Diyanet İşleri Başkanlığı bu haftaki Cuma Hutbesi’nin tam metnini paylaştı. Her hafta farklı başlıklarla camilerde okunmaya devam eden hutbenin konusu bu kez Mevlid-i Nebi'nin manevi iklimine uygun olarak “Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s)” oldu. Peki, 29 Ağustos 2025 tarihli Cuma Hutbesi’nin tam metni nasıl? İşte, ayrıntılar...
Diyanet İşleri Başkanlığı, her hafta Türkiye genelinde camilerde okunacak Cuma hutbesi konusunu açıklıyor. 29 Ağustos 2025 tarihli hutbenin konusu “Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s)” olarak belirlendi.
Hutbenin Konusu: Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s)
Diyanet tarafından paylaşılan hutbede, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s) insanlığa getirdiği rahmet mesajlarına vurgu yapıldı.
Hutbede öne çıkan başlıklar şöyle:
Peygamberimizin merhamet ve şefkat örnekliği
Aileye verdiği değer ve eşitlik mesajı
Çocuklara ve gençlere olan sevgisi ve güveni
Yaşlılara hürmetin önemi
Yetimlere ve mazlumlara sahip çıkma çağrısı
Ayrıca hutbede, milletimizin tarih boyunca Peygamber sevgisini her fırsatta ortaya koyduğuna değinilerek, birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı.
Mevlid-i Nebi Hatırlatması
Hutbede ayrıca önümüzdeki hafta idrak edilecek Mevlid Kandili’ne de dikkat çekildi. Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500’üncü yıl dönümüne vurgu yapılarak, bu özel gecenin manevi önemine işaret edildi.
30 Ağustos Zafer Bayramı’na Atıf
Hutbenin sonunda, milletimizin tarih boyunca vatanı ve mukaddesatı uğruna gösterdiği fedakârlıklara değinildi. 30 Ağustos Zafer Bayramı örnek gösterilerek, şehitlerimize rahmet ve gazilerimize minnet dilekleri hutbe metnine yansıdı.
ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED (S.A.S)
Muhterem Müslümanlar!
Müjdeler olsun hepimize! Bir kez daha kavuştuk Mevlid-i Nebi’nin manevi iklimine! Önümüzdeki Çarşamba akşamı, Rebîülevvel ayının on ikinci gecesi. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in doğumunun 1500’üncü yıldönümü.
Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Yüce Rabbimize hamd ve sena; Peygamber Efendimize, ehl-i beytine ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Gecemiz şimdiden mübarek olsun.
Duygularımı şairin şu mısralarıyla dile getirmek istiyorum:
Gel, Ey Muhammed, bahardır.Dudaklar ardında saklıAminlerimiz vardır!..Hacdan döner gibi gel;Miraç’tan iner gibi gel;Bekliyoruz yıllardır!
Aziz Müminler!
İnsanlık, merhameti Peygamberimiz (s.a.s) ile tanımıştır. Rahmet Peygamberi (s.a.s), zulmün ve karanlığın hâkim olduğu bir çağa güneş gibi doğmuştur. Cenâb-ı Hakk’ın, وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ۟ “Resûlüm! Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.” buyruğu gereğince; kin, nefret ve husumetin yerine sevgi, şefkat ve merhameti yerleştirmiştir. Kendisiyle konuşurken titreyen birine, “Endişelenme! Ben de senin gibi kuru et yiyen bir kadının oğluyum.” buyurarak mütevazı olmayı insanlara öğretmiştir.
Aile, Peygamberimiz (s.a.s) ile huzur bulmuştur. O, Yüce Rabbimizin emri gereğince aileyi; sevgi ve merhamet, ülfet ve muhabbet, güven ve sadakat üzerine inşa etmiştir. Ailesinin hiçbir ferdine kaba davranmamış, kötü söz söylememiş, onları asla incitmemiştir. “Dikkat edin! Sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır.” buyurarak; dışlanan, hor görülen, insani ve sosyal haklarından mahrum bırakılan kadına hak ettiği değeri vermiştir.
Kıymetli Müslümanlar!
Çocuklar, Peygamberimiz (s.a.s) ile sevgiyi tatmıştır. Allah Resûlü (s.a.s); utanç vesilesi sayılan, diri diri toprağa gömülen kız çocuklarını koruyup gözeteni, terbiye edip yetiştireni cennetle müjdelemiştir.
Gençler, Peygamberimiz (s.a.s) ile değer kazanmıştır. Allah Resûlü (s.a.s) gençlere daima güvenmiştir. Onların fikirlerine değer vermiş, onlara özgüven ve şahsiyet kazandırmış, mizaç ve yeteneklerine uygun sorumluluklar yüklemiştir.
Değerli Müminler!
Yaşlılar, Peygamberimiz (s.a.s) ile hürmet görmüştür. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Kim bir yaşlıya yaşından dolayı hürmet ederse, Allah da ona, yaşlılığında hürmet edecek birisini gönderir.” buyurarak yaşlılara ilgi göstermeyi, onlarla alakadar olmayı öğütlemiştir.
Yetimin ve mazlumun yüzü Peygamberimiz (s.a.s) ile gülmüştür. Allah Resûlü (s.a.s), “İşaret parmağıyla orta parmağını bir arada göstererek, ben ve yetime kol kanat geren kimse cennette böyle yan yana olacağız.” buyurarak yetimi koruyan, onun haklarını gözeten müminin cennette kendisine en yakın kişi olacağını müjdelemiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Aziz milletimiz, Peygamberimiz (s.a.s)’e olan sevgisini; onun ve ehl-i beytinin güzel isimlerini çocuklarına vererek, askerine Mehmetçik diyerek, ordusunu Peygamber ocağı görerek, malını ve canını onun yolunda feda ederek ortaya koymuştur. Hutbeme başlarken okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s), “Sizden biriniz, beni anne ve babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe tam anlamıyla iman etmiş olmaz.” buyurmaktadır.
Evet, şanlı ecdadımız Allah Resûlü (s.a.s)’i canından aziz bilmiştir. Onun getirdiği rahmet mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak, dünyada huzur ve barışı sağlamak için cepheden cepheye koşmuştur, koşmaya da devam etmektedir. Bunun en son örneklerinden biri de yarın kutlayacağımız 30 Ağustos Zaferi’dir. Yüce Rabbim; Peygamber aşkıyla yanıp tutuşan, vatan ve mukaddesat uğruna canını feda eden aziz şehitlerimize ve ahirete irtihal eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin. Bugün bize düşen ise, Allah Resûlü (s.a.s)’in muhabbetiyle kalplerimizi birbirine kenetlemektir. Onun bizlere sunduğu rahmet esintileriyle yüreklerimizi buluşturmaktır. Onun birlik ve beraberlik çağrılarıyla kardeş olmaktır.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısıyla bitiriyorum: “Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırtınızı dönmeyin. Birbirinize kin ve nefret beslemeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!