Siyaset

Babacan'dan Ahbap operasyonu yorumu: Neden bugüne kadar beklediniz?

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ahbap operasyonuna ilişkin değerlendirmesinde, yargı süreci bitmeden kimse hakkında peşin hüküm kurulmamasını istedi.

Abone Ol

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ahbap Derneğine yönelik soruşturmayı değerlendirerek yargılama tamamlanmadan şüpheliler hakkında peşin hüküm oluşturulmaması gerektiğini söyledi. Büyük tutarlı mali iddiaların söz konusu olduğu bir kuruluşun neden daha önce denetlenmediğini soran Babacan, “Hukuk devleti böyle yönetilmez” dedi.

Peşin hüküm uyarısında bulundu

TİVİ6’da yayımlanan “Anketler Konuşuyor” programına katılan Babacan, Ahbap Derneği ve derneğin kurucusu Haluk Levent hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, soruşturma ve yargılama süreci tamamlanmadan hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini belirtti.

Haluk Levent ve diğer şüpheliler hakkındaki suçlamaların soruşturma aşamasında bulunduğunu hatırlatan Babacan, kamuoyunda suçluluk algısı oluşturulmasına karşı çıktı. Ahbap’a yönelik soruşturmada Dernekler Kanunu’na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve örgüt üyeliği iddiaları araştırılıyor.

Denetimin neden geciktiğini sordu

Babacan, soruşturma dosyasında çok yüksek miktarlardan söz edildiğine dikkat çekerek kamu denetim mekanizmalarının neden daha önce devreye girmediğini sorguladı. Deprem dönemine ilişkin iddiaların aradan yaklaşık üç buçuk yıl geçtikten sonra operasyon konusu yapılmasını eleştirdi.

Devlet bünyesinde mali hesapları inceleyebilecek çok sayıda uzman ve denetçi bulunduğunu söyleyen Babacan, yüksek miktarda bağış toplayan ve kamuoyunca yakından bilinen kuruluşların erken aşamada denetlenmesi gerektiğini ifade etti.

Devlet bilir, yeter ki niyet olsun

Türkiye ekonomisinin yönetiminde 11 yıl görev yaptığını hatırlatan Babacan, devletin mali hareketleri ve usulsüzlük ihtimallerini tespit edebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Babacan, “Devlet bilir, yeter ki niyet olsun” sözleriyle denetimdeki gecikmeye tepki gösterdi.

Babacan, gerekli incelemelerin zamanında yapılmamasının “yapamadık, bilemedik veya erişemedik” ifadeleriyle açıklanamayacağını savundu. Kamuoyunda tanınan ve yüksek miktarda para hareketinin bulunduğu kuruluşların düzenli biçimde denetlenmesinin devletin sorumluluğu olduğunu belirtti.

Siyasi hedef iddiasını gündeme getirdi

Denetimlerin uzun süre yapılmayıp daha sonra geniş kapsamlı operasyonlara dönüştürülmesinin soru işaretlerine yol açtığını söyleyen Babacan, sürecin siyasi amaçlarla kullanılmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Devlet içindeki bazı kişilerin usulsüzlüklere göz yumması veya olayların büyümesini beklemesi halinde meselenin farklı bir boyuta taşınacağını savundu.

Mali bir soruşturmanın siyasi olarak hedeflenen kişilere ulaşmak amacıyla kullanılması ihtimalinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacağını belirten Babacan, bu tür uygulamaların kamu kurumlarına duyulan güveni zedelediğini ifade etti.

Soruşturmada çok sayıda kişi gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Ahbap Derneğinin kurucusu Haluk Levent ile dernek çalışanları ve bağlantılı olduğu öne sürülen çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Soruşturmanın sonraki aşamalarında yeni gözaltılar gerçekleştirilirken bazı şirketlere de el konuldu.

Savcılık tarafından yapılan açıklamalarda, deprem bağışlarının amacı dışında kullanıldığı ve bazı hesaplara aktarıldığı yönündeki iddiaların araştırıldığı belirtildi. Haluk Levent ve Ahbap yönetimi ise daha önceki açıklamalarında dernek hesaplarının resmî denetimlerden geçtiğini ve bağışların amacı dışında kullanılmadığını savundu.

Suçlamalar henüz kesinleşmedi

Soruşturma dosyasında yer alan mali hareketler ve diğer iddialar, savcılık makamının incelemesine konu olan suçlamalardan oluşuyor. Şüpheliler hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı için suçlamaların kesin olgu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Babacan da açıklamasında hem iddiaların etkin biçimde araştırılmasını hem de masumiyet karinesine uyulmasını istedi. Denetim mekanizmalarının zamanında ve siyasi etkilerden uzak çalışmasının hukuk devletinin temel gereği olduğunu vurguladı.

Yönetimde dürüstlük vurgusu yaptı

Babacan, kamu yönetimindeki yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadelenin çözümünün yönetimin en üst kademesindeki iradeye bağlı olduğunu söyledi. Devleti yönetenlerin açık biçimde yolsuzluğa izin vermeyeceklerini ortaya koymaları gerektiğini ifade etti.

“Çalmayacağım, çaldırmayacağım” anlayışının kamu yönetimine hâkim olması gerektiğini belirten Babacan, usulsüzlük iddialarına zamanında müdahale edilmesinin hem kamu kaynaklarının korunması hem de hukuk sistemine güven açısından zorunlu olduğunu kaydetti.