Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, 27 Aralık 2025’te Anıtkabir’de toplanılması için kamuoyuna dikkat çekici bir çağrıda bulundu. Parti, yaptığı açıklamada Türkiye’de yürütülen siyasi süreçlere yönelik sert eleştiriler yöneltirken, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a ilişkin iddia edilen temaslara atıf yaparak “gidiş tarih ve saatini açıklamaktan korkan bir suçlular telaşı var” ifadelerini kullandı.
27 Aralık için Anıtkabir buluşması: “Ata’mızın huzurunda ortak ses”
Parti açıklamasında, Türk milletinin 27 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’te Anıtkabir’de bir araya gelmeye davet edildiği belirtildi. Çağrı metninde, “Bu yıkıma karşı duran, itirazı olan tüm halkımızı Ata’mızın huzurunda ortak ses olmaya çağırıyoruz” denildi. Açıklama, siyasetçilerden akademisyenlere, esnaftan gazetecilere kadar geniş bir toplumsal kesime hitap eden bir birlik çağrısı niteliği taşıyor.
Tarihsel referans: Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi çağrısını tarihsel bir çerçeveye oturtarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün 27 Aralık 1919’da Ankara’ya girişini hatırlattı. Açıklamada, Atatürk’ün Seymen alayları, esnaf ve köylüler tarafından karşılandığı o tarihsel ana gönderme yapılarak şu sözler aktarıldı:
“Vatandaşlarım, ne şu, ne bu kuvvet bizi kurtarabilir. Bizi sizin gibi fedakâr ve cesur halkımız kurtaracaktır.”
Parti, bugünün koşullarını 1919’un milli mücadele ruhuyla ilişkilendirerek, “Aradan geçen 106 yıla karşın zaman 1919’dan yeniden başlamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Öcalan görüşmesine yönelik eleştiri: “Suçluların telaşı içindeler”
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, daha önce yaptığı bir açıklamada “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen süreçte, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile temas kurulmasını hedef alan eleştirilerde bulunmuştu. Parti, söz konusu ziyaret iddialarının kamuoyundan saklandığını ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Binlerce vatandaşımızın katili narko-terörist Öcalan’ın ayağına ziyarete gidecekleri günü açıklamaktan dahi korktular. Bu davranış suçluların telaşıdır.”
Açıklamada ayrıca hükümetin anayasa, millet, gelecek nesiller ve şehit-gazilere karşı yükümlülükleri ihlal ettiği hukuki ve ahlaki bir suçlamayla ifade edildi.
“Bizi bizden başka kurtaracak yoktur”
Çağrı metni, toplumun tüm kesimlerini kapsayan güçlü bir birlik vurgusuyla sona erdi. Parti, “esnafı, işçisi, köylüsü, sanatçısı, yazarı, gazetecisi, akademisyeni, siyasetçisi, bürokratı, kadını, erkeği, genci” ifadeleriyle geniş bir toplumsal seferberlik çağrısı yaparak şunları belirtti:
“Bizi bizden başka kurtaracak yoktur.”