Güncel

Başbağlar Katliamı nedir, ne zaman oldu, kaç kişi öldü?

1993’te Erzincan Başbağlar’da 33 kişinin katledildiği kanlı gecenin üzerinden 32 yıl geçti. Katliamdan sağ kurtulanlar, hem o geceyi hem de yıllardır süren adalet mücadelesini anlatıyor. “Köy dört bir yandan yanıyordu” diyen Eyüp Aydınlı’nın sözleri, hafızalardaki acıyı bir kez daha canlandırıyor.

Abone Ol

Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 1993 yılında PKK’lı teröristlerce 33 sivilin katledildiği vahşetin tanıkları, aradan geçen 32 yıla rağmen hâlâ adaletin sağlanmadığını ve faillerin hesap vermediğini söylüyor. Katliamdan sağ kurtulan Eyüp Aydınlı, “Köyün dört bir yanı yanıyordu. Annelerimiz üzerimize kapanarak bizi korumaya çalıştı” derken, Dernek Başkanı Erhan Aydınlı, “Oyun büyük, biz o oyuna gelmedik” ifadeleriyle yaşananları anlattı.

Katliam gecesinden canlı tanıklık: “Annelerimiz bizi korumaya çalıştı”

Katliam sırasında 9 yaşında olan Eyüp Aydınlı, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Köyde normal bir gün geçirmiştik. Kadınlar ve çocuklar bir tarafa, erkekler diğer tarafa toplandı. Evler yakıldı, kaçmamız engellendi. Başımızdaki terörist, ‘Buraya bomba koyduk, hareket ederseniz patlatırız’ dedi. Geceyi o korkuyla geçirdik.”

Sabaha karşı erkeklerin bulunduğu alana gittiklerinde 27 kişinin kurşuna dizilerek şehit edildiğini öğrendiklerini belirten Aydınlı, dedesiyle birlikte 5 yakınlarının da evleriyle birlikte yakıldığını anlattı.

“Neden biz hedef alındık?”

Eyüp Aydınlı, o gece yaşadığı korkuyu unutamadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Bugün büyüdükçe olayın ne olduğunu daha iyi anlıyoruz. Neden Başbağlar? Neden biz hedef alındık? Aile bağlarımız ve inancımız sayesinde ayakta kaldık. Ama bu acı içimizde hep taze.”

“Katiller bulunmadı, dosyalar kapandı”

Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı Erhan Aydınlı, 5 Temmuz 1993’te yaklaşık 150 teröristin köyü bastığını, elektrik ve telefon hatlarının kesildiğini, yardımın ise 14 saat sonra geldiğini ifade etti. “Şehitlerimiz 18 saat boyunca yerde bekletildi. Komutan telefona çıkmadı. Köy adeta kaderine terk edildi” dedi.

Yakalanan 16 şüphelinin ceza almadığını söyleyen Aydınlı, “Mahkeme süreci de bizim için ikinci bir cezaydı. Hasta biri terlikle gelince dışarı atıldı, onur kırıcı muameleler yaşadık. 2018’de yeniden başlayan yargı süreci 2021’de yine hüsranla sonuçlandı. Kimse ceza almadı, adalet sağlanmadı” diye konuştu.

“Başbağlar ile Sivas aynı planın parçasıydı”

Katliamın, Sivas olaylarının hemen ardından gerçekleştiğine dikkat çeken Aydınlı, “Orada Alevi vatandaşlar, burada Sünni vatandaşlar katledildi. Amaç Türkiye’yi mezhep çatışmasına sürüklemekti. Ama biz buna izin vermedik” dedi.

Köyün Yavuz Sultan Selim döneminde uç karakol olarak kurulduğunu hatırlatan Aydınlı, jeopolitik olarak da hedef seçilmiş olabileceğini ifade etti.

“Bu dünyada da adalet görmek istiyoruz”

Erhan Aydınlı, şu çağrıda bulundu:
“Sayın Cumhurbaşkanımızdan Başbağlar için özel bir komisyon kurulmasını, faillerin gerçek anlamda tespit edilmesini ve bu köyün baştan sona ihya edilmesini istiyoruz. Bu ülkenin karışmaması için biz elimizden geleni yaptık. Devletin de bize sahip çıkmasını bekliyoruz.”

Başbağlar’da büyüyen kuşaklar hâlâ katliamın izleriyle yaşıyor. Aradan geçen 32 yıla rağmen köydeki herkesin ortak talebi net: Gerçek adalet, tam sorumlular ve terörsüz bir Türkiye.