Güncel

Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi

Menajer Ayşe Barım, Gezi Davası kapsamında 162 gündür devam eden tutukluluğunun ardından, avukatlarının başvurusu üzerine sağlık durumunun incelenmesi için Adli Tıp Kurumu'na (ATK) gönderildi. İlk olarak "tekelleşme" iddiasıyla gözaltına alınan ancak daha sonra Gezi olayları ile suçlanan Barım'ın, cezaevinde kalmasının hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı ATK tarafından değerlendirilecek.

Abone Ol

Gezi Parkı Direnişi'ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yaklaşık 162 gündür tutuklu bulunan tanınmış menajer ve ID İletişim'in sahibi Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle cezaevinden Adli Tıp Kurumu'na (ATK) sevk edildi. Barım'ın avukatı Deniz Ketenci tarafından yapılan açıklama, kamuoyunda "Gezi Davası" olarak bilinen süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Bu sevk, Barım'ın cezaevi koşullarında kalıp kalamayacağına dair uzman bir rapor hazırlanması ve bu raporun yargılama sürecini doğrudan etkilemesi bekleniyor.

Televizyon sektöründe "tekelleşme" iddiasıyla başlatılan bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan ancak daha sonra suçlamanın 12 yıl önceki Gezi Parkı olaylarına dayandırılarak "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" olarak değiştirilmesiyle tutuklanan Barım, ilk duruşmasında hakkındaki iddiaları reddetmişti. Sağlık durumunun ciddiyetini vurgulayarak tahliyesini talep eden ünlü menajerin tutukluluk halinin devamına karar verilmişti. Adli Tıp Kurumu'nun vereceği rapor, davanın 1 Ekim'deki bir sonraki duruşması öncesinde kritik bir öneme sahip.

"Yaşam Hakkımı Geri İstiyorum": Barım'ın Sağlık Durumu ve ATK'nın Rolü

Davanın en çok dikkat çeken yönlerinden biri, Ayşe Barım'ın ciddi sağlık sorunları. Duruşmadaki savunması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan Barım, cezaevine girmeden önce teşhisi konulmuş ağır bir kalp rahatsızlığı ve beyin anevrizması olduğunu açıkladı. Kalbinde altı farklı hastalık tespit edildiğini belirten ünlü menajer, cezaevi koşullarının sağlığı için elverişsiz olduğunu ve yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. "Onurum, itibarım, yaşam hakkım her şeyim elimden alındı. Yaşam hakkımı geri istiyorum," diyerek mahkemenin vicdanına ve adaletine sığındığını ifade etti.

Bu savunmanın ardından avukatlarının yaptığı başvuru neticesinde Barım'ın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi kararlaştırıldı. ATK, Türkiye'de adli vakalarda bilirkişilik görevini yürüten en yetkili kurumdur. Kurumun uzman hekimleri, Ayşe Barım'ın mevcut sağlık durumunu, hastalıklarının ciddiyetini ve cezaevi şartlarının bu hastalıklar üzerindeki etkisini değerlendirecek. Hazırlanacak rapor, "cezaevinde kalmasının hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı" yönünde bir görüş içerecek. ATK'nın vereceği rapor, mahkeme heyeti için bağlayıcı olmasa da, tutukluluk halinin devamı veya sona erdirilmesi kararında önemli bir delil olarak dikkate alınacaktır. Raporun "cezaevinde kalamaz" yönünde olması durumunda, Barım'ın adli kontrol şartıyla tahliye edilme ihtimali gündeme gelecektir.