aile bütünlüğünü güçlendireceğini ve çocuk gelişimine olumlu katkı sağlayacağını vurguladı.
Açıklamasında güçlü bir toplumun temelinin güçlü aile yapısından geçtiğine dikkat çeken Okumuş, “Aileyi destekleyen her adım, doğrudan toplumsal yapıyı güçlendiren bir yatırımdır. Yapılan düzenlemeleri kıymetli bulmakla birlikte, hedeflediğimiz noktaya ulaşmış değiliz” ifadelerini kullandı.
Fatih Okumuş, sendika olarak doğum izninin 60 haftaya, babalık izninin ise 30 güne çıkarılması yönündeki taleplerini yineleyerek, bu hedeflerin hayata geçirilmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.