Çorum, Türkiye’de kendine özgü konuşma biçimiyle dikkat çeken şehirlerden biridir. Halk arasında kullanılan bazı kelimeler, yalnızca yöre insanı tarafından anlaşılabilir. Bu dil zenginliğini belgelemek amacıyla Yrd. Doç. Dr. Lütfü Özyüzer, Çorum’da kullanılan yerel sözcükleri derleyerek bir sözlük çalışması hazırladı. Çalışma, hem dilbilimsel hem kültürel açıdan Çorum’un yerel kimliğini yansıtan önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.
ÇORUMCA-TÜRKÇE SÖZLÜK NEDİR
Yrd. Doç. Dr. Lütfü Özyüzer tarafından hazırlanan Çorumca-Türkçe sözlük, bölge halkının günlük yaşamda kullandığı yerel sözcükleri içeriyor. Bu kelimelerin bir kısmı çevre illerde de bilinse de bazıları tamamen Çorum’a özgüdür. Sözlükte yer alan kelimeler, hem anlam hem de kullanım örnekleriyle derlenmiştir.
Çalışmada, yöre halkının konuşma biçiminde yer alan ses değişimleri, kısaltmalar ve ağız farklılıkları da ele alınmıştır. Bu yönüyle Çorumca, Türkiye Türkçesi içinde ayrı bir bölgesel ağız olarak tanımlanabilir.
ÇORUM’DA HANGİ KELİMELER KULLANILIYOR
Çorum’da kullanılan kelimeler, çoğu zaman dışarıdan gelenlerin anlamakta zorlandığı ifadelerdir. Bunlar genellikle gündelik yaşamla, doğayla ve geleneksel kültürle ilgilidir. Örneğin “heri”, “elevay” ve “gobel” gibi sözcükler Çorum ağzında sıkça duyulur.
“Heri” kelimesi bağlaç görevinde kullanılır, anlam taşımadan cümleler arasında geçiş sağlar. “Gobel” erkek çocuk anlamına gelir. “Elevay” ise yavaş iş yapan kişiyi tanımlar. “Şilepe” bulaşık veya yiyecekten kalan yapışkan sıvıyı ifade eder. “Culuk” hindi anlamında, “ellame” ise “sanki” anlamında kullanılır.
Diğer örneklerden bazıları da Çorum kültürünün günlük yaşamına aittir. “Badal” merdiven, “çoynak” çolak, “gölbez” köpek yavrusu, “gunnamak” bir hayvanın doğurması anlamına gelir. “Tengdirmek” elden çıkarmak, “cınnak” tırnak, “mazarat” ise yaramaz çocuk demektir.
ÇORUM’A ÖZGÜ KELİMELERİN ANLAMLARI
Sözlükte yer alan bazı kelimeler doğrudan Çorum’a özgü niteliktedir. Örneğin “şapırtısına yelmek” ifadesi, gerçekleşmesi zor bir vaade inanmak anlamında kullanılır. “Guşhane” büyük metal tencere, “costar” aklı bir karış havada kişi için söylenir. “Toplu” pencere, “eze” omuz, “zuval” kızılcık meyvesi anlamına gelir.
Ayrıca “dobak” güvercin, “pinnik” tavuk kümesi, “sellağ” içinden pis su akan dere, “sıracalı” zayıf veya sürekli hasta kişi anlamında kullanılır. “Alakise” üçkağıtçı, “şinnemek” yaramazlık yapmak, “cıncık” misket, “pevrede” meyve marmelatı, “yelikme” çocukların yaramazlığıdır. “Heşlemek” ise bir şeyin kullanılmaz hale gelmesi anlamına gelir.
Bu kelimelerin bir kısmı eski Türkçeden türemiş, bir kısmı ise yerel ses değişimleriyle günümüze ulaşmıştır. Çorum halkı bu kelimeleri günlük konuşmalarda doğal biçimde kullanır.
ÇORUM DİLİNİN ÖZELLİĞİ NEDİR
Çorum ağzı, Türkçenin Orta Anadolu ve Karadeniz ağızları arasında bir geçiş özelliği taşır. Bu nedenle hem kelime hem telaffuz bakımından iki bölgenin özelliklerini barındırır. Ses düşmeleri, harf değişimleri ve yöresel ekler Çorumca konuşmanın temel unsurlarıdır.
Örneğin “geliyorum” yerine “geliyom”, “çok” yerine “çoh”, “şimdi” yerine “şindi” denir. Bu söyleyiş biçimi, bölge insanının konuşma hızına ve geleneksel anlatım tarzına bağlı olarak gelişmiştir.
Çorum’un yerel dili, halkın kültürel kimliğiyle iç içe geçmiş durumdadır. Yrd. Doç. Dr. Lütfü Özyüzer’in çalışması, bu kimliğin belgelenmesi açısından önem taşır. Yerel ağızda kullanılan kelimeler, sadece birer dil unsuru değil, aynı zamanda halkın yaşam biçimini ve düşünme şeklini yansıtan kültürel değerlerdir.