Eğitim

Eğitim Sen’den yıl sonu değerlendirmesi: Eğitimde karanlık tablo

Eğitim Sen Çorum Şubesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi nedeniyle yaptığı açıklamada, eğitim sisteminde çözüm bekleyen sorunlara dikkat çekti.

Abone Ol

Eğitim Sen Çorum Şubesi Yürütme Kurulu adına açıklama yapan Kenan Sırma, 26 Haziran Cuma günü sona eren eğitim öğretim yılının, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin yaşadığı sorunları bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.

Sırma, yüz binlerce öğretmen adayının atama beklediğini, mevcut öğretmenlerin ise ağır iş yükü ve ekonomik sıkıntılar altında görev yaptığını ifade etti. Kalabalık sınıflar, yetersiz fiziki kapasite, personel eksikliği, temizlik ve hijyen sorunlarının okullarda temel problemler arasında yer aldığını söyledi.

“Eğitim kamusal hak olmaktan uzaklaştırılıyor”

Eğitimde piyasa merkezli politikaların giderek arttığını savunan Sırma, eğitimin anayasal ve kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırıldığını belirtti.

Türkiye’de özel öğretimin örgün eğitim içerisindeki payının 2002 yılında yüzde 1,9 seviyesindeyken, 2026 yılına gelindiğinde yüzde 8’e ulaştığını kaydeden Sırma, bu artışın eğitimin ticari bir alan haline getirildiğini gösterdiğini ifade etti.

Sırma, “Veliler müşteri, okullar işletme haline getirilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Öğretmenlerin istihdam sorunlarına dikkat çekti

Açıklamada öğretmenlerin farklı istihdam biçimleriyle güvencesizliğe sürüklendiği de vurgulandı.

Kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarının öğretmenlik mesleğini hak, ücret ve güvence bakımından parçaladığını belirten Sırma, ücretli öğretmenliğin kamu hizmetinde güvencesiz çalışmanın en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Sırma, nitelikli eğitimin ancak güvenceli, liyakatli ve mesleğini bağımsız şekilde icra eden öğretmenlerle mümkün olabileceğini ifade etti.

“Okullarda hijyen ve güvenlik sorunu büyüyor”

Eğitim Sen açıklamasında, öğrenci başına yapılan eğitim harcamalarının OECD ortalamasının gerisinde kaldığı belirtilerek, bunun kamusal eğitimdeki zayıflamayı ortaya koyduğu savunuldu.

2025-2026 eğitim öğretim yılında okullarda temizlik ve hijyen sorunlarının sürekli gündeme geldiğini belirten Sırma, temizlik personeli eksikliğinin sistemsel bir bütçe ve kadro tercihinin sonucu olduğunu kaydetti.

Okullarda artan şiddet olaylarına da dikkat çeken Sırma, eğitim kurumlarının güvenli alanlar olmaktan uzaklaştığını ifade etti. İstanbul’da öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesi ile Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların okul güvenliği konusunu yeniden tartışmaya açtığını dile getirdi.

Ücretsiz yemek ve temiz su talebi

Eğitim Sen, okullarda bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su sağlanması gerektiğini de vurguladı.

Sırma, yetersiz beslenen öğrencilerin derse odaklanmakta güçlük çektiğini belirterek, beslenme sorununun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliği meselesi olduğunu ifade etti.

Maarif Modeli’ne eleştiri

Açıklamada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de eleştirildi.

Yeni müfredatın eğitim bileşenlerinin, sendikaların ve bilim çevrelerinin görüşleri yeterince dikkate alınmadan hazırlandığını savunan Sırma, modelin laik ve bilimsel eğitim anlayışını zayıflattığını ileri sürdü.

ÇEDES ve benzeri projelerin okullarda tekçi bir anlayışı güçlendirdiğini iddia eden Sırma, eğitim programlarının bilimsel, laik ve demokratik temelde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

“Öğretmenlik mesleğinin onurunu savunacağız”

Eğitim fakültelerinin verdiği diplomaların yok sayılmasına ve öğretmen adaylarının güvencesiz koşullara mahkûm edilmesine karşı olduklarını ifade eden Sırma, öğretmenlik mesleğinin itibarı ve güvenceli çalışma hakkı için mücadele edeceklerini söyledi.

Sırma, “Eğitim Sen olarak, eğitimin ticarileştirilmesine ve siyasi kadrolaşmanın bir aparatı haline getirilmesine karşı öğretmenlik mesleğinin onurunu ve güvenceli çalışma hakkını her platformda savunmaya devam edeceğiz” dedi.