61 ülkeden 56 binden fazla kişinin katılımıyla yapılan uluslararası bir araştırma, insanların doğayla kurduğu bağı kültürel, ekonomik ve manevi faktörlerle birlikte değerlendirdi. Araştırmanın sonuçlarına göre, doğayla en güçlü bağı kuran toplum Nepal oldu. Nepal’i İran, Güney Afrika, Bangladeş ve Nijerya izledi.
Araştırmada, sosyoekonomik koşullar, şehirleşme oranı, biyolojik çeşitlilik, maneviyat ve teknolojiye yaklaşım gibi unsurların doğayla kurulan ilişkiyi doğrudan etkilediği belirlendi. Gelişmiş ülkelerde yüksek şehirleşme ve teknolojik yoğunluğun bu bağı zayıflattığı vurgulandı. Bu kapsamda Hollanda, Kanada, Almanya, İsrail, Japonya ve İspanya listenin son sıralarında yer aldı.
Türkiye 22’nci Sırada: Gelişmekte Olan Ülkeler Daha Yakın Hissediyor
Araştırmada Türkiye’nin 22’nci sırada yer alması dikkat çekti. Uzmanlara göre bu sonuç, Türkiye’nin hem şehirleşme düzeyi hem de kültürel değerlerinin dengeli bir noktada bulunmasından kaynaklanıyor. Anadolu coğrafyasının zengin biyolojik çeşitliliği ve geleneksel yaşam alışkanlıklarının etkisiyle, insanların doğaya olan duygusal bağının görece güçlü kaldığı ifade edildi.
Araştırmacılar, ekonomik gelişmişliğin her zaman doğa farkındalığıyla paralel ilerlemediğini, aksine yüksek teknolojiye dayalı yaşam biçimlerinin insanları doğadan uzaklaştırabildiğini belirtti. Türkiye gibi doğayla iç içe geçmiş geleneksel yaşam biçimlerini kısmen koruyan ülkelerde bu bağın daha sağlam kaldığı kaydedildi.
“Doğayla Bağ Güçlendikçe Yaşam Kalitesi Artıyor”
Araştırmanın sonuçları, doğayla temasın sadece çevresel değil, aynı zamanda psikolojik bir ihtiyaç olduğunu ortaya koydu. Bireylerin doğayla kurduğu duygusal bağın, yaşam memnuniyetini ve toplumsal dayanışmayı artırdığı gözlemlendi. Maneviyat ve kültürel değerlerin güçlü olduğu toplumlarda doğayla kurulan ilişkinin daha derin olduğu belirtildi.
Araştırmacılar, ülkelerin eğitim, sağlık, sanat ve şehir planlaması politikalarında doğayla teması artıracak düzenlemelere yer vermesi gerektiğini vurguladı. Çalışma, insanların “duyusal, ruhsal ve duygusal” olarak doğayla bağlantı kurmasının toplum sağlığı ve sürdürülebilir yaşam açısından büyük önem taşıdığını ortaya koydu.
Araştırma sonuçları çevre ve ekoloji alanında saygın bir yayın olan Ambio dergisinde yayımlandı.