DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), hazırladığı Enflasyon Bülteni’ni kamuoyuyla paylaştı. Bültende, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı enflasyon verilerine dikkat çekilerek, yıllık TÜFE oranının yüzde 30,89, gıda enflasyonunun ise yüzde 28,31 olduğu hatırlatıldı. TÜİK’e göre 12 aylık ortalamalar temel alındığında enflasyon oranının yüzde 34,88 olarak hesaplandığı kaydedildi.
DİSK-AR, bu verilerin ücretli kesimler üzerindeki etkisinin ağır olduğunu vurgulayarak özellikle asgari ücretlilerin alım gücündeki kayba dikkat çekti.
Asgari ücret artışı enflasyonu karşılamadı
Bültende yer alan hesaplamalara göre, asgari ücretin 2025 yılı boyunca enflasyon karşısındaki toplam kaybı 6 bin 828 lira oldu. Buna karşın asgari ücrete yapılan artışın 5 bin 971 lira ile sınırlı kaldığı belirtilerek, bu artışın enflasyon farkını dahi telafi edemediği ifade edildi.
DİSK-AR’a göre ortaya çıkan tablo, asgari ücretlinin reel gelirinde ciddi bir erime yaşandığını ve geçim koşullarının daha da zorlaştığını gösteriyor.
Uzun vadede fiyat artışları çarpıcı boyutta
Raporda uzun dönemli fiyat artışlarına da yer verildi. TÜİK verileri esas alınarak yapılan değerlendirmede, 2003 yılından bu yana ortalama fiyatların 35,1 kat, gıda fiyatlarının ise 49,3 kat arttığı belirtildi.
Bu artışların özellikle sabit ve düşük gelirli kesimler üzerinde yıkıcı etkiler yarattığı vurgulandı. Rapora göre kira, konut ve ulaştırma harcamalarındaki yükseliş eğilimi sürerken, birçok hane bütçesinin bu yükü taşımakta zorlandığı ifade edildi.
Düşük gelirli kesim gıdadan kısmak zorunda
Bültende, enflasyonun toplumsal sınıflar ve gelir grupları üzerindeki etkisinin eşit dağılmadığına dikkat çekildi. En düşük yüzde 20’lik gelir grubunun toplam gelirden yalnızca yüzde 6,3 pay aldığı, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payının ise yüzde 30,4 olduğu aktarıldı.
Artan kira ve ulaşım giderleri nedeniyle düşük gelirli hanelerin gıda harcamalarından kısmak zorunda kaldığı belirtilirken, bu durumun beslenme ve yaşam kalitesi açısından ciddi riskler barındırdığı ifade edildi.
Gelir dağılımı ve enflasyon ilişkisi vurgusu
DİSK-AR, bültende enflasyonla mücadelenin yalnızca genel oranlara odaklanarak değil, gelir dağılımı ve ücretlerin satın alma gücü dikkate alınarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Raporda, mevcut enflasyon tablosunun özellikle dar gelirli kesimler için derinleşen bir geçim krizine işaret ettiği değerlendirmesine yer verildi.