İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen “çerçeve yasa” teklifine ilişkin yaklaşık 24 dakika süren bir konuşma yaptı. Teklifi madde madde değerlendiren Dervişoğlu; sürecin yürütülme biçiminden Meclis’in konumuna, silahsızlanmadan kurulacak yapılara, şehit ailelerinden anayasa tartışmalarına kadar birçok başlıkta iktidara sert tepki gösterdi.
Dervişoğlu, konuşmasının sonunda İYİ Parti’nin oylamadaki kararını da açıkladı. Milletvekillerine seslenen Dervişoğlu, “Biz hayır diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız” dedi.
Meclis’in tescil makamına indirildiğini söyledi
Dervişoğlu, kanun teklifinin hazırlanış sürecine tepki göstererek teklifin Türk milletinden gizlendiğini söyledi. İmza atan milletvekillerinin dahi teklifin içeriğinden habersiz olduğunu ifade etti.
“Şimdi bu kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır?” diye soran Dervişoğlu, Meclis’in sürecin başında olduğu gibi yalnızca bir tescil makamına indirildiğini söyledi.
Silahsızlanma sıralamasına dikkat çekti
Dervişoğlu, dünyadaki silahlı örgütlerin sona erdirilmesi süreçlerinin “DDR”, yani silahsızlanma, dağılma ve entegrasyon sıralamasıyla yürütüldüğünü anlattı. Önce silahların doğrulanabilir biçimde toplanıp imha edilmesi, daha sonra örgütün komuta yapısının çözülmesi ve ancak bundan sonra hukuki adımların atılması gerektiğini söyledi.
Kolombiya, Kuzey İrlanda, İspanya, Endonezya ve Güney Afrika örneklerini veren Dervişoğlu, bu ülkelerde yasal düzenleme ve ceza indirimlerinin silahsızlanma doğrulanmadan önce yapılmadığını belirtti. Mevcut düzenlemede ise bu sıralamanın tersine çevrildiğini söyledi.
Terör örgütünün tasfiyesine itiraz etmiyoruz dedi
Dervişoğlu, İYİ Parti’nin terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiye edilmesine karşı olmadığını özellikle vurguladı. “Elbette ki biz bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine itiraz etmiyoruz. Ama yaptığınız bu değildir” dedi.
İtirazlarının Meclis’in konumuna ve devletin süreç içerisindeki yerine yönelik olduğunu belirten Dervişoğlu, düzenlemenin TBMM’nin itibarına zarar verdiğini söyledi.
İYİ Parti grubuna teşekkür etti
Sürecin başlangıcından itibaren İYİ Parti grubunun aynı çizgide hareket ettiğini belirten Dervişoğlu, milletvekillerine Meclis kürsüsünden teşekkür etti. “Hepsiyle ayrı ayrı iftihar ediyorum. Ben onlardan razıyım” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, İYİ Parti Parlamento Grubu’nun milletin onurunu, gururunu ve hukukunu koruduğunu söyledi.
PKK mensuplarının siyasete kazandırılmak istendiğini söyledi
Dervişoğlu, teklifin sonucunda PKK mensuplarının affedilmesi ve siyasete kazandırılmasının amaçlandığını söyledi. “Çerçevenin içindeki tablo esasen bundan ibarettir” ifadesini kullandı.
Sürecin milli kimliğe ve Cumhuriyet’e karşı büyük bir kalkışma olduğunu söyleyen Dervişoğlu, bunun gerekçelerini de konuşmasında sıraladı.
Kürt ile PKK’nın yan yana getirilmesine tepki gösterdi
Dervişoğlu, Kürt vatandaşların PKK ile eşitlenmesine sert tepki gösterdi. Türk milletinin Kürt ile PKK’nın bir arada anılmasına izin vermediğini belirtti.
“Kürt’ü ve PKK’yı yan yana getirmeye yeltendiğiniz için bu bir kalkışmadır” diyen Dervişoğlu, Cumhuriyet’in vatandaşları hukuk önünde eşitlediğini söyledi.
Erdoğan’ın görevde kalmasına ilişkin dikkat çeken sözler
Dervişoğlu, sürecin amaçlarından birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görevde kalmasının önünü açmak olduğunu söyledi. “Amaç Sayın Erdoğan’ın ömür boyu Cumhurbaşkanı kalabilmesinin önünü açmaktır” ifadelerini kullandı.
İktidarın süreci demokrasi, hukuk, dayanışma ve değişen dünya şartları üzerinden anlattığını belirten Dervişoğlu, dünya siyasetinin farklı bir yönde ilerlediğini söyledi.
