Şöyle bir anket yapılsa, ‘’ Eften püften diye tabir edilen olaylardan dolayı insanların can ve mal kaybına uğramasını nasıl karşılıyorsunuz?’’ diye. Muhtemeldir ki, istisnasız % 100 tüm Türkiye ‘’Artık bu zamanda bunlar yaşanmasın’’ der. Ancak, ben ben olarak ne yapabilirim? Diye kendilerini sorgulayanların sayısı pekte yüksek çıkmaz diye düşünüyorum.
Şunu üzülerek ifade edeyim ki, 81 ilde görev yapan sivil savunma uzmanları ile daima irtibatı olan biri olarak, hepimizin ortak derdi; koruyucu güvenlikte, depremde, yangında, ilk yardımda vs. bir şeyler yapmak istediğimiz zaman, planlarda görev yazdığımız zaman veya yapılması gereken hususlarda gönderdiğimiz zaman en yakın arkadaşlarımız bile, bunları yaparken yarı şaka yarı ciddi sivil savunma uzmanının şahsi işiymiş gibi görüyor. Temel afet bilincimiz tam manasıyla oturmadığı için, böyle bir alışkanlığımız var. Halbuki buradaki uzmanın yaptığı çalışmaların öncelikle can ve mal kaybını önlemek ve kurumun zarar görmesine engel olmaktır. Tabiri caizse sivil savunma bölümü mumun içindeki iplik gibidir. Herkesi ilgilendirir. Başka bölümlere benzemez.
Gönül ister ki; nasıl ki doktorun yazdığı reçeteyi bir an önce hastalıktan kurtulmak için kullanıyorsak, sivil savunma uzmanının uyarılarını da olası afetleri afiyette atlatabilmek için kullanmak zorundayız…
İşte size, eften - püften sebeplerle hayatını kaybedenlerden bir kesit:
- Elektrik direğine Bursa sporun bayrağını asmak için tırmandı. Ancak vücudunda platin olduğunu unuttu. Elektrik akımına kapıldı ve öldü (Bursa)
- Sınıftaki sabitlenmeyen televizyon üzerine düşen öğrenci öldü (Hatay)
- Katta olmayan asansöre binmek için dikkatsizce adım attı ve öldü. (İstanbul)
- Midesine kaçan sineği öldürmek için ağzına sinek ilacı sıktı ve öldü (İstanbul)
- Balkona 50 kişi birden çıktı ve balkonun çökmesiyle toplu ölüm meydana geldi.. (Dudullu'da bir köy nişan töreninde).
- Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı ayağını silkeleyerek çıkarmaya çalışan kişinin, elektrik çarptığını sanan yardımsever bir vatandaş tarafından kafasına kürek, kalas vb. vurularak ölmesi. (Rize)
- Yolda mutlu, mesut yürürken kafasına balkon demirinin üzerinde duran LPG tüpü düştü ve öldü (İstanbul)
- Seçim mitinginde görüntü almak için otobüsün üzerinde bulunan iki gazeteci üst geçide çarpınca öldü (Adana)
- Elindeki geçme merdiveni elektrik hattına dokundurunca akıma kapıldı ve öldü (Kahramanmaraş)
- Alkollü durumda TEM otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişinin; süper FM’de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve otoyolda göbek atmaya başlaması üzerine 5 kişiden 3’ çü ayrı araçların çarpması sonucu öldü. (Adapazarı)
- Aynı iş yerinde biri gündüz bir gece vardiyasında olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan biri mobylette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılaşmaları ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce öldüler (Konya)
- Tıraş olurken berberin rahatlatır diye boynu aniden sağa sola çevirme hareketi sonucu küt diye boynu kırılan müşteri koltukta öldü (Erzurum)
SON NOT : UZMANLARLA İLĞİLİ YASA TASARISININ MECLİSTE GÖRÜŞÜLDÜĞÜ ŞU GÜNLERDE, TEMENNİMİZ SİVİL SAVUNMA UZMANLARININDA BUNA DAHİL EDİLMESİ VE OLASI DOĞAL AFETLERE KARŞI DAHA AKTİF HALE GETİRİLMESİDİR…! Ancak büyükler der ki: ‘’ Gönül isterken, kader hep gülermiş…!’’