Güncel

Eyyam-ı bahur geri dönüyor: 10 Ağustos'ta ikinci sıcak hava dalgası başlıyor

10 Ağustos’tan itibaren Türkiye genelinde sıcaklıkların yeniden artacağı ve ikinci eyyam-ı bahur dalgasının başlayacağı bildirildi. Uzmanlar, bu sıcak dalganın ilkine göre daha hafif olacağını ancak etkilerinin devam edeceğini belirtti.

Abone Ol

Türkiye yaz aylarını sadece aşırı sıcaklarla değil, aynı zamanda ciddi bir kuraklık tehdidiyle geçiriyor. Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Meteoroloji Uzmanı Ahmet Köse, Sözcü TV ekranlarında yaptığı değerlendirmede, özellikle eyyam-ı bahur sıcaklarının ikinci dalgası konusunda kamuoyunu uyardı.

Köse, İstanbul ve birçok şehirde haziran ayında yüzde 90’a varan yağış azlığı yaşandığını belirterek, “Bu sadece İstanbul’a özgü değil, Karadeniz kıyıları ve Ege haricinde neredeyse tüm Türkiye için geçerli” dedi.

Eyyam-ı Bahur yeniden geliyor ama bu kez biraz daha hafif

Haziran ve temmuz aylarında etkili olan eyyam-ı bahur sıcaklıklarının ilk dalgası büyük ölçüde geride kaldı. Ancak Köse’nin verdiği bilgiye göre, ikinci sıcak hava dalgası 10 Ağustos’tan itibaren etkili olacak.

"İlk dalga kadar boğucu olmayacak gibi görünüyor," diyen Köse, ağustosun ikinci yarısında sıcaklıkların kısmen kırılabileceğini ancak yaz mevsiminin uzadığına da dikkat çekti:
“Yaz, artık eylül sonuna kadar sürüyor.”

İstanbul’da ve Türkiye genelinde ciddi kuraklık: Yağışlar yetersiz kaldı

Köse’nin açıklamalarına göre İstanbul, 2025 Haziran ayında son yılların en kurak dönemlerinden birini geçirdi. Yağış miktarı yüzde 90 azaldı. Bu durum sadece İstanbul’la sınırlı değil. Karadeniz kıyıları ve Ege Bölgesi dışındaki çoğu ilde “olağanüstü kuraklık” yaşandı.

Geçici olarak görülen sağanaklar ve yaz yağmurları, uzun vadeli su eksikliğini kapatmaya yetmedi. Köse’ye göre, bu durum başta orman yangınları riski, içme suyu yetersizliği ve tarımsal kuraklık olmak üzere çok sayıda sorunu beraberinde getiriyor.

Türkiye’nin suyu en çok tarımda tüketiliyor

Ahmet Köse, Türkiye’deki toplam su tüketiminin yüzde 71’inin tarımsal sulamada kullanıldığını belirtti. Sanayi yüzde 20, hane halkı ise yalnızca yüzde 9’luk bir dilimi tüketiyor. Bu oranlar, özellikle su kıtlığı tehdidi altındaki bölgelerde tarımsal verimlilik ve sulama politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Hafta başı yağış, sonrasında yeniden sıcak hava

Meteoroloji tahminlerine göre, bu hafta başından itibaren Karadeniz sahilleri, Toros Dağları'nın Göller Bölgesi, Bolu, Çankırı ve çevresinde yerel sağanak yağışlar görülecek. Özellikle perşembe günü, İstanbul dahil birçok bölgede yağışların etkisini artırması bekleniyor.

Bu geçici serinleme 3-4 gün sürecek, ardından sıcaklıklar yeniden artışa geçecek. Yani yazdan kısa bir nefes alacağız, ardından eyyam-ı bahurun ikinci perdesi başlayacak.

Uzun vadeli tahminler ne söylüyor?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 3 aylık değerlendirmelerine göre:

Ağustos ayında: Sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde, yağışlar normaller civarında olacak.

Eylül ayında: Sıcaklıklar yine mevsim normallerinin üzerinde seyredecek.

Ekim ayında: Sıcaklıklar yüksek, ancak yağışlar mevsim normallerinin altında kalacak.

Bu tablo, özellikle eylül ve ekim aylarında su kıtlığı riskinin daha da artabileceği anlamına geliyor.

Mevsimlerde kayma var: İlkbahar ve sonbahar kısaldı

Ahmet Köse’nin değerlendirmelerine göre, 2000 yılı sonrası yapılan iklim çalışmalarında mevsimlerde belirgin kaymalar saptandı. İlkbahar ve sonbahar mevsimlerinin süresi ortalama 25 gün kısalırken, yaz ve kış mevsimlerinin süreleri uzadı.

Bu değişim, tarımdan şehir planlamasına kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, mevsimsel adaptasyon stratejilerinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguluyor.

Yetkililere çağrı: “Şimdiden önlem alınmalı”

Ahmet Köse, özellikle Ekim ve Kasım aylarında beklenen düşük yağışlar nedeniyle “pastırma yazı” döneminin kurak geçebileceğini ve bu nedenle mevcut su rezervlerinin dikkatli kullanılması gerektiğini söyledi.

Tarım alanında sulama planlarının yeniden gözden geçirilmesi, belediyelerin su yönetimi politikalarını sıkılaştırması ve orman yangınlarına karşı hazırlıkların artırılması gerektiğini belirtti.