Milli devletler yeniden güçleniyor dedi
Dervişoğlu, dünyada küreselleşmenin zayıfladığını ve milli devletlerin yeniden güçlendiğini ifade etti. Milli sınırların anlamsızlaşmadığını, aksine daha belirgin hale geldiğini söyledi.
Etnik ve mezhepsel ayrışmayı temel alan anlayışların dünyanın birçok yerinde kaybettiğini belirten Dervişoğlu, birleştiren ve milli kimliği güçlendiren yeni bir siyasi merkezin doğduğunu ifade etti.
Bu yasa bölge halkına ne getiriyor diye sordu
Dervişoğlu, kanun teklifinin terör örgütü mensupları dışında vatandaşa ne kazandırdığını sordu. Diyarbakır, Van, Batman, Hakkari, Şırnak, Bingöl, Bitlis ve Siirt’i tek tek sayarak bölge halkının ekonomik sorunlarına dikkat çekti.
“Urfalının, Mardinlinin, Muşlunun tarlasındaki bereketi mi artırıyor? Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan gençlere yeni umutlar mı yeşertiyor?” diye soran Dervişoğlu, çözümün başka yerde olduğunu söyledi.
Çözüm işte, ekmekte ve eğitimde dedi
Dervişoğlu, bölgedeki sorunların çözümüne ilişkin mesajında iş, üretim, eğitim ve refah vurgusu yaptı. “Çözüm işte ve ekmektedir. Çözüm eğitimdedir. Çözüm düşmanlıkta değil kardeşliktedir” dedi.
Çözümün tarlalardaki berekette, fabrikaların bacalarında, istihdamda, huzurda ve refahta olduğunu ifade etti.
Kürt vatandaşların hakkını da savunuyorum dedi
Dervişoğlu, Türkiye’nin hiçbir evladını kendisinden ayrı görmediğini söyledi. Ankara’nın batısında yaşayan milyonlarca Kürt vatandaşın da hakkını ve hukukunu koruduğunu belirtti.
“Kardeşliği savunuyorum. Hukuku savunuyorum. Adaleti savunuyorum. Cumhuriyeti ve onun değerlerini savunuyorum” diyen Dervişoğlu, millet olmanın etnik işaretlemeyle değil vatandaşlık hukukuyla mümkün olduğunu ifade etti.
Türk milleti ifadesine dikkat çekti
Teklifte Anayasa’nın 5. maddesine atıf yapıldığını belirten Dervişoğlu, ancak metnin tamamının alınmadığını söyledi. Çıkarılan kelimenin “Türk” olduğunu ifade etti.
“Türk milleti dememiş. Sadece millet demişler” diyen Dervişoğlu, bunun düzenlemeye ilişkin temel itirazlarından biri olduğunu belirtti.
Suriye ve İran’daki PKK yapılanmalarını sordu
Dervişoğlu, PKK/KCK’nın silah bırakmasının teyit edilmesi konusunda Suriye ve İran’daki yapılanmalara dikkat çekti. “Bu örgütün Suriye kolu kendini feshetti mi?” diye sordu ve kendi sorusuna “Hayır” yanıtını verdi.
İran’daki PJAK ve bağlı yapılanmaların da silah bırakmadığını söyleyen Dervişoğlu, bu yapıların neden süreç dışında kaldığını sordu.
PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor dedi
Dervişoğlu, konuşmasında “PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor” dedi. Terörün bir yerde yeniden silahlandığını, bir yerde devletleştiğini, başka bir yerde ise silahla yapamadığını siyaset yoluyla gerçekleştirmek için meşrulaştırıldığını söyledi.
İktidar ortaklarının siyasi ve anayasal hesaplarla bu süreci “Terörsüz Türkiye” adı altında topluma sunduğunu ifade etti.
Kurullar üzerinden Meclis iradesini sorguladı
Dervişoğlu, kanunun uygulanmasının Milli Güvenlik Kurulu ve Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulacak kurulun kararlarına bağlanmasını eleştirdi. Kurul üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağını belirterek “Meclis iradesi nasıl ve nerede devreye girecektir?” diye sordu.
Daha sonra oluşturulacak başka bir kurulun terör faaliyetlerine ilişkin soruşturma ve kovuşturmalara izin vereceğini belirten Dervişoğlu, bu durumda savcıların yetkisinin sınırlandırılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanına yeni bir makam veriliyor dedi
Dervişoğlu, düzenlemeyle Cumhurbaşkanına daha fazla yetki verildiğini söyledi. “İşin özü bu yasayla Cumhurbaşkanına bu kadar sıfatından sonra bir de başkadılık makamı bahşediliyor” ifadelerini kullandı.
