Siyaset

CHP'li Yıldırım Kaya'dan Turgutlu açıklaması: Tüm yönleriyle araştırılsın, CHP heyeti Manisa'da

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Turgutlu’da 2’si ağır 11 öğrencinin yaralandığı saldırının tüm yönleriyle araştırılmasını isteyerek CHP heyetinin Manisa’ya gittiğini duyurdu.

Abone Ol

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 22 Eylül 2026’da CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşanan silahlı saldırıyı değerlendirdi. Kaya, okul güvenliğinin yalnızca polis, kamera ve X-ray cihazlarıyla ele alınamayacağını belirterek rehberlik, psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet ve sağlık desteğini merkeze alan beş maddelik bir model önerdi.

Kaya, saldırıda yaralanan öğrencilere acil şifa dileyerek iki öğrencinin durumunun ağır olduğu bilgisini paylaştı. Turgutlu’daki saldırıda en az 11 kişinin yaralandığı ve iki yaralının durumunun ağır olduğu bilgisi daha sonra uluslararası haber ajanslarına da yansıdı.

Bir gün önceki okul güvenliği toplantısını hatırlattı

Yıldırım Kaya, saldırıdan bir gün önce Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katılımıyla gerçekleştirilen okul güvenliği toplantısına dikkat çekti. Toplantıda 81 ilin valisinin video konferansla yer aldığını, yedi bakanlık arasında çocukların eğitim süreçlerinde güvenliğinin artırılmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandığını hatırlattı.

Kaya, kamera sistemleri, X-ray cihazları, el dedektörleri, polis görevlendirmeleri ve 31 bin okul bahçe görevlisinin konuşulduğu toplantının üzerinden 24 saat geçmeden Turgutlu’da saldırı yaşandığını vurguladı. İçişleri Bakanlığı ve MEB’in açıkladığı yeni güvenlik planında da riskli okullarda polis görevlendirilmesi, 31 bin bahçe görevlisinin istihdamı ve okul çevrelerinde ilave denetimler yer almıştı.

Saldırının bütün yönleriyle araştırılmasını istedi

Kaya, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen kişinin 2011 doğumlu ve 15 yaşında bir öğrenci olduğunu belirterek silaha nasıl ulaştığının, neden okul çevresini hedef aldığının ve olay öncesinde hangi işaretlerin gözden kaçırıldığının araştırılmasını istedi. Basın toplantısında saldırganın silahla okul çevresine doğru ilerlediğini gösteren görüntülerden söz eden Kaya, güvenlik ve kamera sistemlerinin neden daha erken harekete geçmediğini sorguladı.

Saldırganın okul önüne geliş ve kaçış anlarının çevredeki güvenlik kameralarına yansıdığı da haber görüntülerinde yer aldı. Kaya, adli ve idari soruşturmaların bütün yönleriyle yürütülmesi ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.

Polis ve kameranın tek başına yeterli olmadığını savundu

Kaya, okul çevresinde polisiye güvenlik tedbirlerinin gerekli olduğunu ancak sorunun yalnızca bu araçlarla çözülemeyeceğini savundu. “Çocuğun etrafına silah duvarı değil, bilgi, rehberlik, danışmanlık ve dayanışma duvarı” kurulması gerektiğini ifade eden Kaya, güvenli okulun öğrencisini tanıyan, dinleyen ve davranış değişikliklerini erken fark eden okul olduğunu söyledi.

Öğretmen, rehber öğretmen, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve sağlık görevlisinin okul sisteminin parçaları olması gerektiğini belirten Kaya, ailelerin de sürece aktif biçimde katılması gerektiğini ifade etti. Kaya’ya göre çocukların yaşadığı sorunların yalnızca güvenlik kontrolleriyle değil, erken uyarı ve destek mekanizmalarıyla ele alınması gerekiyor.

Her 50 öğrenciye bir rehber öğretmen önerdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya, okul güvenliği konusunda beş başlık altında önerilerini açıkladı. Bunların başında her 50 öğrenci için bir rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirilmesi geldi; Kaya, binlerce öğrencinin bulunduğu okullarda birkaç rehber öğretmenin öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimini yeterince takip edemeyeceğini savundu.

Kaya ayrıca her okulda en az bir sosyal hizmet uzmanı ve bir sağlık görevlisi bulunmasını, okul-aile-rehberlik-sosyal hizmet sisteminin ana sınıfından itibaren kurulmasını istedi. Beşinci başlıkta ise okul güvenliğinin yalnızca polisiye tedbirlerden ibaret görülmemesi gerektiğini belirterek güvenliğin aynı zamanda eğitim, sosyal politika, sağlık ve çocuk politikası olduğunu söyledi.

Akran zorbalığı ve bağımlılık risklerine dikkat çekti

Kaya, çocukların güvenliği tartışılırken yoksulluk, gelecek kaygısı, akran zorbalığı, uyuşturucu, sanal kumar ve ekran bağımlılığı gibi sorunların da değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bu sorunların okul kapısına yalnızca X-ray cihazı koyularak çözülemeyeceğini belirten Kaya, çocukların yaşadığı psikolojik ve sosyal sorunların erken dönemde fark edilmesi gerektiğini söyledi.

Kaya, rehber öğretmen, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve sağlık görevlisinin birlikte çalıştığı güçlü bir kamusal sistem kurulmasını önerdi. Çocukların yalnızca fiziksel güvenlik risklerinden değil, geleceksizlik ve sosyal sorunlardan da korunması gerektiğini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrı yaptı

Yıldırım Kaya, konuşmasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik sert eleştirilerde bulundu. Akademik başarı ve PISA sonuçlarının önemli olduğunu ancak çocukların güvenli biçimde okula gidip evlerine dönebilmesinin eğitim sisteminin temel önceliği olması gerektiğini savundu.

Kaya, sorumluluğun yalnızca saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki çocuk üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkarak Milli Eğitim Bakanlığının da sorumluluğunun tartışılması gerektiğini söyledi. Basın toplantısının ilerleyen bölümünde Yusuf Tekin’in görevde kalmaması gerektiğini savunan Kaya’nın bu siyasi değerlendirmesi, toplantıya ilişkin haberlerde de yer aldı.

CHP heyetinin Turgutlu’ya gittiğini açıkladı

Kaya, olayın ardından CHP Turgutlu İlçe Başkanlığı, Manisa İl Başkanlığı ve parti yöneticilerinin bölgeye yönlendirildiğini söyledi. CHP milletvekilleri ve parti yöneticilerinin hastanelerde ve olay yerinde gelişmeleri takip ettiğini belirten Kaya, sürece ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceğini ifade etti.

Kaya, CHP’nin olayın adli ve idari boyutlarının açıklığa kavuşturulmasını takip edeceğini belirtti. Okul güvenliği tartışmasının yalnızca saldırı sonrasında alınacak tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Kaya, koruyucu ve önleyici eğitim politikalarının kalıcı biçimde oluşturulması çağrısını yineledi.