CHP’de olağanüstü kurultay tartışmaları sürerken, CHP Çorum İl Başkanı Dinçer Solmaz’ın aynı gün içerisinde sergilediği iki farklı tutum dikkat çekti.
Solmaz, sabah saatlerinde CHP Genel Merkezi’ne giderek olağanüstü kurultay talebini içeren dilekçeyi teslim etmeye çalıştı. Ancak günün ilerleyen saatlerinde Genel Merkez tarafından alınan disiplin ve görevden alma kararlarına ilişkin yaptığı açıklamada, bu kararları meşru görmediklerini ve Genel Merkez’in böyle bir yetkisinin bulunmadığını savundu.
Ortaya çıkan tablo ise kamuoyunda şu soruyu gündeme getirdi:
Eğer Genel Merkez’in yetkisini ve aldığı kararları meşru görmüyorsanız, olağanüstü kurultay talebinizi neden aynı Genel Merkez’e götürüyorsunuz?
Çünkü kurultay talebi de CHP’nin mevcut tüzüğü ve mevcut yönetim yapısı içerisinde işleyen resmi bir süreçtir. Kurultay çağrısının muhatabı da bizzat Genel Merkez’dir.
Yani bir taraftan Genel Merkez’in kapısını çalıp "Kurultay istiyoruz" diyeceksiniz, diğer taraftan aynı Genel Merkez’in aldığı kararlar söz konusu olduğunda "Sizin böyle bir yetkiniz yok" diyeceksiniz.
Bu durum ister istemez bir çelişki görüntüsü oluşturuyor.
Eğer Genel Merkez meşrudur ve parti adına karar alma yetkisine sahiptir deniliyorsa, alınan kararlar eleştirilebilir ancak yok sayılamaz.
Eğer Genel Merkez’in mevcut yönetimi meşru görülmüyorsa, o zaman olağanüstü kurultay talebinin neden aynı makama iletildiğinin de kamuoyuna açıklanması gerekir.
Siyasette farklı görüşler olabilir.
Parti yönetimine itiraz edilebilir.
Genel başkan eleştirilebilir.
Ancak bir kurumu işinize geldiğinde yetkili ve meşru, işinize gelmediğinde yetkisiz ve gayrimeşru ilan etmek siyasi tutarlılık açısından ciddi soru işaretleri doğurur.
Bugün CHP tabanının da seçmenin de cevap beklediği soru aslında oldukça basit:
Dinçer Solmaz ve kurultay talebini destekleyenler, CHP Genel Merkezi’nin yetkisini kabul ediyor mu, etmiyor mu?
Çünkü meşru görmediğiniz bir yönetimden kurultay talep etmek de, yetkisini kabul etmediğiniz bir makamın vereceği kararı beklemek de kamuoyu nezdinde izah edilmesi gereken bir durum olarak duruyor.
Siyasette eleştiri kadar önemli olan bir başka kavram da tutarlılıktır. Bugün tartışılan konu da tam olarak budur.