Zengin tarihiyle farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan şehir, her dönemde Anadolu'nun kültürel ve siyasi merkezlerinden biri olmayı başardı.
Kalkolitik Çağ’dan Hititler’e Çorum’un İlk İzleri
Çorum’un tarihi, Kalkolitik Çağ’a kadar uzanıyor. Boğazköy’deki Büyükkaya yerleşimi M.Ö. 6000’lere tarihlenirken, Eski Tunç Çağı’nda (M.Ö. 3000–2000) bölgede Hattilerin yaşadığı bilinmektedir. M.Ö. 1650’lerde ise Hititler, bölgeyi başkent yaparak Hattuşa’yı kurmuş ve Çorum'u büyük bir imparatorluğun merkezi haline getirmiştir. Alacahöyük, Ferzant ve Sungurlu yakınlarındaki Yörüklü, bu dönemin önemli yerleşim alanlarındandır.
Hititlerin ardından bölge, Frigler (M.Ö. 900–500) döneminde Boğazköy, Eskiyapar, Pazarlı ve Alacahöyük gibi merkezlerle yeniden güç kazandı. Sonrasında Çorum; Med, Pers, Makedon, Galat ve Roma gibi farklı medeniyetlerin egemenliğine geçti. Roma döneminde bölge, Kapadokya eyaletine bağlı bir idari merkez olarak öne çıktı.
Türklerin Anadolu’ya Girişi ve Selçuklu Dönemi
Selçuklu döneminde Çorum, Türklerin kalıcı olarak yerleştiği bölgelerden biri oldu. 1075 yılında Melik Ahmet Gazi tarafından Nikonya (Çorum) Bizans’tan alınarak, Oğuz boylarından Alayuntlu obasından İlyas Bey vali olarak atandı. Aynı obadan Osman Bey ise bugünkü Osmancık’ı ele geçirdi. Bu dönemle birlikte Çorum, Türk-İslam kültürünün Anadolu’daki önemli merkezlerinden biri haline geldi.
Osmanlı Devleti döneminde Çorum, Amasya sancağına bağlı olarak idari yapının bir parçasıydı. Ankara Savaşı’nın ardından Osmanlı birliğini yeniden sağlayan Çelebi Mehmet, 1413 yılında oğlu II. Murat’ı Amasya’ya vali olarak atadı. Bu dönemde Çorum da Amasya ile birlikte yeniden yapılandırıldı.
Cumhuriyet ile Birlikte Kent Statüsü
Çorum, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının ardından 20 Nisan 1924 tarihinde ilk kez kent statüsüne kavuştu. Yaklaşık 12.820 km²’lik yüzölçümüyle Orta Anadolu’nun kalbinde yer alan şehir, tarih boyunca sahip olduğu stratejik konumu sayesinde sürekli olarak önemini korudu. Gerek coğrafi yapısı gerekse Anadolu yolları üzerindeki merkezi konumuyla Çorum, antik dönemlerden günümüze kadar anıt şehir kimliğini taşımaktadır.
Tarih boyunca savaşlar, istilalar ve siyasi çalkantılar nedeniyle birçok yapı tahrip olsa da, Çorum’un kültürel mirası yaşamaya devam ediyor. Her köşesinde bir dönemin izini taşıyan bu kadim şehir, günümüzde de tarihi, kültürü ve doğal zenginlikleriyle dikkat çekiyor.
Çorum, tarihi, kültürel mirası ve eşsiz lezzetleriyle Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biridir. Peki Çorum neyiyle ünlüdür? İşte şehri diğerlerinden ayıran en bilinen özellikler:
1. Leblebi
Çorum denince ilk akla gelen ürün hiç şüphesiz leblebidir. Türkiye’nin dört bir yanında Çorum leblebisi satılır ve kalitesiyle bilinir. Kavrulmuş klasik leblebinin yanı sıra tuzlu, baharatlı, şekerli ve çikolatalı çeşitleriyle de büyük ilgi görür.
2. Hitit Medeniyeti ve Hattuşa Antik Kenti
Çorum, Hititler’e başkentlik yapmış bir şehirdir. Boğazkale (Hattuşa) antik kenti, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alır. Ayrıca Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı ve Alacahöyük gibi arkeolojik alanlar da bölgenin zengin tarihini yansıtır.
3. Tarihi Saat Kulesi
Çorum şehir merkezinde yer alan ve 1894 yılında yapılmış olan Tarihi Saat Kulesi, şehrin simgelerinden biridir. Her yıl binlerce ziyaretçi bu yapıyı görmek için Çorum’a gelir.
4. Çorum Mantısı ve Yöresel Lezzetler
Çorum mutfağı da oldukça zengindir. Özellikle Çorum mantısı, etli yemekleri ve düğün çorbaları ile tanınır. Ayrıca keşkek, etli ekmek, söbelek dolması, haşhaşlı çörek ve Çorum çöreği şehrin özgün lezzetleri arasındadır.
5. Kargı Tulum Peyniri
Çorum’un Kargı ilçesi, kendine özgü tulum peyniri ile ünlüdür. Doğal yöntemlerle üretilen bu peynir, kahvaltı sofralarının vazgeçilmezidir.
6. Osmancık Pirinci
Türkiye’de pirinç üretiminin önemli merkezlerinden biri olan Osmancık, adını verdiği pirinç çeşidiyle meşhurdur. Osmancık pirinci, kalite ve verim açısından tercih edilen türlerdendir.
7. Doğal Güzellikler ve Yaylalar
Çorum’un İskilip, Kargı, Osmancık ve Laçin gibi ilçelerinde doğayla iç içe zaman geçirmek mümkündür. Abdullah Yaylası, Kuşçaçimeni Yaylası gibi alanlar doğa tutkunlarının uğrak yerleridir.