CHP kurultayına ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen “mutlak butlan” kararının ardından gözler temyiz sürecine çevrildi. Özgür Özel tarafından yapılan “Yargıtay’a başvurduk” açıklaması sonrası, hukuki sürecin teknik işleyişi yeniden gündeme geldi.
Hukuk çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre temyiz başvurularının doğrudan Yargıtay’a yapılması mümkün değil. Sürecin ilk aşamasında başvuruların kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne sunulması gerekiyor.
Temyiz başvurusu önce BAM’a yapılacak
Usul hükümlerine göre tarafların hazırlayacağı temyiz dilekçeleri, doğrudan Yargıtay’a değil, kararı veren Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi’ne teslim edilecek. Kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren ise 14 günlük temyiz süresi bulunuyor.
Bu süre içerisinde yapılacak başvuruların ardından dosya hemen Yargıtay’a gönderilmeyecek. Öncelikle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul incelemesi gerçekleştirilecek ve temyiz şartlarının yerine getirilip getirilmediği değerlendirilecek.
Dosya daha sonra Yargıtay’a gönderilecek
Temyiz süresinin tamamlanmasının ardından Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi’nin dosyayı inceleyerek eksiklik bulunmaması halinde ilgili Yargıtay hukuk dairesine göndereceği belirtiliyor. Nihai kararın ise Yargıtay’ın yapacağı hukuka uygunluk incelemesi sonrasında şekilleneceği ifade ediliyor.
Sürece ilişkin tartışmalar devam ederken, CHP içerisindeki yönetim ve temsil yetkisine dair gelişmeler de dikkat çekiyor. Özellikle temyiz sürecinde hangi avukatların ve hangi yönetim adına işlem yapacağı konusu hukuki açıdan önem taşıyor.
Avukatların görevden alınması yeni tartışma başlattı
Öte yandan, mahkeme kararının ardından yeniden genel başkanlık görevine getirildiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, karara itiraz eden CHP’nin 3 avukatını görevden aldığı iddiaları da gündemde yer aldı.
Siyasi ve hukuki kulislerde, söz konusu azil işlemleri nedeniyle yapılan temyiz başvurularının geri çekilip çekilmeyeceği tartışılıyor. CHP’de “mutlak butlan” kararının ardından başlayan süreç hem siyasi hem de hukuki boyutuyla yakından takip ediliyor.