Güncel

Çorum Kafkas Kültür Derneği'nden Ayrımcı Söylemlere Tepki

Çorum Kafkas Kültür Derneği Yönetim Kurulu, Çerkes halkına ve Kafkas kültürüne yönelik aşağılayıcı ve ayrımcı nitelikte olduğu değerlendirilen ifadelerle ilgili yazılı açıklama yayımladı. Dernek, söz konusu söylemlere ilişkin hukuki süreç başlatılacağını ve konunun yetkili kurumlara taşınacağını duyurdu.

Abone Ol

Dernek tarafından yapılan açıklamada, Çerkes halkının tarihi, kültürü ve kimliğinin hedef alınmasının yalnızca belirli bir topluluğa yönelik hakaret olmadığı, aynı zamanda toplumsal barışa ve kardeşlik hukukuna zarar veren bir yaklaşım olduğu belirtildi.

Açıklamada, Çorum Kafkas Kültür Derneği Başkanı Ömer İder ile Gençlik Kolları Başkanı Eda Nur Zengin'in, Göktürk Ömer Çakır ve söz konusu ifadelerin yer aldığı yayınlarla gündeme gelen Ötüken Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni hakkında kamuoyuna açıklamada bulunduğu ifade edildi.

"Toplumsal Barışa Zarar Veriyor"

Dernek yönetimi tarafından yapılan açıklamada, yüzyıllardır bu topraklarda birlikte yaşam kültürünün sürdürüldüğüne dikkat çekilerek, herhangi bir etnik kimliğin veya kültürel değerin hedef alınmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Açıklamada ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın eşitlik ilkesini düzenleyen hükümlerine dikkat çekilerek, herkesin dil, ırk, etnik köken ve benzeri sebepler gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu hatırlatıldı.

Hukuki Süreç Başlatılacak

Çorum Kafkas Kültür Derneği Yönetim Kurulu, söz konusu ifadelerin Türk Ceza Kanunu'nun nefret ve ayrımcılık, hakaret ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlarını düzenleyen maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada, Çorum'da yaşayan Kafkas kökenli vatandaşlar tarafından hazırlanacak dilekçelerin ilgili kurumlara sunulacağı, ayrımcılık yasağı ve insan onurunun korunması kapsamında başta Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olmak üzere yetkili mercilere başvurularda bulunulacağı kaydedildi.

"Sessiz Kalmayacağız"

Dernek açıklamasında, Adige, Abaza, Ubıh ve diğer Kafkas halklarının tarihine, kültürüne ve onuruna sahip çıkmanın bir sorumluluk olduğu ifade edilerek, herhangi bir halkı veya kültürü aşağılayan söylemlere karşı sessiz kalınmayacağı vurgulandı.

Açıklamanın sonunda toplumun tüm kesimleri; hukukun üstünlüğü, insan onuruna saygı, kardeşlik ve toplumsal dayanışma ilkeleri etrafında birleşmeye davet edilirken, ayrıştırıcı değil birleştirici bir dilin hâkim olduğu bir toplumsal iklim için ortak sorumluluk çağrısında bulunuldu.