Çorum Yayla Haber Gazetesi

Çorum

Çorum Haber

Çorum Haberleri

Çorum Belediyesi

Çorum Valiliği

Çorumspor

Çorum Gazetesi

Çorum Gazeteleri

Ahmet Ahlatcı

Çorumhaber

Corum

corumhaber

Çorumhaber

Çorum Yayla Haber Gazetesi

Çorum Haber Gazetesi

Çorum Haberleri oku

Sungurlu

Alaca

Osmancık

Sungurlu

İskilip

Kargı

Habercim19

habercim19.com

corumhaber.net

corumhakimiyet.net

çorum time

corum time

çorum valilik

Çorum Belediye

Çorum Belediyespor

Yeni Çorumspor

Çorum Yerel

ÇorumYerel Ekonomi

Çorum Ahmet Ahlatcı

Ahmet Ahlatcı

Çorum Ak Parti

Çorum CHP

Çorum İyi Parti

Çorum MHP

Çorum Gelecek Partisi

Çorum DEVA

Çorum Saadet Partisi

Ahmet Sami Ceylan

Cahit Bağcı

Agah Kafkas

Salim Uslu

Tufan Köse

Oğuzhan Kaya

Kenan Nohut

Ali Haydar Tanrıverdi

Hacı Odabaş

Yusuf Ahlatcı

Mustafa Tahtasız

Çorumluyuz

Çorumlu Amir

Çorumlu

Çorumda

Çorumdan

Çorum Yayla Haber Gazetesi

Yayla Haber

Çorum Yayla Haber

Çorum Haber

Çorum Haber Gazetesi

Çorum Yerel

Çorum Yerel Gazete

Çorum
Corum
Çorumhaber
Corumhaber
çorum gazetesi
çorum gazeteleri
çorum haberleri oku

30.05.2020, 00:08 2680

Divan Edebiyatı Halktan Uzak, Üst Zümre Edebiyatı Mıdır?

Tarih, 13. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasında Osmanlı Devleti adında bir cihan devletine şahit olmuştur. Osmanlı Devleti gibi çağ açıp çağ kapatan büyük bir devletin kendine has edebiyatının adıdır Divan Edebiyatı.

Kendine özgü bir takım biçimsel ve içeriksel kuralları olan bu edebiyat, Osmanlı Devleti’nin dünya tarihindeki konumuna göre iniş ve çıkışlar yaşamıştır. Şöyle ki: Devletin kuruluş ve gelişme dönemleri aynı zamanda Divan Edebiyatı’nın kuruluş ve gelişme dönemlerine tekabül eder. Osmanlı’nın üç kıtada hükmedecek düzeye ulaştığı 16. yüzyıl ile 17. yüzyılın ilk yarısı aynı zamanda Divan Edebiyatı’nın zirvede olduğu dönemdir. Osmanlı Devleti’nin çöküş dönemi olarak kabul edilen 19. yüzyılda ise yerini yeni bir edebiyata bırakmıştır.

Edebiyat tarihimizdeki konumu bile yaşadığı dönemin devletinin tarihî sürecine uygunluk gösteren bu edebiyatın, muhteva bakımından toplumsal hayatın dışında olması düşünülemez. Yıllardan beri edebiyat tarihlerimizde ve konuyla ilgili edebiyat kitaplarında bize öğretilen “Divan Edebiyatı halktan uzak, soyut konuları işleyen bir hayaller edebiyatıdır.” düşüncesi maalesef bu edebiyata farklı bir gözle bakılmasına neden olmuştur. Şurası bir gerçektir ki, insan bilmediğinin düşmanıdır.

Divan Edebiyatı’nı bir kültür hazinesi ve mirası olarak düşünmeliyiz. Divan Edebiyatı metinlerinin dili bize ağır gelebilir. Ancak, Divan Edebiyatı’nın dilinin ağır oluşundan ziyade, bizim hafif olup olmadığımızı sorgulamamız gerekir. Bugün, Şekspir’in dili İngiliz gençlerine, Victor Hugo’nun dili Fransız gençlerine, Gogol’un dili Rus gençlerine ağır gelse de onlar bu sanatçıları severek okurlar.

