Dilovası’nda üçü çocuk altısı kadın işçinin hayatını kaybettiği facianın ardından ortaya çıkan dilekçeler ve kurum yazışmaları, ihmaller zincirini gözler önüne serdi. Mimar Sinan Mahallesi Muhtarı Alaattin Durmuş’un 11 Temmuz 2024’te sunduğu şikâyete “adres tespit edilemedi” yanıtı verilirken, bölgede hiçbir denetimin yapılmadığı ortaya çıktı.
Beş ay sonra gelen ikinci ihbar ise yine sonuçsuz kaldı. Kamu kurumlarının yanıtlarındaki eksiklikler, denetim yapılmamasını, somut adım atılmamasını ve bugün yaşanan facianın arka planındaki kurumsal sorumsuzluğu görünür kıldı.
Muhtarın dilekçesi: “Kimyasal maddeler tehlike arz ediyor, mahalle artık dayanamaz hâlde”
Gazeteci İsmail Saymaz’ın Halk TV’de yayımlanan yazısına göre muhtar Alaattin Durmuş, 11 Temmuz 2024’te Dilovası Kaymakamlığı’na parfüm dolum tesisine ilişkin kapsamlı bir dilekçe sundu. Durmuş, tesisin çıkardığı ses ve görüntü kirliliğinden, içeride kullanılan kimyasal maddelerin tehlikesinden ve mahalle sakinlerinden gelen yoğun şikâyetlerden söz etti.
Durmuş dilekçesinde, işletmenin yapılan tüm uyarılara rağmen hiçbir tedbir almadığını belirterek “Mahalle sakinlerimizin can ve mal güvenliği için tehlike teşkil etmektedir” ifadeleriyle resmi makamlardan tedbir talep etti.
Vali Yardımcısının yanıtı: “Ünvan yok, adres tespit edilemedi”
Dilekçe Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü adına Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan tarafından yanıtlandı. Yanıtta, dilekçede işletmenin ticari unvanı ve kesin adresinin yer almadığı gerekçesiyle “adres tespit edilemediği” bildirildi.
Aynı yanıtta, “Bölgede bulunan işletmeler ani denetim programı çerçevesinde kontrol edilecektir” denildi. Ancak bu inceleme hiçbir zaman gerçekleşmedi. Ne ani bir denetim yapıldı ne de muhtarın dilekçesindeki uyarılar takip edildi.
Beş ay sonra CİMER ihbarı: “Sigortasız işçiler, 70 liralık yemek parası, tehdit”
12 Aralık 2024’te bu kez bir vatandaş, Ravive Kozmetik isimli iş yerini CİMER’e şikâyet etti. İhbarda, Mimar Sinan Mahallesi İş Bankası yanı ve Vahdet Camii bitişiğinde yer alan parfüm imalathanesinde yaklaşık 15 kadın ve çocuğun sigortasız çalıştırıldığı belirtildi.
Şikâyette, iş güvenliği tedbirlerinin bulunmadığı, çalışanların kovulma tehdidiyle çalıştırıldığı, yemek parasının 70 lira olarak verildiği ve “yemeği kendiniz alın” denildiği aktarıldı. İş yerinin levhasız olduğu da özellikle kaydedildi.
SGK İl Müdürlüğü’nün yanıtı: “Ayrıntı verirseniz işleme alırız”
SGK İl Müdürlüğü, 2 Ocak’ta bu şikâyete yanıt verdi ve işleme alınabilmesi için ihbarda eksik kalan bilgilerin tamamlanmasını istedi. İş sağlığı ve güvenliği açısından hangi tedbirlerin alınmadığı, iş yerinin tam adresi, iletişim bilgileri ve çalışan çocukların kimlik bilgilerinin gönderilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu yanıt, denetim ihtiyacının aciliyeti göz önündeyken ihbarın bürokratik nedenlerle ilerletilmediğini ortaya koydu.
“Bu sorumsuzluğun bedeli çok ağır oldu”
İsmail Saymaz yazısında, ardı ardına gelen dilekçelere ve ihbarlara rağmen hiçbir kurumun somut bir adım atmadığını vurguladı. Denetim yapılmayan iş yerinde çıkan yangında üçü çocuk altı kadın işçi hayatını kaybetti; yedi işçi de yaralandı.
Saymaz, “Kamu kurumlarındaki bu sorumsuzluğun bedeli çok ağır oldu. Bölgede bu şekilde kaç atölye daha var, bilinmiyor” diyerek ihmaller zincirine dikkat çekti. Kurak uyarıların yanıtsız kaldığı aylar, bugün yaşanan facianın habercisi niteliğindeydi.