Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hazırladığı taslak, çocukların korunmasına yönelik kapsamlı bir kısıtlama öngörüyor. Taslak, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu madde imal ve ticareti, uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik ve fuhuş gibi suçlar nedeniyle soruşturma/kovuşturma altında olanları ve kesinleşmiş hükümlüleri kapsıyor.
Bu kapsamda, söz konusu suçlarla bağlantısı bulunan kişilerin çocuklara hizmet veren veya çocukların yoğun bulunduğu alanlarda çalışması yasaklanacak. Düzenleme, kamuda ve özel sektörde çocuk odaklı birimlere erişimi sınırlandırarak riskin önüne geçmeyi hedefliyor.
Hangi iş yerleri ve alanlar kapsamda?
Taslak; kamu veya özel sektöre ait çocuk hizmet birimleri, okullar, adli görüşme odaları, okul servisleri, okul kantinleri, yurtlar, kreşler, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerini doğrudan kapsıyor. Bu kurum ve kuruluşlarda istihdam edilecek personel için belirtilen suç tipleri bakımından temiz sicil ve devam eden soruşturma/kovuşturmanın bulunmaması şartı aranacak.
Ayrıca çocuk parkları, oyun bahçeleri ve oyun salonları gibi çocukların yoğun olarak bulunduğu alanlarda da aynı yasak uygulanacak. Böylece yalnızca eğitim kurumları değil, çocukların sosyal ve günlük yaşamda vakit geçirdiği mekânlar da koruma şemsiyesi altına alınmış olacak.
Taslağın dayanağı: Çocukları Koruma Kanunu’na yeni madde
Habere göre düzenleme, Çocukları Koruma Kanunu’na eklenecek yeni bir madde ile hayata geçirilecek. Bu madde, kimlerin çocuklarla ilgili işlerde çalışamayacağını ve bu yasağa aykırı hareket edilmesi hâlinde uygulanacak yaptırımları açık biçimde tanımlayacak.
Yasal zeminin netleştirilmesi, denetim süreçlerinin güçlenmesini ve uygulamada birlik sağlanmasını amaçlıyor. Böylece kurumlar arası uyum artırılırken, mevzuat boşlukları nedeniyle ortaya çıkabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Soruşturma/kovuşturma aşamasındakiler de kapsama giriyor mu?
Taslak yalnızca kesinleşmiş hükmü olanları değil, sayılan suçlar bakımından soruşturma veya kovuşturma aşamasında bulunan kişileri de kapsıyor. Bu yaklaşım, yargılama sonuçlanıncaya kadar çocuklarla temas gerektiren işlerde riskin minimize edilmesine dönük bir tedbir olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle, ilgili suç şüpheleri hakkında adli süreç devam ederken söz konusu kişilerin çocuklara hizmet veren alanlarda istihdamı engellenecek. Yargı süreci sonunda beraat gibi bir karar çıkması hâlinde durum, mevzuat hükümlerine göre yeniden değerlendirilebilecek.
İşverenlere getirilen yaptırımlar neler?
Taslağa aykırı şekilde personel çalıştıran işverenlere, mülki amir tarafından bir aylık net asgari ücretten üç net asgari ücrete kadar idari para cezası uygulanacak. Bu cezai yaptırım, ihlalin caydırıcılığını artırmayı ve işe alım süreçlerinde daha sıkı kontrol mekanizmalarının işletilmesini amaçlıyor.
Aynı fiilin, ilk cezanın verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde tekrarı hâlinde ilgili işletmenin ruhsatı iptal edilecek. Böylece mükerrer ihlallerin önüne güçlü bir idari tedbirle geçilmesi ve çocuk güvenliğinin kalıcı biçimde teminat altına alınması hedefleniyor.
Ruhsat ve izin süreçleri nasıl etkilenecek?
Belirtilen suçlardan mahkûm olanlara; çocuklarla ilgili iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Bu hüküm, yalnızca istihdamı değil, işletme düzeyindeki faaliyetlerin de çocuk odaklı alanlarda yürütülmesini engellemeye dönük bir güvenlik filtresi işlevi görüyor.
Bu kişilerin fiilen bir iş yeri işlettiğinin tespiti hâlinde daha önce verilmiş izin ve ruhsatlar ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek. Böylece mevzuata aykırı durumların süratle sonlandırılması ve idari kayıtların çocuk güvenliği ekseninde güncel tutulması sağlanacak.
Okul servisi, kantin, yurt ve kreşler için ne öngörülüyor?
Taslak, okul servisi şoförleri ve personeli, okul kantin işletmecileri, yurt, kreş ve gündüz bakımevi çalışanları için de aynı güvenlik kriterlerini getiriyor. Bu çerçevede, belirtilen suçlara ilişkin soruşturma/kovuşturma ya da mahkûmiyet bulunması hâlinde bu alanlarda çalışma imkânı olmayacak.
Kapsamın bu şekilde geniş tutulması, eğitim-öğretim süreçlerinin yanı sıra ulaşım, beslenme ve barınma gibi tamamlayıcı hizmet halkalarında da çocukların korunmasını hedefliyor. Böylelikle kurum içi ve kurum dışı tüm temas noktalarında yeknesak bir koruma standardı oluşturuluyor.