Güncel

Avukat Rezan Epözdemir rüşvete aracılık suçlamasıyla tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alınan avukat Rezan Epözdemir, “rüşvete aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklandı. Epözdemir, 6 sayfalık ifadesinde tüm suçlamaları reddetti.

Abone Ol

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alınan avukat Rezan Epözdemir, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından “rüşvete aracılık etmek” suçundan tutuklandı. Epözdemir, savcılıkta verdiği 6 sayfalık ifadesinde tüm suçlamaları reddederek, bunları “komplo” olarak nitelendirdi. Aynı soruşturmada gözaltına alınan Bakırköy Adliyesi İcra Müdürü K.Y. ise etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade ve ikrar nedeniyle serbest bırakıldı.

Soruşturma dosyasında Epözdemir’e, “rüşvet vermek”, “siyasi-askeri casusluk” ve “FETÖ/PDY’ye yardım” suçlamaları yöneltildi. Ancak tutuklama kararı, “rüşvete aracılık etmek” suçlaması üzerinden verildi. Epözdemir, ifadesinde bazı olayları kabul ederken, suç teşkil edecek bir fiili bulunmadığını savundu.

İfade Detayları: Savcıya Ait Araç, Şifre Kullanımı ve Bono İddiası

Epözdemir, savcılıktaki ifadesinde bir savcıya ait aracı kullandığını, savcının şifresiyle yargı sistemine giriş yaptığını ve evinde bulunan bonoları reddetmediğini söyledi. Ancak bu durumların suç teşkil etmediğini, hukuka aykırı deliller üzerinden değerlendirme yapılamayacağını belirtti.

“Dosya HSK’ya gönderilmeli, kıymetli evrak olanlar iade edilmeli, özel hayata ilişkin evraklar imha edilmelidir” diyen Epözdemir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma yetkisi olmadığını savundu. “Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesine atıfta bulunarak, elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğunu ve kullanılamayacağını öne sürdü.

150 Bin Dolar Rüşvet İddiasına Yanıt

Tanık A.D.’nin, savcı C.Ç. ile Epözdemir’in 150 bin dolar karşılığında tutuklu şüphelilerin tahliyesini sağlayacağı yönündeki beyanı da Epözdemir’e soruldu. Bu iddiayı kesin bir dille reddeden Epözdemir, söz konusu dosyadaki şüphelilerin 15 Haziran 2021’de tahliye edildiğini hatırlattı.

Epözdemir, “A.D.’nin iddiasına göre bu parayı 14 Haziran 2021’den önce almam gerekiyordu. Ancak siz bana 7 Temmuz 2021 tarihli mesajlaşmaları gösteriyorsunuz. Bu tarihte zaten bahsi geçen kişiler tutuksuz yargılanıyordu” dedi. Ayrıca 29 Eylül 2021’de aynı dosya kapsamında suçüstü yapılarak gözaltına alınan kişilerin, sonrasında adli kontrolle serbest bırakıldığını belirtti. Savcı C.Ç. ile bu tarihlerde görüşüp görüşmediğini ya da borç ilişkisi kapsamında para alışverişi yapıp yapmadığını hatırlamadığını ifade etti.

Son Sözleri: “Kaçma Şüphem Yok, İftira Suçundan Soruşturma Başlatılsın”

İfadesinin sonunda, delil karartma veya kaçma şüphesi olmadığını savunan Epözdemir, mevcut adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve herhangi bir adli kontrol uygulanmadan serbest bırakılmayı talep etti. Oğlunun Londra’da dil eğitimi gördüğünü, 23 Temmuz’da gidiş-dönüş uçak biletlerinin alındığını belirterek bu belgeleri dosyaya sundu.

Aleyhinde beyanda bulunan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi uyarınca “iftira” suçundan resen soruşturma başlatılmasını isteyen Epözdemir, açıkça yetkisiz yapılan adli kontrol ve arama işlemleri sebebiyle tazminat hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı.

İstanbul’daki soruşturma, Epözdemir’in tutuklanmasıyla yeni bir aşamaya girerken, dosyada adı geçen diğer isimler ve delillerin ilerleyen günlerde siyasetten yargıya uzanan geniş bir tartışma yaratabileceği değerlendiriliyor.