Dağaşan, kamu görevlileri ve emeklilere yönelik maaş artışlarının daha yılın ilk aylarında enflasyon karşısında yetersiz kaldığını belirterek, mevcut ücret politikalarının gerçek ekonomik veriler dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
“ALIM GÜCÜ DAHA DÖRT AYDA ERİDİ”
2026 yılı için memur ve emeklilere ilk 6 ayda yüzde 11, ikinci 6 ayda ise yüzde 7 oranında maaş artışı öngörüldüğünü hatırlatan Dağaşan, toplam yüzde 18’lik artışın dahi başlangıçta yeterli olmadığını savundu.
Yılın ilk dört ayında TÜFE’nin yüzde 14,64’e ulaştığını belirten Dağaşan, “Kamu görevlileri ve emekliler için yılın ilk yarısında öngörülen yüzde 11’lik maaş artışı, daha altı ay dolmadan enflasyon karşısında erimiştir. Memur ve emekliler ilk dört ayda yaklaşık 3,64 puanlık alım gücü kaybı yaşamıştır” dedi.
“ENFLASYON RİSKİNİN YÜKÜ ÜCRETLİNİN SIRTINA BIRAKILIYOR”
Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisini yüzde 26’ya yükseltmesinin ekonomik öngörülerin ne kadar değişken olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Dağaşan, maaş artışlarının sabit bırakılmasının tüm yükü memur ve emeklilerin omuzlarına yüklediğini dile getirdi.
Dağaşan açıklamasında, “Tahminler değişiyor, revize ediliyor ancak maaş artışları güncellenmiyor. Bu durum memur ve emeklilerin gelir kaybını daha da artırıyor” ifadelerini kullandı.
“TELAFİ ZAMMI VE REFAH PAYI ŞART”
Yüksek enflasyon ortamında ücretlerin geride kalmasının sosyal refahı olumsuz etkilediğini belirten Emir Dağaşan, memur ve emeklilere yönelik yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Dağaşan, 2026 yılı maaş artış oranlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, alım gücü kaybını telafi edecek ek zam yapılması, refah payı uygulamasının hayata geçirilmesi ve ücret artışlarının gerçekleşen enflasyona göre güncellenmesi çağrısında bulundu.
Açıklamasının sonunda Dağaşan, “Memur ve emekliler ekonomik belirsizliğin ve hedef sapmalarının yükünü taşımak zorunda değildir. Ücret politikaları tahminlere değil, hayatın gerçeklerine göre belirlenmelidir” dedi.