Teklifte sorumluluğun komisyon, milletvekilleri ve kurullar arasında dağıtıldığını belirten Dervişoğlu, Cumhurbaşkanının siyasi ve hukuki sorumluluğunu sorguladı.
10. maddedeki sorumsuzluk hükmüne tepki gösterdi
Dervişoğlu, teklifin 10. maddesiyle kanun kapsamında görev yapan kişilere “sorumsuzluk zırhı” getirildiğini söyledi. Geçmişte 12 Eylül darbecilerinin de kendilerini korumak için anayasal düzenleme yaptığını hatırlattı.
“İktidarlar değişir, kanunlar değişir ama hesap değişmez. Çünkü ihanetin zaman aşımı yoktur” dedi.
Şehit aileleri ve gazileri sordu
Dervişoğlu, konuşmasının son bölümünde şehitlerin, gazilerin ve terör mağdurlarının durumunu gündeme getirdi. “Şehitlerimizin hatırası, gazilerimizin hukuku, terör mağdurlarının adalet beklentisi bu kanunun neresindedir?” diye sordu.
Teklifin fail odaklı olduğunu, mağdurları görmezden geldiğini ve zararın tazminiyle ilgilenmediğini söyledi. Yakınlarının faillerinin cezalandırılmasını yıllardır bekleyen ailelerin dosyalarının kapatılabileceğini ifade etti.
Devlet büyük Türk milletinindir dedi
Dervişoğlu, milli birliğin hukukun bir örgüte göre değiştirilmesiyle değil, devletin meşru düzeninin korunmasıyla ayakta kalacağını söyledi. “Devlet bir grubun, bir zümrenin, bir iktidarın mülkü değildir. Devlet sahibinindir. Devlet büyük Türk milletinindir” ifadelerini kullandı.
TBMM’nin milli egemenliğin tecelligahı olduğunu belirten Dervişoğlu, kapalı kapılar ardında oluşturulan bir mutabakatın Meclis iradesi olarak sunulamayacağını söyledi.
Milletvekillerine yeminlerini hatırlattı
Dervişoğlu, Genel Kurul’daki milletvekillerine göreve başlarken ettikleri yemini hatırlattı. Devletin varlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumak için namus ve şeref üzerine yemin edildiğini söyledi.
“Bu teklifin altına imza atarken, komisyonda evet oyu verirken bir kez olsun o yemin hiç aklınıza gelmedi mi?” diye sordu.
İYİ Parti’nin oy tercihini açıkladı
Dervişoğlu, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde İYİ Parti’nin kararını net şekilde açıkladı.
“Biz hayır diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız” dedi.
10 Ağustos 1920 ve Sevr hatırlatması yaptı
Dervişoğlu, konuşmasının sonunda tarihin 10 Ağustos olmasına dikkat çekerek 106 yıl önce 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşması’nın imzalandığını hatırlattı. O dönemde İstanbul hükümeti ve bazı çevrelerin Sevr’i “kan dursun” düşüncesiyle desteklediğini söyledi.
Milli Mücadele’yi ve Misak-ı Milli’yi savunanların ise o dönemde marjinal ve kanun tanımaz ilan edildiğini belirten Dervişoğlu, Cumhuriyet’i kuranların o gün alkışlanan iktidar sahipleri değil, Milli Mücadele’yi sürdürenler olduğunu söyledi.
Tarih doğru kararı verenleri kaydedecek dedi
Dervişoğlu, 106 yıl sonra TBMM Genel Kurulu’nun yine tarihi bir sınavdan geçtiğini söyledi. Tarihin çoğunluğun alkışlarını değil hakikatin yanında duranların sesini kaydettiğini ifade etti.
“Emirle el kaldıranları değil, doğru zamanda, doğru yerde doğru kararı verenleri” tarihin hatırlayacağını söyledi.
Son söz büyük Türk milletinindir
Dervişoğlu, konuşmasının sonunda yaptıklarının günlük bir siyaset olmadığını belirterek bunu milletvekili yeminine sadakat olarak tanımladı. Cumhuriyetin ve milletin yaşamasından başka bir amaçlarının bulunmadığını söyledi.
İYİ Parti lideri konuşmasını, “Oy çoğunluğu sizlerin, hüküm tarihin, son söz de büyük Türk milletinindir” sözleriyle tamamladı.