Yeryüzünde tarihî ve kültürel miraslarından kopuk bir şekilde yaşamayı medeniyet zanneden, nesillerini onlardan uzaklaştırmak için çabalayan başka bir millet var mıdır bilinmez. Son yıllarda bu hatanın farkına varılmış olmalı ki, Divan Edebiyatı’nın kültürümüzün bir parçası olduğunu ortaya koymaya çalışan insanların sayısı her geçen gün artmış ve bu edebiyat yeniden hak ettiği değeri bulmaya başlamıştır.

Divan Edebiyatı gerçekten hayattan kopuk, soyut ve bir hayaller edebiyatı mıdır? Bu sorunun cevabı “kesinlikle hayır”dır. Yaklaşık olarak altı yüz yıl hakimiyetini sürdürmüş olan bu edebiyatın temsilcileri, sık sık, içinde bulundukları toplumun yaşam biçimlerini, adet ve geleneklerini, inançlarını kısacası pek çok kültürel değerini şiirlerine yansıtmışlardır. Hangi Divan Edebiyatı ürününe bakarsanız bakın, mutlaka o ürünün yazıldığı döneme ait izleri -az veya çok- görürsünüz. Çünkü bu şiirleri yazanlar, bizzat toplum içinde yaşayan, toplumla bir şekilde içli dışlı olan kişilerdir. Yapılan araştırmalar padişah, şeyhülislam ve kadı gibi devlet erkanından kişilerin yanında kasaptan kunduracıya, terziden demirciye kadar hemen her meslekten Divan şairi olduğunu göstermektedir. Sözgelimi Nasûhî aktardır. Yine Enverî namıyla bilinen bir başka Divan şairinin mesleği yorgancılıktır. Bu örnekler çoğaltılabilir. Bu şairlerin şiirlerinde halktan uzak bir tutum izlemeleri sizce mümkün müdür?

Divan Edebiyatı’nda toplum hayatının ve kültürünün yansımalarına dair birkaç örnek vermek istiyorum:

Erbabına malumdur ki, şitâiyye denilen ve genellikle nesib bölümlerinde kış mevsiminden söz eden kasideler vardır. Şitâ, kış demektir. Bu bölümde kış mevsiminin özelliklerinin yanında, insanların kış mevsimini değerlendirme yolları da anlatılır. Aynı şekilde bazı mesnevilerde şitâiyye başlığı altında aynı konulardan söz edilir. Örneğin, 17. yüzyıl şairi Nev’izâde Atâyî’nin Sâkînâme adlı mesnevisinden alınan aşağıdaki beyitlerde kış mevsiminde genç erkeklerin kar topu oynayışları, genç kızların buzda kayışları dile getirilir:

Atar kar topın nev-cevânlar yine

Kayar buzda meh-pâreler pür-şitâb[1]

(nev-cevân: genç erkekler; meh-pâre: genç kız; pür-şitâb; aceleyle, hızlıca)

Televizyon, bilgisayar, radyo gibi araçların olmadığı dönemlerde, uzun kış gecelerinde insanlar bir araya gelerek sohbet meclisleri oluştururlar (“Gönül ne kahve ister ne kahvehane/ Gönül sohbet ister kahve bahane” sözü de bu geleneği hatırlatmaktadır.). Gelibolulu Mustafa, kış mevsiminde soğuğun tesirini azaltmak ve vakit geçirmek için bir araya gelerek kahve içen insanlardan söz eder:

El ayak tutmaz oldı sermâdan

Kahve-nûş oldı cümle ehl-i safâ[2]

(sermâ: kış, soğuk; kahve-nûş: kahve içmek; ehl-i safâ: eğlence ehli)

Divan şiirinin toplum hayatıyla ilişkisini ortaya koyan bu tür beyitler dışında, müstakil olarak kaleme alınan eserler olduğunu da belirtmek gerekir. Bahar mevsimi eğlencelerine yer veren bahâriyyeler, bayramları konu alan ıydiyyeler, ramazan gün ve gecelerini işleyen ramazâniyyeler, düğün ve eğlence hayatlarını anlatan sûrnâmeler, ekonomik sıkıntı, savaş, sel, yangın, deprem gibi toplumsal olayları dile getiren kaside ve mesneviler, şiir-toplum ilişkisini göstermesi bakımından ayrıca önem arz etmektedir.

