New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) binasının girişinde, modern diplomasinin bir sembolü olarak sergilenen eski bir kil tablet durur. Dünya liderlerinin her gün önünden geçtiği bu tablet, insanlık tarihinin en önemli belgelerinden birinin kopyasıdır. O belgenin 3300 yıllık orijinali ise, Anadolu'nun kalbinde, Çorum'un Boğazkale ilçesindeki topraklardan çıkarıldı.
Çorum, birçok kişi için leblebisiyle ünlü bir Anadolu şehri olabilir. Bu şehrin topraklarının, günümüz dünyasının en büyük diplomatik kuruluşuna ilham veren ve tarihin akışını değiştiren bir imparatorluğun başkentine ev sahipliği yaptığı gerçeği ise çok az kişi tarafından biliniyor.
Bu imparatorluğun adı Hititler. Başkentleri ise, kalıntıları bugün Çorum'da bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hattuşa idi.
DÜNYANIN İKİ SÜPER GÜCÜ VE TARİHİN İLK YAZILI BARIŞ ANTLAŞMASI
Milattan önce 13. yüzyılda dünya, iki süper gücün egemenliği altındaydı: Mısır İmparatorluğu ve Hitit İmparatorluğu. Bu iki dev, yıllarca süren kanlı savaşların ardından tarihin en büyük meydan muharebelerinden biri olan Kadeş Savaşı'nda karşı karşıya geldi.
Savaşın galibi olmadı. İki taraf da ağır kayıplar verdi. Savaşın sonunda, Hitit Kralı III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. Ramses, tarihte bir ilke imza attı. İnsanlık tarihinde bilinen ilk uluslararası yazılı barış antlaşması olan Kadeş Antlaşması'nı imzaladılar.
3300 YIL ÖNCE ÇORUM'DA YAZILAN O MADDELER
Çorum, Boğazkale'deki kazılarda bulunan ve bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenen orijinal kil tablet, günümüz anayasalarına ve uluslararası hukuk metinlerine taş çıkartacak maddeler içeriyordu:
Eşitlik İlkesi: Antlaşma, iki kralın birbirine "kardeşim" diye hitap etmesi ve iki devletin eşit statüde olduğunu kabul etmesiyle başlar.
Saldırmazlık Paktı: İki ülke, birbirlerinin topraklarına saldırmayacaklarına dair yemin eder.
Savunma İttifakı: Bir üçüncü taraf iki ülkeden birine saldırırsa, diğer ülke yardıma gelecektir.
Suçluların İadesi: Bir ülkeden kaçıp diğerine sığınan siyasi suçlular ve kaçaklar, geldikleri ülkeye iade edilecektir.
Bu maddeler, 3300 yıl önce Çorum'da, insanlığın savaş yerine diplomasiyi, yıkım yerine iş birliğini seçebileceğini kanıtlıyordu. İşte bu nedenle, Birleşmiş Milletler bu antlaşmanın bir kopyasını merkez binasının duvarına asarak, kendi varoluş amacının binlerce yıl önceki kökenlerine saygı duruşunda bulunur.
BİN TANRILI ŞEHİR: HATTUŞA
Bu antlaşmanın imzalandığı Hattuşa, sadece bir başkent değil, aynı zamanda büyük bir hoşgörü merkeziydi. Farklı halkları ve inançları barış içinde bir arada yaşatması nedeniyle "Bin Tanrılı Şehir" olarak anılan kent, bu özelliğiyle de Birleşmiş Milletler'in ruhuna ilham kaynağı olmuştur. Tarih, en büyük derslerini bazen en beklenmedik topraklarda saklar ve Çorum, bu derslerin en önemlilerinden birine ev sahipliği yapmaktadır.