Babaların varlığı insana güven verir. Baların olması insanın güçlü olduğunu anlatır. Babaların eğitim ve öğretimde ki yerini inkâr etmemeliyiz. Babanın adı geçtiğinde çocuklar çekinir.
Baba evde olmadığında yaramazlık yapar genelde çocuklar. Annelerin duygusallığından faydalanırlar. Annelerde ailede baş mimardırlar. Aile eğiminin baş mümessili annedir. Annenin ailede terbiye ve öğretimde çocuklarının başlarında bulunması maalesef yetmiyor. Ailede babanın olmaması ailedeki bireyler için çok büyük kayıptır.
Küçüklüğümüzde evde babalar olmadığında annelerimizin sözüne kulak vermezdik. Bahane bulur yapmazdık. Oyun oynardık. Annelerimiz ne kadar yasaklarsa yasaklasın genelde söz dinlemezdik. Hayvanların otlatılması gerektiğini söylediği halde arkadaşları tercih ederdik.
Annemizin fıtratı gereği ne kadar kızarsa kızsın evladının ağlamasını istemediğini de bildiğimizden akşam vakti yaklaştığında isteklerine cevap verirdik. Ve kurtulurduk.
Bugün büyüklerin karşısında konuşma adabını azda olsa biliyorsam babam sayesindedir. İşime elimden geldiğince önem veriyorsam babamı örnek almışımdır.
Çalışkan babalar olmalı insan. Babanın tek dayağı yoktur. Onun sevgisi de vardır. Evimizin en büyüğüdür babalar. Evde sükûnet varsa, saygı varsa babanın ağırlığındandır.
Baba varsa çocuklar hareketlerine dikkat ederler. Kurallara uyarlar. İstediklerini yapamazlar. Evlatlar annelerin narin yapısından dolayı nazlanarak bazı kuralları delebilirler fakat baba gerçekten ağırlığı varsa kurala laf ettirmez.
Babanın eğitimine önem vermesi icap eder. Evde koyduğu kuralları ister. Bir kere bile olsa uygular. Bakınca insan babam beni sevmiyor der belki içinden ama öyle değildir babalar. Babalar en az anneler kadar evlatlarını sever, düşünür, onun için uyumaz, dertlenir, acı çeker fakat belli etmez.
Çoğumuz askere giderken, kızını gelin ederken, yakınını kaybeden babaları görmüşüzdür. Ağladıklarına şahit olunca da şaşırmışızdır.
Babaların yüreği belki biraz yaradılışlarından dolayı katıdır. Biz öyle zannederiz. Derdimiz olduğunda, sıkıntımız oluştuğunda ilk kimi arıyoruz?
Babanın terbiye ederken bağırmasına gerek yoktur. Kaşlarını çatması yeter. Sert bakışlı olması bizleri hizaya getirir. Huysuzluğumuz bir anda gider bakışlarını görünce, donar kalırız.
Babanın evde ki hareketleri çocukları tarafından takip edilir. Kendine çocuklar rol model kabul ederler. Bir nevi öğretici görürler.
Sigara içen babanın çocuğuna sigara içmemesi gerektiğini söylerseniz; cevabı nettir, babam bile sigara içiyor olacaktır. Eğitim ve öğretim illaki sözle olmaz. Beden diliyle, davranışlarla, amellerimizle olur.
Babasını kaybeden küçüklerimizin baba nimetinden mahrum kalmalarına da üzülüyor insan. Onlar için Allah rahmet eylesin duasını yapıyorum.
Çocuklar dünyaya gelince “ Allah analı babalı büyütsün” duasını önemser birçok insan, çocukların babalarından ayrı yaşatmaya meydan vermemeli aileler, aile büyükleri.
Babalardan şikâyetçi olmamalı evlatlar. Babalar evladına öğüt veriyorsa mutlaka bildikleri vardır. Dikkatlerini çekiyorsa uyarılarına itiraz etmeden istediklerini uygulamalılar.
Babanın çocukları için harcadıklarını belki on evlat bir babaya harcama yapamaz. Elinden tutamaz. Onun isteklerine sabredemez.
Babalar ne kadar öfkeli, kızgın olurlarsa olsunlar sabırlıdırlar. Eğitim ve öğretimin temeli de sabırdır. Bizden babamızın istediklerini yerine getirmesek, ona bizim yapmak istediklerimizi babalar hiç düşünmez.
Yetmiş yaşında ki babalar niye çalışır? Emekli maaşını alınca okuyan evladın hesap kitap yapmadan havale yapar.
Babalar eğitim için vardır. Babalar evlatlarını her zaman anlarlar.