Sonuç olarak divan edebiyatı hayatın gerçeklerinden kopuk soyut bir edebiyat olmakla itham etmek bizim için kolaya kaçmaktır.

[1] Muhammet Kuzubaş, Nev’izâde Atâyî’nin Sâkînâme Mesnevisi, (Doktora Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi), Samsun 2007.

[2] Kudret Altun, Gelibolulu Mustafa Âlî ve Divânı, Özlem Kitabevi, Niğde 1999, (11. Kaside).

Yorumlar (5)
Ali Seyfi Kar 1 ay önce
Şimdi birincisi edebiyat konusunu hayattan aldığı için teknik olarak hayattan kopuk olma ihtimali yoktur. Sadece bunun derecesi farklıdır. İkincisi hayattan kopma ile halktan kopma başka şeylerdir ki halk tanımı burada önemlidir. (Biraz Osmanlı da halk kavramına bakmanızı öneririm) Üçüncüsü Türk-i basit bir tarafa divan şiiri ağırlıklı olarak Türkçe kelime ve tamlamalara değil Arapça ve Farsça ifade, tamamlama daha mazmunlara eğilir. Şekspir İngilizce yazar. Herkesin anlayacağı şekilde eski İngilizce yazar fakat Osmanlı Türkçesi, Eski Türkçe değildir. Türkçede bu evre Göktürk Uygur dönemine tekabül eder. Yapılan kıyas yanlıştır. Dördüncüsü kaleme aldığınız tartışma, artık edebi çevrelerde ömrünü doldurmuştur. Daha nitelikli konulara eğilmeniz önerilir
Arif Bilgiç 1 ay önce
Ali Seyfi Bey edebiyat dergisi okumuyorsunuz biliyorsunuz değil mi?
Ali Seyfi Kar 1 ay önce
Edebiyat dergisi olarak neyi kast ediyorsunuz? Akademik olanları mı, popüler isimli dergileri mi (ot, kafa vb.), Varlık, hece vb. köklü olanları mı, Notos vb dergileri mi? Yukarıdaki yazının konusu artık tartışma konusu olmaktan çıkalı yirmi yılı geçiyor. Bana bu tespiti yapmak için asıl sizin okuma yapmanız gerekiyor ki bence bunu dergi ile sınırlamayın. Mailinizi bırakırsanız bir okuma listesi çıkarabilirim.
Ali 1 ay önce
Yorumum nerede
Ali Seyfi Kar 1 ay önce
Bu arada sayın yazarın hakkını vermek lazım. Kendisinin kalemi kuvvetli ve yerel bir gazetede edebiyat konulu yazılar yazması çok güzel bir şey. Ben sadece daha güncel bir konuya değinmesi gerektiğine yönelik görüş bildirdim. Kendisine teşekkür ederim yazısı için.

20°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 09 Temmuz 2020
İmsak 03:15
Güneş 05:10
Öğle 12:50
İkindi 16:48
Akşam 20:20
Yatsı 22:07
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Fenerbahçe 31 50
6. Beşiktaş 30 50
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Denizlispor 31 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 34 50
8. Tottenham 33 48
9. Sheffield United 33 48
10. Burnley 33 46
11. Everton 33 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 34 31
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 34 60
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 34 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 35 39
14. Real Betis 34 38
15. Celta de Vigo 35 36
16. Deportivo Alaves 34 35
17. Eibar 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
banner2034
Arşiv

Gelişmelerden Haberdar Olun

@
Bumerang - Yazarkafe