Safra kesesi taşlarının özellikle kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten uzmanlar, hastalığın uzun süre belirti vermeden seyredebildiğine, ancak tıkanma durumunda şiddetli ağrı ve ciddi komplikasyonlara yol açabildiğine dikkat çekti. Karaciğer tarafından üretilen safranın sindirimde kritik rol oynadığını vurgulayan hekimler, safranın içeriğindeki dengesizliklerin taş oluşumuna neden olabildiğini ifade etti.
Belirti vermeden ilerleyebilir
Safra kesesi taşları çoğu hastada sessiz seyrederken, taşın safra kanalını tıkamasıyla birlikte sağ üst karında ani ve şiddetli ağrı, sırta ve sağ omuza vuran ağrı, bulantı-kusma, idrar renginde koyulaşma ve dışkı renginde açılma gibi belirtiler görülebiliyor. İleri vakalarda sarılık, ateş ve titreme eşlik edebiliyor.
Ciddi hastalıklara yol açabilir
Uzmanlar, tedavi edilmeyen safra kesesi taşlarının akut kolesistit (safra kesesi iltihabı), safra yolu tıkanıklığı, pankreatit ve nadiren safra kesesi kanseri gibi ciddi tablolara neden olabileceğini belirtti. Özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan ve 5 saati aşan ağrılarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulandı.
Risk faktörleri neler?
40 yaş üzeri olmak, kadın cinsiyet, obezite, hareketsiz yaşam, gebelik, yüksek kolesterollü ve liften fakir beslenme, hızlı kilo kaybı, şeker hastalığı ve aile öyküsü başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.
Tanı ve tedavide modern yöntemler
Tanının büyük oranda ultrasonografi ile konulduğunu belirten hekimler, gerekli durumlarda MRCP ve ERCP gibi ileri tetkiklerden yararlanıldığını söyledi. Tedavide en sık uygulanan yöntemin laparoskopik safra kesesi ameliyatı olduğunu, hastaların çoğunun kısa sürede taburcu edildiğini ifade ettiler.
Korunmak mümkün
Uzmanlar; düşük yağlı, liften zengin beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli fiziksel aktivite ve yavaş kilo verme gibi yaşam tarzı değişikliklerinin safra taşı riskini azaltabileceğini belirtti. Uzun süren karın ağrısı, sarılık ve ateş gibi belirtilerde ise vakit kaybetmeden doktora başvurulması çağrısında bulunuldu.




