Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa'nın 104. maddesinin 16. fıkrası uyarınca iki mahkumun kalan cezasını affetti. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, affın gerekçesi Adli Tıp Kurumu’nun raporlarıyla belirlenen “sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali” oldu.
Kerim Boran’ın cezası hangi gerekçeyle kaldırıldı?
2 Nisan 2021 tarihinde yargılandığı davada ağır suçlardan hüküm giyen Kerim Boran’ın cezası, Adli Tıp Kurumu’nun verdiği “sürekli hastalık ve kocama hali” raporu doğrultusunda kaldırıldı. Boran, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “örgüt yararına yağmaya teşebbüs”, “yağma” ve “silahla tehdit” gibi suçlardan cezaevindeydi.
Naci Kılıç da affedilen isimler arasında
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın affettiği ikinci isim 54 yaşındaki Naci Kılıç oldu. Kılıç hakkında “silahla tehdit”, “kasten yaralama”, “ruhsatsız ateşli silah bulundurma”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “örgüt yararına silahlı yağma”, “kumar oynanması için yer temini” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” gibi çok sayıda suçtan kesinleşmiş hapis ve para cezaları bulunuyordu. Kılıç’ın cezası ise Adli Tıp Kurumu’nun “sakatlık hali” raporuna dayanarak kaldırıldı.
Yasal dayanak neye dayanıyor?
Bu kararlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Cumhurbaşkanına tanıdığı af yetkisi kapsamında verildi. Anayasa'nın 104. maddesinin 16. fıkrası uyarınca, “Cumhurbaşkanı, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletebilir veya kaldırabilir.”
Af kararlarının ardından, hem Boran hem de Kılıç kalan ceza sürelerini tamamlamadan tahliye edilecek. Bu tür af uygulamaları, toplumda kamu güvenliği, ceza adaleti ve sağlık gerekçeleri açısından zaman zaman tartışma konusu olmaya devam ediyor.