05 Haziran 2026 tarihli ortak açıklamada, söz konusu paylaşımlarda Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi şahsiyeti ile Atatürk ilke ve devrimlerinin hedef alındığı, ayrıştırıcı ve nefret söylemi içeren ifadelerin kullanıldığı belirtildi.
Açıklamada, toplumun belirli kesimlerini hedef gösteren, Cumhuriyet değerlerini aşağılayan ve toplumsal kutuplaşmayı artıran ifadelerin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Paylaşımların demokratik toplum düzenine zarar verebilecek, toplumsal barışı bozabilecek ve halkı kin ile düşmanlığa sevk edebilecek nitelikte olduğu ifade edildi.
Barolar tarafından yapılan açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk'ün yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu değil, aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin, çağdaşlaşmanın, hukukun üstünlüğünün, laik ve demokratik Cumhuriyet anlayışının da simgesi olduğu kaydedildi.
Atatürk'e, onun manevi hatırasına ve Cumhuriyet değerlerine yönelik her türlü saldırının ortak tarihe, toplumsal birlik ve beraberliğe ve anayasal düzene yönelmiş bir saldırı olarak değerlendirildiği belirtilen açıklamada, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve demokratik hukuk devleti ilkelerini savunan baroların bu tür söylem ve eylemlere karşı hukuk çerçevesinde mücadelelerini kararlılıkla sürdürecekleri bildirildi.
Açıklamanın sonunda, Cumhuriyetin temel değerlerine, hukukun üstünlüğüne, toplumsal barışa ve demokratik hukuk devleti ilkesine yönelik her türlü saldırının karşısında olunmaya devam edileceği vurgulanarak kamuoyuna saygıyla duyuruldu.