Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, gazeteci Ahmet Hakan’la Atina yakınlarındaki Zea Marinası’nda lüks bir yatta buluşması, kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Gazze’deki katliam sürerken ve Türkiye’de geçim sıkıntısı derinleşmişken yapılan bu görüşmeye özellikle AK Parti içinden gelen tepkiler dikkat çekti.
Ahmet Hakan: “Sadece röportaj yaptım”
Görüşmeye dair açıklama yapan Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Atina’ya yalnızca röportaj için gittiğini ve görüşme sonrası hemen Türkiye’ye döndüğünü söyledi. Ancak “gazetecilik faaliyeti” ifadesi, oluşan algıyı dağıtmaya yetmedi.
Neden tartışma yarattı?
Tepkinin merkezinde, savaş ve ekonomik kriz ortamında görevdeki bir bakanın, başka bir ülkede lüks yaşam görüntüsü vermesi yatıyor. Gazze’de devam eden katliam, Türkiye’nin dört bir yanındaki hayat pahalılığı ve turizm sektöründeki sorunlar göz önüne alındığında, kamuoyu bu görüntüleri “zamansız” ve “duyarsız” buldu.
AK Partili Tayyar: “Tevil götürmez”
Eski milletvekili ve AKP'li siyasetçi Şamil Tayyar da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada eleştirilere katıldı. Tayyar, “Ahmet Hakan gazetecidir, siyasi sorumluluğu yok. Mesleki etik açısından kamuoyuna hesap verir. Ancak sınırımızda savaş yaşanırken, Gazze’de çocuklar ölürken, hayat bu kadar pahalıyken bir bakanın Yunan adalarında lüks yatla tatil fotoğrafı çok rahatsız edici” dedi.
Tayyar’ın açıklamasındaki “Adına röportaj buluşması dense de tevil götürmez” cümlesi, tepkilerin odağının yalnızca görüntüler değil, kamu vicdanında oluşan çifte standart algısı olduğunu gösteriyor.
Ahmet Hakan gazetecidir, siyasi sorumluluğu yok.
— Şamil Tayyar (@samiltayyar27) June 20, 2025
Mesleki etik açıdan ihtiyaç duyarsa hesabını verir, takdir kamuoyunundur.
Fakat.
Sınırımızda savaş yaşanırken…
Gazze katliamı sürerken…
Turizm sancılıyken…
Hayat bu kadar pahalıyken…
Bir bakanın Yunan adalarında lüks yatla… pic.twitter.com/pVhUYdCEik
İmaj yönetimi krizi mi?
Uzmanlara göre olay, yalnızca bir tatil görüntüsü değil; kamu yönetiminde hassas dönemlerdeki algı yönetimi yetersizliğinin de yansıması. Geçmişte benzer görüntülerin daha çok istisna olduğu vurgulanırken, Tayyar’ın “şimdi mantar gibi çoğalıyor” ifadesiyle dikkat çektiği nokta, siyasi elitin toplumdan kopukluk algısını güçlendiriyor.
Zamanlama mı yanlış, yoksa zihniyet mi?
Bakan Ersoy’un röportaj gerekçesiyle yaptığı açıklama, tepkilerin önüne geçmeye yetmiş değil. Zira toplum, bu tür görüntülerin yalnızca bireysel tercihler değil, temsil edilen makamın sorumluluklarıyla da çeliştiğini düşünüyor. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, “Savaş varsa röportaj da bekler” yorumlarıyla tepkisini dile getirdi.